Euro Bölgesi enflasyonu ekim ayında yeni rekor kırdı: Yüzde 10,7

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Euro bölgesinde enflasyon oranının ekim ayında yeni bir rekor kırarak yüzde 10,'ye çıkması bekleniyor
Euro bölgesinde enflasyon oranının ekim ayında yeni bir rekor kırarak yüzde 10,'ye çıkması bekleniyor   -   ©  Manu Fernandez/Manu Fernandez   -  

Euro Bölgesi'nde, ekimde yıllık enflasyon enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yüzde 10,7'ye ulaşarak kayıtlardaki en yüksek seviyeye çıktı.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Euro Bölgesi'nin ekim ayına ilişkin yıllık enflasyon öncü verilerini yayımladı.

Buna göre, Euro Bölgesi'nde eylülde yüzde 9,9 olan yıllık enflasyon, ekimde yüzde 10,7'ye yükseldi.

Eurostat'a göre, enflasyonu tetikleyen enerji fiyatları geçen yılın ekim ayına göre yüzde 41,9 yükseldi. Ayrıca gıda, alkol ve tütün fiyatları da geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 13,1 arttı.

Yıllık enflasyondan en fazla etkilenen bölge Baltık ülkeleri oldu. Bu bölgede enflasyon oranı yüzde 20 seviyesinin üzerine çıktı; Estonya da yüzde 22,4'e ulaştı.

Bunun en büyük sebebi, bu ülkelerin dalgalanan enerji piyasasına karşı daha korumasız olmasından kaynaklanıyor. Eurostat'a göre ev tüketiminde kullanılan doğal gaz fiyatı Estonya ve Litvanya'da 2021'in ilk yarısından bugüne kadar yüzde 154, son altı ayda ise yüzde 110 arttı.

Fransa'da ise yıllık enflasyon oranı ekim ayında yüzde 7,1'e yükselerek kendi rekorunu kırmış olmasına rağmen en az etkilenen ülke pozisyonunu korudu. Yıllık enflasyon tahmini yüzde 12,8' ye çıkan İtalya'da ise en yüksek aylık artış kaydedildi ve yüzde 4'lük artışla rekor kırdı.

"Enflasyon çok yüksek"

Euro bölgesinde enflasyon oranını yüzde 2'ye yakın tutmakla görevli Avrupa Merkez Bankası (ECB) fiyat artışlarını dizginlemek amacıyla on yıldan fazladır sürdürdüğü negatif faiz oranı uygulamasını yaz aylarında bozdu. ECB geçen hafta üçüncü kez faiz oranlarında büyük artışa giderek üç temel politika faizini 75 baz puan arttırdı.

ECB önümüzdeki aylarda "enflasyonun fazla yüksek seyretmeye ve yüzde 2'lik hedefin fazlasıyla üzerinde kalmaya devam edeceği öngörüsüyle faiz artırımlarının sürmesini bekliyor.

ECB Başkanı Christine Lagarde ayrıca euro bölgesindeki ekonomik faaliyetlerin "bu yılın üçüncü çeyreğinde de oldukça yavaşlayacağı ve yılın kalan aylarında ve önümüzdeki yılın başında da daha fazla zayıflama bekledikleri" uyarısında bulundu.

Merkez bankaları faiz oranlarını parayı daha az ya da daha pahalı hale getirmek için kullanıyor. Bireysel ve kurumsal olarak ticari bankaların verdiği faiz oranlarını doğrudan etkilemesi sayesinde harcamayı kısabiliyor ya da gevşetebiliyor. 

Büyüme yavaş

Eurostat'ın açıkladığı öncül verilere göre, Euro Bölgesi'nde ekonominin üçüncü çeyrekte, bir önceki döneme göre yalnızca yüzde 0,2'lik artışla büyüdü. İkinci çeyrekte 19 ülkeli Euro Bölgesi yüzde 0,8 büyümüştü.

Her bir çeyrekte en az üç ülke ekonomisinin daralacağı öngörülüyor. Buna göre Letonya yüzde 1,7, Belçika ve Avusturya ise yüzde 0,1 küçülecek.

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) tahminleri de euro bölgesinin önümüzdeki aylarda ekonomik durgunluğa girebileceğini gösterdi. Gayrısafi yurtiçi hasılanın üst üste iki çeyrek boyunca negatif olması durumu genellikle ekonomik durgunluk, ya da resesyon olarak adlandırılıyor.

Enerji fiyatları enflasyonun ana sebebi

IMF'nin son tahminleri Euro Bölgesi'nin 2022'de yüzde 3,1; 2023'te ise yalnızca yüzde 0,5 oranında büyüyeceğine işaret ediyor. Gelecek yılın büyüme tahminleri Almanya için eksi 0,3, İtalya içinse eksi 0,2 olarak görünüyor.

IMF Başkanı Kristina Georgieva bunun sebebini Avrupa'nın enerji fiyatları artışından özellikle etkilenmiş olmasına bağladı.

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol bu durumu "İlk kez küresel enerji krizinin tam ortasındayız. Dünyamız daha önce hiç bu kadar derin ve karmaşık bir enerji krizine şahit olmamıştı." dedi.

Euronews'e konuşan Birol, Avrupa'nın bu kışı çok uzun ve çok soğuk olmaması ve başka büyük sürprizlerin ortaya çıkmaması halinde nispeten hafif ekonomik ve sosyal yaralarla atlatabileceği öngörüsünde bulundu; ancak bir sonraki kışın çok daha zor geçeceği uyarısında bulundu. 

Birol, soğuk aylar öncesinde depoların dolduracak Rus gazının kesilmesi, Çin'in ekonomik iyileşmesindeki belirsizlik ve sıvılaştırılmış doğal Gaz (LNG) pazarındaki sıkı koşulların Avrupa'nın enerji görünümünü kararttığının alını çizdi.