Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

ABD-İsrail ve İran savaşı sonrası Leyen'e 'yetki aşımı' eleştirileri

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. ©  AP Photo
© AP Photo
By Maïa de la Baume & Sandor Zsiros
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Analistler ve siyasetçiler, von der Leyen’in AB anlaşmalarıyla başkalarına devredilen yetki alanlarına müdahale ederek bir "güç gaspı" gerçekleştirdiğini savunuyor.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in dış politikada giderek artan etkinliği, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarına verdiği tepkiyle birlikte yeniden eleştiri oklarının hedefi oldu.

REKLAM
REKLAM

Analistler ve siyasetçiler, von der Leyen’in AB anlaşmalarıyla başkalarına devredilen yetki alanlarına müdahale ederek bir "güç gaspı" gerçekleştirdiğini savunuyor.

Von der Leyen’in geçtiğimiz cumartesi günü ABD’nin İran’daki hedefleri vurmasıyla başlayan süreçteki tutumu, Komisyon’un sınırlı diplomatik yetkilerine rağmen dış politikada başrolü üstlenme çabası olarak görülüyor.

Saldırıların ardından Avrupa'da tepki veren ilk lider olan von der Leyen, gelişmeleri "büyük endişe verici" olarak nitelendirmişti.

O tarihten bu yana X (eski adıyla Twitter) üzerinden İran ile ilgili 12 paylaşım yapan von der Leyen, Suudi Arabistan ve Bahreyn veliaht prensleri de dahil olmak üzere en az 12 bölge lideriyle temas kurdu.

Ayrıca, 27 üye devletin henüz ortak bir karara varmadığı ve ABD-İsrail çizgisindeki "rejim değişikliği" iması olarak yorumlanan "inandırıcı bir geçiş" çağrısını yapan ilk Avrupalı lider oldu.

'Güvenlik Koleji' tartışması

Saldırılardan üç gün sonra von der Leyen, geleneksel olarak güvenlik politikalarıyla ilgisi olmayan komiserlerin de katıldığı bir "özel Güvenlik Koleji" toplantısı düzenledi.

Geçen yıl kurulan ve AB'nin hibrit tehditlere karşı hazırlıklı olmasını amaçlayan bu yapı, Brüksel koridorlarında hala belirsizliğini koruyor.

Bir Komisyon yetkilisi Euronews'e yaptığı açıklamada, "Bunun tam olarak ne olduğunu hala anlamış değiliz," diyerek kurum içindeki kafa karışıklığını dile getirdi.

'Anlaşmalar ihlal mi ediliyor?'

Von der Leyen’in bu hamleleri, AB’nin kurumsal dengelerini bozduğu gerekçesiyle sert eleştiriler alıyor.

AB antlaşmalarına göre, dış politika koordinasyonu resmen Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve AB'yi dış dünyada temsil etmekle görevli AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın yetki alanında bulunuyor.

Sol gruptan Belçikalı AP Milletvekili Marc Botenga, "Kendi alanı olmayan bir sahada liderlik etmeye çalışıyor. Yetkisi olmadan bu adımları atması konumunu güçlendirmez," dedi.

İspanyol Sosyalist Milletvekili Nacho Sanchez Amor ise "Güvenlik Koleji" kavramını eleştirerek, "Anlaşmalarda bir mutasyon yaşanıyor ancak bu konuda ne bir tartışma ne de bir değerlendirme var" ifadelerini kullandı.

HEC Paris İşletme Okulu'ndan AB Hukuku Profesörü Alberto Alemanno da von der Leyen’in Körfez liderleriyle rejim değişikliğini görüşmesinin antlaşmalara aykırı olduğunu belirterek, "Kimse onu durdurmuyor. Bu durum Kaja Kallas’ın zayıflığını ve üye devletlerin pasifliğini gösteriyor," değerlendirmesinde bulundu.

Krizleri fırsata çevirme stratejisi

2019 yılında göreve geldiğinde nispeten az tanınan bir isim olan von der Leyen; COVID-19 pandemisi ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgali gibi krizleri, Komisyon'un otoritesini konsolide etmek için kullandı.

Özellikle geçtiğimiz yaz Donald Trump’ın ev sahipliğinde düzenlenen Ukrayna toplantısında, bir devlet başkanıymışçasına Fransa Cumhurbaşkanı ile aynı seviyede ağırlanması, Brüksel'in hiyerarşik yapısı için oldukça sıra dışı bir durum olarak kaydedilmişti.

Ancak bu aktif rol her zaman olumlu sonuçlanmıyor. Trump ile yapılan ve Avrupa için dezavantajlı görülen ticaret anlaşmasında "Avrupa'nın aşağılandığı anın yüzü" olmakla eleştirilen von der Leyen, 2023'teki Hamas saldırıları sonrası İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya verdiği koşulsuz destekle de 27 üye ülkenin ortak duruşunu yansıtmadığı gerekçesiyle tepki çekmişti.

'Boşluğu dolduruyor' görüşü

Öte yandan, Bruegel düşünce kuruluşundan Guntram Wolff gibi bazı analistler, von der Leyen'in bu çevikliğini bir varlık olarak görüyor. Wolff, "Üye devletlerin tepki vermekte yavaş kaldığı durumlarda bir vakumu dolduruyor. Ukrayna meselesinde üstlendiği liderlik rolü takdir edilmeli" dedi.

Ancak Wolff da rejim değişikliği gibi hassas dış politika konularında kararın üye devletler ve Konsey tarafından verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

İran krizinin yansımaları, von der Leyen’in bu hafta çarşamba günü başkanlık edeceği Komiserler Koleji toplantısında ve perşembe günü Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile yapacağı görüşmede de gündemin merkezinde yer alacak.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Von der Leyen kritik AB liderler zirvesi öncesinde değişen dünya düzenine dikkat çekti: Dünün barışı artık yok

Avrupa Birliği'nin petrol rezervleri ne kadar süre dayanabilir?

İsveç Sahil Güvenliği’nden müdahale: Gölge filo şüphesiyle tanker durduruldu