Ameliyat oldu, ağabeyi vefat etti ama İngiltere vizeyi hızlandırmadı: Londra’da 2 yıl ‘tutsak’ kaldı

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere'de iş kuran Türk vatandaşı Neslihan Yiğit
Ankara Anlaşması kapsamında İngiltere'de iş kuran Türk vatandaşı Neslihan Yiğit   -  ©  euronews

Neslihan Yiğit yeni bir hayat kurmak için yurt dışına gidenlerden birisi. Tercihi ise İngiltere. Çünkü Türk vatandaşları Ankara Anlaşması kapsamında bu ülkede iş kurabiliyor. Başvuru şartları, kabul oranı ve vatandaşlık imkanı diğer Avrupa ülkelerine göre daha makul. 

Neslihan, 2019 sonunda vize alıyor ve Ocak 2020’de İngiltere’ye taşınıyor. Resim ve fotoğrafçılık dersleri veriyor. Ancak işler hiç de umduğu gibi gitmiyor. Anneannesini kaybediyor, ardından kendisinden sadece 6 yaş büyük olan ağabeyini. Sonra da kalçasındaki protezin değiştirilmesi için acil ameliyat ediliyor ancak ona bakacak kimsesi yok. Vize uzatma başvurusu sonuçlanmadan İngiltere’den ayrılamadığı için yaklaşık iki sene boyunca Londra’da adeta ‘tutsak’ kalıyor.

İngiltere İçişleri Bakanlığı, dava açmadan önce yollanan ihtarnameyi alınca geri adım atarak vizeyi uzatıyor. Neslihan şimdi tazminat davası açmaya hazırlanıyor. Dosyasına bakan memurun ret vermeye odaklı sıkıntılı birisi olduğunu belirten Neslihan, “O memurla yüzleşmek, rüyalarıma giren bu insanın gözlerinin içine bakmak isterim” diye isyan ediyor.

Dosyaya bakan Londra merkezli uluslararası avukatlık bürosu Garth Coates’ten AB Göçmenlik Hukuku Uzmanı Tamer Ulay, “Neslihan’ın tüm makul ve meşru başvurularına kulak tıkayan, dosyasını gereksiz yere bekleten dosya memurunu denetlemekte yetersiz kalan İçişleri Bakanlığı bu süreçten sorumludur” diye tepki gösterdi.

İşte bir göçmenlik hikayesi…

Vize uzatma sonucu beklerken İngiltere’de kalmak zorundasınız

euronews
Neslihan Yiğit, 9 Ocak 2020’de İngiltere’nin yolunu tutuyor. Hemen şirketini kurarak iş faaliyetine başlıyor.euronews

Neslihan Yiğit, 29 yaşında iken Ankara Anlaşması (ECAA) ile İngiltere’ye gitmek için vize başvurusu yapıyor. 

15 Aralık 2019’da başvuru olumlu sonuçlanıyor. 

Neslihan, 9 Ocak 2020’de İngiltere’nin yolunu tutuyor. Hemen şirketini kurarak iş faaliyetine başlıyor. 

Resim ve fotoğrafçılık dersleri veriyor; tasarım ve yağlı boya işleri de yapıyor.

Vizesinin süresi ise bir yıllık. Bu bir sene sonunda İngiltere İçişleri Bakanlığı’na vize uzatma başvurusu yapmak gerekiyor. 

Başvurunun 6 ay içinde sonuçlanması bekleniyor. 

Kişiler başvuru sonuçlanıncaya kadar İngiltere’den ayrılamıyor. Ayrılmaları durumunda başvuru otomatik olarak reddediliyor.

Sağlık ve aile gibi acil durumlarda hızlandırma yapılıyor

Acil durumlarda ise kişiler İçişleri Bakanlığı’na hızlandırma talebinde bulunabiliyor. 

Vefat, acil tedavi ihtiyacı en önemli acil durumlardan. 

Bunların belgelenmesi durumunda İçişleri Bakanlığı genellikle olumlu cevap veriyor. Başvuru birkaç gün içinde sonuçlanıyor ve kişiler seyahat edebiliyor.

Neslihan bir sene dolmak üzereyken Aralık 2020’de vize uzatma başvurusu yapıyor. 

Kalçasında protez olan Neslihan’ın ağrıları giderek artıyor. Protezin değiştirilmesi gerekiyor. 

İngiltere’de böyle bir operasyon için Covid-19 salgını döneminde bekleme süresi oldukça fazla. 

Bundan dolayı 21 Ocak 2021’de İçişleri Bakanlığı’nda durumu anlatan elektronik posta ile uzatma başvurusunun hızlandırılması talep ediyor. 

