Güney Afrika'da apartheid karşıtı liderin katiline şartlı tahliye öfke yarattı

Access to the comments Yorumlar
 euronews
"Chris Hani'yi bir daha öldürme" yazılı pankart tutan protestocular
"Chris Hani'yi bir daha öldürme" yazılı pankart tutan protestocular   -   ©  AP/Copyright 2022 The AP. All rights reserved.

Güney Afrika Cumhuriyeti'nde 30 yıl önce apartheid rejim karşıtı hareketin lideri Chris Hani'yi öldüren Janusz Walus'a yönelik şartlı tahliye kararı ülkede öfke dalgasına yol açtı. 

Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz hafta, Hani suikastı nedeniyle aldığı ömür boyu hapis cezasının 30 yılını dolduran Walus'un şartlı tahliyesine hükmetti. 

1981'de Polonya'dan Güney Afrika'ya göç eden aşırı sağcı Walus'un bu hafta tahliye olması bekleniyordu ancak cezaevinde başka bir mahkum tarafından bıçaklanarak tedavi altına alındı. Adalet Bakanlığı, şartlı tahliye kararının 69 yaşındaki mahkum için tıbbi izin çıktıktan sonra uygulanacağını açıkladı. 

Cobus Bodenstein/Copyright 2017 The AP. All rights reserved.
Janusz Walus / 1997Cobus Bodenstein/Copyright 2017 The AP. All rights reserved.

Mahkemenin bu kararı, Hani'nin beyaz azınlık yönetimine karşı mücadelede bir "kahraman" olarak görüldüğü ülkede şiddetli eleştirilere ve protestolara neden oldu. 

Göstericiler "Chris Hani'yi bir daha öldürme" yazılı pankartlarla başkent Pretoria'da Walus'un tutulduğu cezaevine doğru yürüyüş yaptı. Hani'nin eşi televizyon ekranlarında tahliye kararını "şeytani bir karar" olarak nitelendirdi. 

Anayasa Hukuku Uzmanı Ropafadzo Maphosa Walus'un şartlı tahliyesi önünde yasal bir engel olmadığını ancak kamuoyunun tepkisinin büyük olduğunu söyledi ve "İnsanlar anayasanın kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını düşünüyor çünkü sevdikleri bir kahramanı, bir aktivisti öldüren birinin salınmasına izin veriyor." şeklinde konuştu. 

Afrika Ulusal Kongresi üyesi ve Güney Afrika Komünist Partisi'nin lideri olan Hani, 1993 yılında Johannesburg'daki evinin önünde vurularak öldürülmüştü.

Tarihçi Tshepo Moloi, suikastın ülke çapında ayaklanmaları tetiklediğini ve nihayetinde beyazlar lehine ırksal ayrımcılık uygulanan apartheid rejiminden çıkışı hızlandırdığını söylüyor. 

Moloi, şartlı tahliyeye yönelik bu tepkinin aynı zamanda ırksal ve ekonomik eşitsizliğin sona erdirilememesine ilişkin daha geniş çaplı hayal kırıklıklarına işaret ettiğini belirtiyor.