Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Dunkerque: Çevre dostu sanayileşme mümkün mü ?

Dunkerque: Çevre dostu sanayileşme mümkün mü ?
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Dunkerque geliştirme projesinin merkezinde ekonomik, çevresel ve sosyal kaygılar yer alıyor.
Metropoltans’ın bu bölümünde, gelecek nesiller için çevreyi bozmayan ama bazan kendi içinde de çelişkiler barındıran bir şehir yönetimini incelemek üzere kuzey Fransa’ya gidiyoruz.

Dunkerque, Fransa’nın kuzeyinde bulunan endüstiriyel bir liman şehri. Şehir bugünlerde kent merkezini yeniden şekillendirerek 21. yüzyılın metropol sorunlarını çözebilecek bir yolda ilerliyor.

Proje, bölgeninn ekonomik, sosyal ve çevresel çıkarlarını uyum içinde tutmaya çalışıyor. Ayrıca, Dunkerque bölgesinde yaşayan 210 bin nüfusa iş imkanı ve daha iyi bir hayat sunmak da projenin amaçları arasında.

Bölge üzerine konuşurken 1940’da yaşananları hatırlamadan geçemeyiz. Şehirde bulunan İngiliz ve Fransız kuvvetleri mayıs ayında Nazi birlikleri tarafından kuşatılır.

Londra, kuşatma altında kalan askerleri kurtarmak için 26 Mayıs’ta Dinamo Operasyonunu başlatır. 4 Haziran’a kadar süren operasyon boyunca ağır bombardıman altında 338 bin asker İngiltere’ye çekilmeyi başarır. Ancak İngiliz ordusu Dunkerque’te 70 bin kayıp verir.

Şehir, Berlin’in düşmesinden bir gün sonra, 9 Mayıs 1945’te Alman işgalinden kurtulduğunda tamamen harabeye dönmüştü.

Dunkerque, bugün 5000 kişinin yaşadığı kent merkezini yeniden canlandıracak bir proje başlattı. Proje kapsamında liman çevresinde farklı şehirleşme modelleri denenirken, trafik akışı da şehir merkezi dışına taşınıyor.

Proje müdürü Jean-Louis Muller çalışmaları anlatırken heyecanını gizlemiyor:

“Bu arkamda görmüş olduğunuz Dunkerque projesi yaklaşık 20 yıl önce başladı. Bizim bugün Neptün arazisi dediğimiz bölge hem şehrin, hem de bölgenin tam merkezini oluşturuyor. Bu alanda bulunan Jean Bart Meydanı Dunkerque’in en merkezi meydanı konumunda.

Dunkerque 50’li yıllardan kalma bir şehir. Geniş caddeleri ve kent merkezini dolduran taşıtlar ile tam bir trafik şehri. Dunkerque kent merkezine giren araçların yüzde otuzu hiç durmuyor. Bunlar doğudan batıya yada güneyden kuzeye gitmek için şehir merkezinden geçiyorlar. Amacımız, varolan kent bulvarlarını şehir merkezinin uzağındaki yollara iliştirerek trafik akışını şehrin dışına taşımak.”

Neptün projesindeki programlardan biri de “The Grand Large” komşuluğu. 1987’ye kadar tersane olarak kullanılan alanda şimdi son derece modern ve çevre dostu enerji kullanan binalar bulunuyor.

Grand Large’ın özelliklerinde biri de arabalara ayrılan park alanlarının azaltılmış olması. Böylece insanlar daha ekolojik taşıtlara yönlendiriliyor.

Yerel yöneticiler, farklı yaşlardan ve sosyal sınıflardan oluşan karma bir komşuluk oluşturmak istiyor. İnşa edilecek bin evin yüzde kırkını sosyal konutlar oluşturuyor. 250 evin inşası ise tamamlanmış.

Daniel ve Edith David buraya geçen mayıs ayında taşınmışlar, hem kemt merkezine hem de Malo-les-Bains plajına yakın oldukları için çok memnunlar. 2011 Haziran ayında ziyaret ettikleri bir dairenin sıcaklığı 16 dereceymiş. Fakat çift bugünlerde Grand Large’ın geleceği için endişeleniyor:

“Burada birbirinden bağımsız olarak iyi sonuçlar doğuracak iki proje var. Biri ekolojik bir mahalle kurma projesi diğeri de trafiği kent merkezinden uzaklaştırma projesi. sorun şu ki biz bu iki projenin çakıştığı yerdeyiz. Çevre yollarından biri bizim ekolojik mahallemizden geçiyor.”