Zaten bu talepten 10 gün önce anneannesi vefat etmiş; cenazesine de katılamamış.

Anneannesinin ardından ağabeyini kaybediyor

Bu defa 8 Şubat 2021’de Covid-19’dan ağabeyini kaybediyor. Bu hızlandırma gerektiren acil durumlardan. Ancak zaten hızlandırma talep ettiğinden beklemeye devam ediyor. Tamer Ulay’a göre normalde iki gün süren hızlandırma talebine yanıt verilmesi yaklaşık bir ay sürüyor.

Sonunda 19 Şubat 2021’de İçişleri Bakanlığı’ndan cevap geliyor. Ancak bu beklediği bir yanıt değil. Bakanlık Neslihan’ı mülakata davet ediyor. Mülakat tarihi ise 12 Mart 2021. Ağabeyinin cenazesine katılmayan Neslihan’ın ağrılar içinde beklemekten başka çaresi yok.

Neslihan 12 Mart 2021’de mülakata giriyor. Mülakat esnasında ağabeyini kaybettiğini ve acil ameliyat olması gerektiğini hatırlatıyor. Ancak İçişleri Bakanlığı’ndan yanıt gelmiyor. Neslihan dört ayrı elektronik posta ile durumunu tekrar hatırlatıyor ve hızlandırma talep ediyor. Ağrıları ise artık dayanılmaz bir noktaya geliyor.

Acil ameliyatla kalça protezi değiştiriliyor ama İngiltere’de bakacak kimsesi yok

euronews
Neslihan Yiğit'in acil ameliyatla kalça protezi değiştiriliyor ama İngiltere’de bakacak kimsesi yokeuronews

26 Temmuz 2021’de İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) ağrı kesicilerin artık işe yaramadığından acil ameliyat ederek kalça protezini değiştiriyor. 

Ancak ona bakacak kimsesi yok. 2 Ekim 2021’de İçişleri Bakanlığı’na ameliyatının belgesini yollayarak bakıma ihtiyacı olduğunu; bunun için Türkiye’ye ailesinin yanına gidebilmek için başvurusunun hızlandırılmasını bir kez daha talep ediyor. 

Normalde, bu tür talepleri iki üç günde karara bağlayan İçişleri Bakanlığı, Neslihan’ın son talebini de gecikmeli olarak 11 gün sonra yanıtlıyor. 

13 Ekim 2021’de vize uzatma başvurusu reddediliyor. Tamer Ulay’a göre dosyaya bakan memurun bu kararı “mantık dışı ve hayatın gerçekleri ile uyuşmayan nedenlere” dayanıyor.

Türkiye’ye dönerse haklarından vazgeçmiş olacak

Neslihan’ın önünde iki seçenek var: Ya İngiltere macerasını unutup Türkiye’ye dönüş yapacak ya da İngiltere’de kalarak hakkını arayacak. 

Neslihan hakkını aramaya karar veriyor. 25 Ekim 2021’de İdari İnceleme başvurusunda bulunuyor.

Neslihan itiraz sonucunu beklemeye çalışıyor. Kurallar gereği nihai karar verilinceye kadar işini yapmaya devam edebiliyor. 22 Haziran 2022’de İdari İnceleme talebi de olumsuz sonuçlanıyor. Ancak daha önce vize reddine gösterilenlerden birisi geri çekiliyor. Tek yol dava açmak kalıyor.

İngiltere’de Ankara Anlaşması kapsamında binlerce Türk vatandaşı bulunduğundan yetkili veya yetkisiz çok fazla göçmenlik danışmanı ve avukat bu kişilere hizmet veriyor. Çoğu kişi bunun farkında bile değil. 22 aydan beri İngiltere’de bulunan Neslihan’ın yolu bu esnada Garth Coates Göçmenlik Hukuku firmasından AB Göçmenlik Hukuku Uzmanı Tamer Ulay ile kesişiyor. Ulay bu yaşananların kabul edilemez olduğunu belirterek Neslihan’a hukuki haklarını kullanmasını tavsiye ediyor. 

İhtarnamede neler anlatılıyor?

Dosyayı devralan Tamer Ulay, tüm belgeleri didik didik inceleyerek dava açmadan önce yollanan ihtarname (PAP) hazırlıyor. 

İçişleri Bakanlığı’na yollanan bu belgede mağduriyet hukuki şekilde anlatılarak kararın düzeltilmesi; aksi durumda dava açılacağını bildiriliyor. 

