Günün yakıcı sıcağının yerini akşamın serinliğine bıraktığı saatlerde arkadaşlarla ve komşularla dışarıda oturup sohbet etme geleneği, İspanyolca’da 'tomando el fresco' (serin havaya çıkmak) olarak bilinir.
İspanya’nın yazılı olmayan uzun kural listesinin en üst sıralarında bir yerde – yemeğe başlamadan önce cin-tonik içilmez, paellanın yakınına chorizo yaklaşamaz ve çocukların yatma saatleri yazın geçerliliğini yitirir – ülkenin kıymetli yaşlılarının alışkanlıklarını değiştirmeye kalkışmanın kesinlikle yasak olduğu sessiz bir kural yer alır.
Bu yüzden, Endülüs’teki küçük Santa Fe kasabasında polisin, insanlardan gece geç saatlerde sokaklarda oturarak komşularını rahatsız etmemelerini rica etmek için seçtiği fotoğraf biraz 'talihsiz' oldu. Aşırı alkol almış, gitar çalıp gizlice mangal yapan bir grup yerine, kaldırıma dizilmiş sandalyelerinde oturan altı yaşlı kadının, ülkenin sıcak bölgelerindeki kasaba ve köylerde çok tanıdık, kadim bir sosyal ritüeli yerine getirdiği bir kareyi seçtiler.
Günün yakıcı sıcağının yerini akşamın serinliğine bıraktığı saatlerde arkadaşlarla ve komşularla dışarıda oturup sohbet etme geleneği, İspanyolca’da 'tomando el fresco' (serin havaya çıkmak) olarak bilinir.
X platformunda (eski adıyla Twitter) paylaşılan fotoğrafın yanında nazik bir uyarı yer aldı: “Kapının önüne sandalye veya masa koymak pek çok kasabada bir gelenek biliyoruz; ama kamuya açık yollar kurallara tabidir.”
“Eğer polis sizden bunları kaldırmanızı isterse, bunu saygı ve birlikte yaşama kültürü gereği yapınız. Nezaket ve sağduyuyla hiçbir sorun yaşanmaz. İş birliğiniz için teşekkür ederiz!”
Ancak fotoğraf seçimi, İspanya’nın yaşlılarının açık havada oturma özgürlüğüne yönelik bir saldırı olarak algılandı.
X'te bir kişi, “Git b*k ye!” diye yazdı. Daha 'doğrudan' olup küfür edenler vardı. Diğer yandan yardımcı olmaya çalışanlar da vardı: “Meslektaşlar, böyle tehlikeli bir görev için takviye gerekirse yanınızdayım. Bu ciddi soruna bir son vermeliyiz – serin havanın keyfini çıkarmak için dışarı çıkan ninelere artık cezasızlık tanınmamalı. Yasanın tüm ağırlığı üzerlerine inmeli.”
Kamuoyuna yapılan çağrı ulusal medyada yer bulunca, kasabanın belediye başkanı Juan Cobo, insanların çağrıyı yanlış yorumladığını söyledi.
Cobo, salı günü Cope radyosuna, “Hiç kimse bizim yaşlı insanlarımızın evlerinden çıkıp biraz serin havanın keyfini çıkarmasını engelleyemez,” dedi.
“Asla. Bu yalnızca, serin hava bahanesiyle sokağa çıkıp sonra yolu kapatıp komşulara rahatsızlık verecek şekilde mangal yapan, şarkı söyleyen, gitar çalanlar için geçerli.”
Belediye başkanı, polisin sadece insanlara çevresindekileri düşünmeleri gerektiğini hatırlattığını söyledi: “Tek yaptıkları şey, serin havanın tadını çıkarabileceğinizi ama bunu başkalarını rahatsız etmeden yapmanız gerektiğini hatırlatmak.”
Bu kuralların, 'sabah beş-altıda işe gitmek zorunda olan ve dinlenme hakkı bulunan' insanları korumaya yönelik olduğunu ekledi.
Cobo, Santa Fe halkının 'dışarıda serinlemeye devam edebileceklerinden tamamen emin olmaları gerektiğini' söyledi ve medyadaki 'popülist ve sansasyonel' haberciliği eleştirdi.
“Bütün bunlar tamamen çarpıtıldı ve bazı medya kuruluşlarına göre ülkede haber değeri taşıyan başka hiçbir şey yokmuş gibi Santa Fe’de insanların kapı önünde serin hava almalarının engellendiği haber yapılıyor,” dedi.
“Bu doğru değil. Biz sadece başkalarının uykusunu bölen, nezaketsizce davranan kişilere böyle davranamayacaklarını ve bunun yasaya aykırı olduğunu hatırlatıyoruz.”
Dört yıl önce, Endülüs’teki bir başka kasaba olan Algar’ın belediye başkanı, 'tomando el fresco' geleneğinin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alınmasını önermişti.
José Carlos Sánchez El País gazetesine, “Annem 82 yaşında ve her gün sokağa çıkıp oturuyor,” demişti.
“Bazen ben işten çıkınca yanına iniyorum, bir sandalye çekiyorum, sohbet ediyoruz. Günün en güzel anı bu.”