Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Bant daraltma ve yayın yasağı uygulaması bir sansür mü?

Access to the comments Yorumlar
 Dilek Gul
İstiklal'deki patlamaya ilişkin getirilen yayın yasağı kararı ve bant daraltma uygulaması sansür mü?
İstiklal'deki patlamaya ilişkin getirilen yayın yasağı kararı ve bant daraltma uygulaması sansür mü?   -   ©  Anadolu   -  

Taksim İstiklal Caddesi’nde yaşanan bombalı saldırıda altı kişi yaşamını yitirdi, 81 kişi yaralandı. Patlama ile ilgili soruşturma devam ederken, şimdiye kadar 50 kişi gözaltına alındı.

Olayın ardından İletişim Başkanı Fahrettin Altun Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın talebi doğrultusunda yayın yasağı getirildi.

Daha sonra Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bant daraltma (bandwidth) uygulamasını yürürlüğe koydu.

Küresel internet erişimini takip eden Netblocks, Türkiye'de Instagram, YouTube, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya uygulamalarına erişimin yavaşladığını bildirdi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), ülke genelinde "ilgili birimlerin talebi üzerine" bant daraltıldığını açıkladı.

Bant daraltma nedir, neden bu yola başvuruluyor?

Bant genişliğinin daraltılmasıyla cihazların belirli zaman diliminde aldığı veri miktarı düşürülüyor.

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin yayın yasağına ‘halkın haber alma hakkının engellendiği’ gerekçesiyle itirazda bulundu.

Derneğin Eş Direktörü Barış Altıntaş, "bant daraltma" uygulamasının ne amaçla yapıldığına dair resmi bir açıklama olmamasına dikkat çekiyor.

İnternetin yavaşlatılmasına ilk kez tanık olmadıklarını belirten Altıntaş, "Örneğin, 2020 İdlib saldırısında mobil operatörler dahil 12 saate kadar yavaşlatma yaşanmıştı. Bu tür olaylarda gelen yayın yasaklarının amacı sağlıklı bir soruşturma sürecini sağlamak değil, tam aksine bilgi akışını keserek hükümetin tercih ettiği bir anlatının ön plana çıkmasını sağlamak." diyor.

Altıntaş: "Hukuki dayanağı yok. Bilgi edinme, haber alma ve ifade özgürlü ihlali"

MLSA Eş Direktörü Barış Altıntaş, yavaşlatma ve yayın yasaklarının "gazetecilere de gözdağı verme amacını taşıdığı" görüşünde.

Altıntaş şu ifadeleri kullanıyor:

"Hatırı sayılır oranda kullanıcı, VPN gibi yöntemlerle erişim engellerini aşmayı öğrendi. Hukuki dayanağı olmadığı gibi bilgi edinme, haber alma ve ifade özgürlüğü ihlalidir. Bilgi akışını kesmeye yönelik bu tür girişimlerin önümüzdeki seçim sürecinde uygulanmayacağını umuyorum ancak bu tür ihlalleri ve kanun dışı uygulamaları engelleyecek bir mekanizmadan yoksun olduğumuz da korkutucu bir gerçek olarak karşımızda duruyor."

Bant daraltılması ve yayın yasağının bizim hukuğumuzda hiç bir dayanağı yok. Mahkeme kararı olmaksızın artık yayın yasağı kararı veriyorlar, o da iktidarın günlük ihtiyaçlarını karşılıyor.
Avukat Akın Atalay

Konuyla ilgili euronews’e değerlendirmelerde bulunan Avukat Akın Atalay ise mahkeme kararı olmaksızın ‘yayın yasağı’ kararlarının verilmesinin hukuka uygun olmadığını ifade ediyor.

Avukat Atalay, bilgi edinme hakkının yok edildiği kanaatinde.

"Bant daraltılması ve yayın yasağının bizim hukukumuzda hiç bir dayanağı yok. Daha önce bir çok yayın yasağı kararına Anayasa Mahkemesi hukuka aykırı dedi. BTK’nın kendiliğinden böyle bir yetkisi yok, fiilen uyguluyorlar. Olması gereken buna dair bir yasal düzenleme yapılması. Hukuk devletlerinden her şeyin hukuki dayanağı olur. Biz de ucu açık şekilde bu kararlar uygulanıyor, hukuki alt yapısı yok. Bunun ölçülerinin olması gerekiyor ama biz de yok."

''İnternet kısıtlaması ve yayın yasaklarıyla halkın haber alma hakkı daraltılamaz''

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Başkan Yardımcısı Mustafa Kuleli patlama sonrası getirilen yayın yasağı ve bant daraltma kararının halkın haber alma ve medyanın haber verme hakkına bir müdahale olduğunu dile getiriyor. 

Kuleli, bu engellemelerle Anayasa’nın düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün düzenlendiği 26. ve basın özgürlüğünün düzenlendiği 28. maddelerini ihlal edildiğini vurguluyor:

''Saldırı sonrasında yurttaşlar internet üzerinden olay hakkında bilgi almaya ve yakınlarına ulaşmaya çalıştı ancak bu en temel hakları, yayın yasağı ve hukuksuz bant daraltmasıyla engellendi. Üstelik bu uygulamalar, yayılan yanlış bilgilerin yalanlanmasını da zorlaştırdı. Hiçbir yasal prosedür işletilmeksizin alınan bu keyfi bant daraltma kararı, halkın haber alma ve medyanın haber verme hakkına ağır bir müdahaledir. Geleneksel medyaya, İnternet sitelerine ve sosyal ağlara yönelik bu engellemeler, Anayasa’nın düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün düzenlendiği 26. ve basın özgürlüğünün düzenlendiği 28. maddelerinin ihlâl etmiştir. Demokratik düzende toplumu yakından ilgilendiren böyle olaylarda haber alma ve bilgi edinme haklarının askıya alınmasını asla kabul edemeyiz. İnternet kısıtlaması ve yayın yasaklarıyla halkın haber alma hakkı daraltılamaz''

CHP, yayın yasağı kararı ve BTK’nın bant daraltma uygulamasını Meclis'e taşıdı

Yayın yasağı kararı ve BTK’nın bant daraltma uygulamasına bir tepki de Cumhuriyet Halk Partisi’nden geldi.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) bant daraltma uygulaması yoluyla internet erişimini yavaşlatması hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

Ayrıca CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, BTK'nın ülke genelinde internet erişiminde kısıtlamaya gitmesini Meclis gündemine taşıdı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Gök, şu soruları yöneltti: 

  • BTK’dan bant daraltma uygulamasını talep eden birimleri açıklar mısınız?
  • Bant daraltma hangi hukuki dayanağa istinaden uygulanmıştır?
  • Bant daraltma uygulaması hangi amaçlar doğrultusunda uygulanmıştır? 
  • Sosyal medyada veri akışını engellemenin faydaları nelerdir? 
  • Söz konusu amaçlara uygulama sonucunda ulaşılmış mıdır?
  • Bant daraltma uygulamasının başlangıç ve bitiş saatlerini açıklar mısınız?
  • Sosyal medya platformlarında bant daraltma uygulandığı saatlerde BTK Başkanı hangi yöntemle sosyal medyada paylaşım yapmıştır?
  • Bant daraltma uygulamasının ifade ve haber özgürlüğüne aykırı olması sebebiyle konuya ilişkin herhangi bir resmi süreç başlatılması düşünülmekte midir?