Tamer Ulay bu belgede şu hukuksuzlukları tespit ettiğini belirtiyor: 

  1. Acil ameliyat ihtiyacı ve kardeşin vefatına rağmen başvurunun hızlı şekilde sonuçlandırılmaması hukuka aykırı ve hiçbir temele dayanmıyor 
  2. Başvuruyu inceleyen dosya memurunun ret gerekçeleri mantıksız ve hukuka aykırı 
  3. Aynı memurun ve idari itirazı inceleyen başka bir memurun Neslihan’ın iş faaliyetine ilişkin değerlendirmeleri hukuka aykırı

İçişleri Bakanlığı’ndan cevap: “Gecikme talihsizlik ve üzücü bir durum”

İçişleri Bakanlığı İdare İncelemeyi reddederken hızlandırma taleplerine rağmen yaşanan bu gecikmenin “talihsiz ve keşke hiç yaşanmaması gereken üzücü” bir durum olduğunu kabul ediyor. Ancak buna rağmen başvuruya olumsuz yanıt veriyor.

Tamer Ulay ihtarnamede mülakatın deşifresinin verilmemesi, İçişleri Bakanlığı’nın mülakat ile Neslihan Yiğit’in işlerinde başarılı olup olmadığını tespit edemeyeceğini, makul gerekçelere rağmen hızlandırma yapılmaması ve neticede uzatma başvurusunun olumsuz neticelenmesinin dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu öne sürüyor. Ulay, Neslihan’ın özel bir hastanede ameliyat olmasından dolayı Ulusal Sağlık Sistemi’nin (NHS) onbinlerce sterlin ödeme yapmak zorunda kaldığını; bunun da ülkedeki vergi mükellefleri tarafından karşılandığını hatırlatıyor.

İhtarname 3 Eylül 2022’de İçişleri Bakanlığı’na gönderilirken 18 Ekim 2022’de bakanlık “ret” kararını geri çektiğini bildiriyor. 28 Ekim 2022’de ise vize uzatma başvurusuna olumlu cevap veriyor.

Neslihan Yiğit: “Memurla yüzleşmek isterdim, vizem onaylanacaksa ben bu acıları neden çektim?”

euronews
Neslihan Yiğiteuronews

Euronews Türkçe’ye konuşan Neslihan Yiğit, "İki sene sonunda vizemin onaylandığı haberini aldığımda mutlu olmayı hayal ediyordum. Ancak hiç öyle olmadı. Saatlerce ağladım. Şuna ağladım: Eğer benim vizem onaylandıysa bana bu acıları neden çektirdiler? Anneannem ve ağabeyimin cenazesine neden katılamadım? Acil ameliyat olduktan sonra burada tek başıma kalmak zorunda kaldım? Bundan dolayı olumlu haberi almak bile en başta bir yıkım oldu.” ifadelerini kullandı.

Haklı olduğunun ortaya çıkmasıyla rahatladığını ifade eden Yiğit, “Kalarak mücadele etmeyi seçtim çünkü İngiltere İçişleri Bakanlığına yenilmek istemedim. Çektiklerimin karşılığını almak adına kaldım” dedi. Uzatma başvurularında sağlıklı bir inceleme yapıldığını düşünmediğini kaydeden Yiğit “Aynı memurun ret verdiği çok kişi var. Ret odaklı, sıkıntılı birisi. İçişleri Bakanlığı denetleme yapmalı” diye ekledi.

“Hastaneden para istediler, muayene bile olamadım”

Gerek rahatsızlığı gerekse manevi acılardan dolayı psikolojik destek almak zorunda kaldığını aktaran Neslihan Yiğit şöyle devam etti: “Meşru hızlandırma taleplerimi geri çeviren ve bana ret veren memur ile yüzleşmek isterdim. Rüyalarıma bile giren bu kişinin gözünün içine bakarak başvurumu bir yıla bir süre bekletirken neler hissettiğini sormak isterdim.”

İdare İncelemeden gelen ret sonrası tüm haklarını kaybettiğini ifade eden Yiğit, “Kalça protezimdeki acılar sebebiyle Londra’da hastanenin aciline gittim. Ancak benden 200 sterlin istediler. Buna ayıracak bütçem olmadığı için tedavi olmadan ayrılmak zorunda kaldım.” dedi.

Ekonomik mağduriyetten dolayı henüz Türkiye’ye gidemedim

Bu esnada iş yapma hakkını kaybettiği için kazanç sağlayamadığını aktaran Neslihan Yiğit bu durumun maddi çöküşüne yol açtığını anlatıyor. Vizesinin onaylanmasına ve seyahat hakkına kavuşmasına rağmen henüz Türkiye’ye gidemediğini belirten Neslihan, “Çünkü ekonomik olarak da mağdur edildim. Haklarım elimden alındığından iş yapamadım.” şeklinde konuştu.

