Son Dakika

Son Dakika

İngiliz halkı bankalara olan inancını yitirdi

Okunan haber:

İngiliz halkı bankalara olan inancını yitirdi

İngiliz halkı bankalara olan inancını yitirdi
Metin boyutu Aa Aa

Ekonomik krizin kasıp kavurduğu Avrupa’da kamuoyunun bankalara olan güveni de giderek azalıyor.

İngiltere Finansal Hizmetler yetkililerinin yürüttüğü inceleme sonucunda bankacılık standartlarına uymadığı saptanan İngiliz Barclays Bankası’nın yöneticisi Bob Diamond olayı, sektörde yaşanan çarpıklığa bir örnek olarak gösteriliyor.

Diamond skandalı belki de buzdağının sadece görünen yüzü.

İngiltere Finansal Hizmetler’den mali suçlar bölümü direktörü Tracey McDermott, büyük yolsuzluklar saptandığını dile getirdi:

“Bankalar arası faiz oranlarının hazırlanması ve sunumu sırasında görevin kötüye kullanıldığını tespit ettik. Bankalar arası faiz oranları dünya genelinde milyonlarca kişi için çok önemli bir orandır.”

İngiltere’de bankacılık sektörünün hükümet tarafından korunması ülke ekonomisi için ciddi önem arz ediyor.

Geçtiğimiz on yıllarda banka yöneticilerine rahat hareket alanları sunuldu. Buna bir de ekonomik krize ve halkın tepkisine rağmen dudak uçuklatıcı maaşlar ve ikramiyeler de eklendi.

1,3 milyon strelin maaşı ile Barclays’in geçtiğimiz günlerde istifa eden tepe yöneticisi Bob Diamond, örneklerden biri. Diamond 2011’de parlamentoda konuşurken şöyle demişti:

“Bankalar için pişmanlık ve özür dönemi vardı ve sanırım bu dönem artık geride kaldı.”

Bankacılık sektöründe güvenin ve etik kurallarının tartışıldığı şu günlerde İngiliz halkı bankacıları artık politikacıların bile gerisinde görüyor. Yani hiç güvenmiyor.

İşte Coralie Pring’in verdiği rakamlar:

“Halka, bankacılara güvenip güvenmediklerini sorduğumuzda yüzde yüz oranında bir güven vardı. Ancak aynı soruyu şimdi sorduğumuzda her beş kişiden dördü, yani yüzde 78’lik kesim artık onlara güvenmediğini söylüyor.”

Kemer sıkma politikalarına bir de İngiliz bankalarını kurtarma paketi eklenince St. Poul’ü işgal et eylemcileri iyice çileden çıkıyor.

My Bank’in kurucusu Lily Lapenna’ya göre eylemler daha da ileri gitmeli:

“Bence 2008 yılındaki piyasalarda yaşanan durgunluk sırasında ve daha kapsamlı bir bankacılık krizinde, biz tüketicilerin de rol oynadığını anladık. Bizim de bilgilendirilmemiz gerekiyor. Bankacılık sisteminde bizim de onlarla aynı seviyede iletişim ve etkileşimimiz olmalı. Bundan dolayı gençlere yönelik finansal eğitim programlarının olmazsa olmaz olduğunu düşünüyorum.”

euronews muhabiri Ali Sheikholeslami’ye kulak veriyoruz:

“İngiliz halkının bankacılık sektörüne olan güveni neredeyse bitmiş durumda. Ama bu sadece Libor skandalının ya da yanlış yönetimin sonucu değil. Daha ziyade hırs ve yolsuzlukların uzun süredir devam etmesinden de kaynaklanıyor.”