Enerji verimliliği Dunkerque Büyük Şehir Bölgesi’ni en çok ilgilendiren konuların başında geliyor. Yerel yöneticilerin enerji hassasiyetleri yaklaşık 20 yıl önce inşa ettikleri ve 12 bin konutu besleyen merkezi ısıtma sistemi ile başlamış. Yöneticiler bu ağı genişletmenin yanı sıra yeni enerji kaynakları da keşfetmek istiyor.

Daniel Lemang (Dunkerque Belediyesi) :
“Bu ısıtma sistemi zamanında iyi bir fırsattı. 25 yıl önce bu sistemi keşfedenler için bir fırsattı, biz de doğru bir yaklaşımla ‘bu ısıyı neden kaybedelim?’ dedik. Üniversiteyle birlikte yürüteceğimiz teknolojik bir çalışma kapsamında henüz kullanılmayan yeni ısınma kaynaklarından da yararlanmak istiyoruz. Mesela ben, atık yakma tesisinden yararlanabileceğimizi düşünüyorum.”

Dunkerque, Avrupa’nın en büyük enerji merkezlerinden birisi ve bölgede bir nüklrer santralin yanı sıra bir doğal gaz boru terminali ve iki de petrol rafineri bulunuyor. Öte yandan Dunkerque limanı kayıtlarına 2011 yılında 47 milyon ton kargo girmiş ve bunun yüzde 16’sını kömür oluşturuyor.

Dunkerque, Le Havre ve Hamburg arasında Avrupa kıyı şeridinde 7. en büyük limana sahip.

Beş yıl önce liman yönetimi likit doğalgaz alanında yatırım yapma kararı aldı ve metan gazı terminali inşaatı geçen ay başladı. Proje iki Fransız gaz şirketi (EDF ve GRT) ortaklığı ile yürütülüyor. 2,5 milyar euro olarak öngörülen masrafın 150 milyon eurosu liman tarafından karşılanıyor. hedef 2015’te projeyi bitirmek.

Terminal tam kapasite ile çalımaya başladığında 70 direk, yüzlerce de dolaylı iş alanı açacak. Proje kapsamında sadece ekonomik kaygılara yer verilmiyor. Bölgedeki koruma altında bulunan iki türün varlığı projede değişikliğe gidilmesine neden olmuş. (küçük sumru ve deniz börülcesi).

Dunkerque Limanı yöneticisi Stéphane Raison yaşadıkları süreci anlatıyor:

“Dunkerque bölgesinde altını çizmemiz gereken iki şey var. Birincisi, bölgede endüstriyel gelişimin sosyal kabul edilirliği hala mevcut ve bu, Avrupa’nın her yerinde görebileceğimiz bir durum değil. İkincisi ise, metan gazı terminali projesinin başlangıcında yerel dernekler projenin olduğu gibi devam etmesine izin vermediler. Çünkü proje koruma altında bulunan ve Avrupa’da sembol olan iki türün yaşam alanında inşa edilecekti. Biz de geçerli bir yola gittik. 2007 ve 2008 yılında halkın fikrini almak için tartışmalar gerçekleştirdik. Halk tatışmaları için kurulan Komisyon tarafında onay aldık. Ancak Dunkerque Limanı olarak, projemizi çevresel kısıtlamaları dikkate alacak şekilde değiştirmek zorunda kaldık.”

Dunkerque, ilk kez 1996 yılında ‘Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler’ kurumu tarafından ödüllendirildi. Peki ama, bölgenin sanayileşmesi ve sürdürülebilir bir dünya arzusu arasında çelişki yok mu ?

Sorumuzu sosyolog Christophe Gibout cevaplıyor:
“Sürdürülebilir kalkınma büyümeyi sağlayacak bir yeniliktir, geçmişle bağları koparmayı gerektirmez. Yani, bunun öncelikle ekonomik büyüme için olduğunu ve ona farklı boyutlar kattığını söylemeliyiz. Sürdürülebilirlik boyutunda, gelecek nesiller için çevreyi ve kaynakları korumamız gerekiyor. Diğer bir boyut da katılımcı demokrasiyi oluşturuyor.”

İşsizliğin yüzde 12 azaldığı bölgede, yöneticilerin öncelikli hedefi, endüstriyel gelişimi sürdürebilmek. Halkın da en az yarısı bu hedefi paylaşıyor. Fakat bunun elbette bir bedeli olacak. Bölgede çevresel kaliteyi iyileştirmek gündemdeki yerini koruyor.