Görüştüğü avukatların kendisine umutlu konuşmadığını ve “denize düşen yılana sarılır” misali aşırı ücret talep ettiklerini anlatan Neslihan, dosyasını titizlikle çalışan ve hakkını aramasında kendisine yardım eden Tamer Ulay ve çalışma arkadaşlarına minnettar olduğunu vurguladı.

Hukuk bürosundan memur ve bakanlığı sert tepki

euronews
Garth Coates'ten AB Göçmenlik Hukuku Uzmanı Tamer Ulayeuronews

Garth Coates'ten AB Göçmenlik Hukuku Uzmanı Tamer Ulay müvekkili Neslihan Yiğit’in yaşadıklarının şimdiye kadar meslek hayatında karşılaştığı en acı olaylardan birisi olduğunu belirterek, “Dosyaya bakan memurun vurdumduymazlığı asla kabul edilebilir değil, zira, mahkeme öncesi ihtarnamemize Bakanlıktan verilen yanıtta, dosyanın bu kadar uzun süre bekletilmesinin talihsiz ve üzücü bir durum olduğu bizzat bakanlık tarafından kabul ediliyor” şeklinde konuştu.

Yaşanan insani drama dikkat çeken Ulay şöyle devam etti: “Düşünebiliyor musunuz, dosyanızın anlamsız ve haksız yere 1 yıl süreyle bekletilmesi, sonrasında itiraz sürecinde de bir yıl daha bekletilerek, neredeyse 2 yıllık bu süreçte sadece kardeşinizi ve büyükannenizi kaybetmiyor; aynı zamanda dayanılması çok zor acılara neden olan rahatsızlığınızla tek başına mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Kolay değil; bir değil, iki değil, üç ay değil neredeyse iki yıl. Bakanlıkta Neslihan’ın dosyasına bakan memurun empatiden uzak, merhametsiz şekilde, Neslihan’ın tüm yalvarmalarına kulak tıkaması, dosyasını gereksiz yere bekletmesi kesinlikle yasal yaptırım gerektiriyor. Aynı şekilde bu derecede sorumsuz davranan memurlarını denetlemekte yetersiz kalan İçişleri Bakanlığı da bu süreçten eşit şekilde sorumlu tutulmalı.”

Tazminat davasına hazırlanıyor

Vize ret kararının İçişleri Bakanlığı tarafından iptal edilmesinin Neslihan’ın boşu boşuna iki yıl beklemesine neden olduğunu hatırlatan Tamer Ulay, “İnsan doğal olarak soruyor tabii. Madem, bu vize kararı mantıksız idi, neden Neslihan’ın hayatından iki önemli yıl çalındı? Ağabeyinin cenazesine katılamaması bir yana aradan geçen iki yıllık sürede mezarını dahi ziyaret etmesine izin verilmemiş olması, İçişleri Bakanlığı’nda sorumlu herkesin bir şekilde hesap vermesini gerektiriyor.” görüşünü dile getirdi.

Bakanlıkta empati ve merhamet yoksunu bazı memurların hayatını mahvettiği binlerce kişi olduğunu savunan Ulay “Bu memurlardan hesap sorulmadığı sürece, maalesef bir şey değişmeyecek gibi ki bizim amacımız, bir şekilde bu dosyayı yüksek mahkemeye taşıyıp, bakanlığın çok ciddi bir tazminat ödemesini sağlamak. Bu en azından, Neslihan’dan sonra memurların bir daha birilerinin hayatını haksız ve hukuksuz şekilde mahvetmeden önce bir kez daha düşünmesini sağlamasını umut ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Covid-19 ve Ukraynalı mültecilerin etkisi

Öte yandan Covid-19’dan dolayı İçişleri Bakanlığı’nın iş akışı oldukça etkilendi. Ukraynalı mültecilerden dolayı iş yoğunluğu da arttı. Neslihan Yiğit'in dışında çok sayıda Türk vatandaşı öngörülen 6 aylık süreden çok daha uzun zaman uzatma ve kalıcı oturum başvurularının neticelenmesini beklemek zorunda kaldı. Sorun İngiliz Parlamentosuna da taşındı. İşçi Partisi Milletvekili Feryal Clark, sözlü sonu önergesi sunarak konuyla ilgili hükümetin bilgi vermesini talep etti.