Son Dakika

Son Dakika

Arap dünyasında Türkiye’nin zedelenen imajı

Okunan haber:

Arap dünyasında Türkiye’nin zedelenen imajı

Arap dünyasında Türkiye’nin zedelenen imajı
Metin boyutu Aa Aa

Son iki ayına girdiğimiz 2012 yılı Türkiye için özellikle Ortadoğu politikası göz önüne alındığında sıkıntılarla, krizlerle dolu bir yıl oldu. Suriye ile yaşanan krizde bir savaş uçağının düşürülmesi ve iki pilotunun hayatını kaybetmesi, Akçakale’ye yine Suriye’den düşen top mermisi sonucu beş sivilin yaşamını yitirmesi Ankara’yı Şam ile sıcak savaşın eşiğine getirdi. Türkiye İsrail politikasında düşük profil izlemeyi seçerken Gazze’ye yönelik operasyonlara sessiz kaldı. Oysaki Türkiye’nin İsrail’e yönelik sert söylemi son yıllarda Arap dünyasındaki olumlu imajın en önemli unsurlarından biriydi.

Türkiye’nin Ortadoğu’daki etkinliğindeki azalma Arap dünyasında ve İran’da kamuoyuna da mal olmuş görünüyor. TESEV’in yayınladığı kamuoyu yoklaması bunun en açık göstergesi. Mısır, Ürdün, Lübnan, Filistin, Suudi Arabistan, Suriye, Irak, İran, Tunus, Umman, Katar, Bahreyn, Kuveyt, BAE, Yemen ve Libya’da 2800 katılımcı ile yapılan görüşmelere dayanan kamuoyu yoklamasına göre bu ülkelerdeki Türkiye algısı düşüşe geçmiş durumda.

Aslında inişte olan sadece Türkiye algısı değil. Bu ülkelerdeki insanların gelecek ile ilgili olumlu beklentilerinde de gözle görülür ölçüde düşüş mevcut. Mısır, Lübnan ve Irak’ta gelecekle ilgili olumlu konuşanların oranında müthiş bir düşüş var.
Türkiye hakkında olumlu düşünenlerin oranında 9 puan gibi bir düşüş var(2011:78 olumlu; 2012:69 olumlu).

İsrail’in katılmadığı ankette en büyük güvenlik tehdidi İsrail olarak belirtiliyor. Bunu ABD ve İran takip ediyor. İsrail katılsa bu noktadaki dengeler kuşkusuz İran aleyhine farklı bir boyutta görülecekti. Ama Arapların geçmişte altı büyük savaş ve sayısız sıcak çatışma yaşadıkları İsrail’i hala en büyük güvenlik tehdidi olarak görmeleri şaşırtıcı değil.

Petro-dolarların sahibi Suudi Arabistan’ın en güçlü ekonomi olarak görüldüğü bölgede bu yıl yaşanan güç erozyonuna rağmen Türkiye önemli bir güç olarak algılanıyor. Gerçekte öyle olup olmadığı tartışmaya açık olsa da dış siyasetinde Türkiye’nin mezhebe dayalı politika izlediğini düşünenlerin oranının yüzde 28’lerde olması Ankara için alarm zillerinin çalması demek. İran, Irak ve Suriye ile Şii ekseninin başı çektiği bu algıda Türkiye’nin Sünni politika izlediği algısı ileride hem içeride hem dışarıda sorunlara yol açabilir. Bu durumun Suriye siyasetinden ve Türk liderlerin Esad rejimine yönelik ağır eleştirilerindeki satır aralarındaki ifadelerden kaynaklandığını söylemek mümkün.

Araştırmaya göre Suriye’nin geleceği ile beklentiler konusunda Türkiye’nin “ne olursa olsun Esad gitmeli” politikasının giderek Arap sokağından uzaklaştığı söylenebilir. Bölgenin Suriye’nin geleceği ile ilgili beklentisi “istikrar ve güvenlik” olarak görünüyor. Esad rejiminin çöküşünü isteyenlerin oranı da azımsanacak gibi değil. Ama ülkenin geleceği konusundaki karamsarlık, şiddet olgusu özgürlük beklentilerinin önüne geçmiş görünüyor.

Arap Baharı denilen olguya bakışta da değişim çarpıcı. Ümit ve iyimserlik yerini karamsarlığa ve umutsuzluğa bırakıyor. Olayların bölgeye etkisiyle ilgili olumlu düşünenler büyük oranda azalmış durumda. Türkiye’nin Arap Baharına etkisini olumlu düşünenler de yüzde 56’lardan yüzde 42’lere gerilemiş durumda.TESEV’e göre Türkiye hakkında olumlu düşünen Suriyelilerin oranı da yüzde 44’lerden yüzde 28’e gerilemiş halde. Bölgesel ortalamadaki oynama dokuz puan. Türkiye’nin Suriye’ye düşmanca yaklaştığını düşünen Suriyelilerin sayısında ise patlama var. Türkiye’nin Suriye’ye dost olduğunu düşünenler 16 puan görünürken Ankara’yı çok düşmanca bulanların oranı yüzde 65. Benzer bir durum Irak’la da var. Bu iki ülke Türkiye’nin Sünni lider Haşimi’yi koruması, Kürt bölgesinin bağımsızlığına yeşil ışık yakması, Suriyeli muhaliflere yapılan yardım gibi politikalarının Arapların gözünde tartışmalı olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmayı kamuoyuna açıklayan Prof. Dr. Mensur Akgün “Türkiye’nin model ülke algısının zayıflamakta olduğunun görüldüğünü” belirtirken “Türkiye kendi modelini revize etmeli” yorumunu yaptı. Yine de önümüzdeki 10 yılda Türkiye’nin bölgede güçlü bir ekonomi olacağı beklentisi ve algısı var. Rakamlara göre Ankara’nın bölgedeki rolünü koruması, AK Parti’nin ilk iki döneminde yürüttüğü maceradan uzak, bölge sorunlarına taraf tutmadan taraf olabildiği, Avrupa vizyonunu koruduğu, özgürlüklerden yana durabileceği dış siyasetine geri dönüşüyle mümkün olabilecek.

Bora Bayraktar, İstanbul