Son Dakika
This content is not available in your region

Avrupa'da bekçilik tartışması: Hangi ülkede nasıl uygulanıyor, eleştiriler ne?

Avrupa'da bekçilik tartışması: Hangi ülkede nasıl uygulanıyor, eleştiriler ne?
©
euronews
Metin boyutu Aa Aa

Avrupa'nın birçok ülkesinde siviller oluşturdukları özel gruplarla mahallelerinin güvenliğini sağlamak için sokaklarda devriye geziyor, şüpheli durumlarda polise haber veriyor, bazen de kendileri müdahale ediyor.

ABD’de başlayan bu uygulama giderek kuzey Avrupa ülkelerine de yayıldı.

Hollanda, Almanya, Birleşik Krallık ve İskandinavya ülkelerinde yaklaşık 3 milyon kişi bu tür gruplara katılarak mahallerinin güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Fakat uzmanlar, bu uygulamanın yasal sınırları ve siyasi boyutlarına dikkat çekiyor.

Bazı devletlerde bu tür uygulamalar 'sadece tolere edilirken', bazılarında "ücretsiz güvenlik" sağladığı gerekçesiyle teşvik ediliyor.

Türkiye'de de bekçilerin yetkilerinin genişletilmesi gündemde.Peki sivillerin güvenliği sağlaması yasal olarak nasıl değerlendirilmeli ve bu tür uygulamaların potansiyel riskleri nelerdir? Bu grupların arkasında kimler var?

Hollanda'da izin verilen izleme grupları nasıl işliyor?

Hollanda'nın Lahey kentinde sivil kadın ve erkekler boş zamanlarında haftada iki kez mahallelerinde devriye gezmek için gönüllü oluyor.

Bunlardan biri olan Jan Overduin, icra ettiği vazifeyle ilgili, "Basit şeyler yapıyoruz. Mesela geceleri ışıklandırma sistemlerinde bir sorun olduğunda yetkilileri uyarıyor” diye konuşuyor.

Bu gruplar kendileri için oluşturulan özel mobil uygulamalar kullanarak, herhangi bir suç unsuru tespit ettiklerinde yetkilileri uyarabiliyor. Hiçbir resmiyeti olmaksızın polislerin de önünde devriye gezen bu gruplar genel olarak yerel yetkililer tarafından tolere ediliyor.

'İzleme grupları suçun azalmasına katkı sağlamadı'

Hollanda’da suç rakamları 2012’ten bu yana istikrarlı bir düşüş yaşarken, bu tür grupların sayısında da bir artış gözlemleniyor. Fakat uzmanlara göre iki trendin birbiriyle bir bağlantısı yok.

Sivil güvenlik grupları ile ilgili araştırma yürüten Hollandalı sosyolog Shanna Mehlbaum, genel inancın aksine, suç oranlarının düşük olduğu bölgelerde bu tür grupların daha yaygın olduğuna dikkat çekiyor:

"Aslında güvenlik sorunu yaşayan mahallelerde izleme gruplarının olması daha mantıklı olur. Ancak bunun tam tersi bir durum söz konusu. Güvenli olan mahallelerde insanlar kendilerini daha da güvende hissetmek istiyor. Yaptığımız araştırmaya göre bu gruplar mahallelerindeki suç oranı üzerinde gerçek bir etkiye sahip değil."

Hollanda'da müsade edilse de bu tür izleme gruplarının yayılması polis tarafından hoş karşılanmıyor.

Hollandalı polis sendikası Başkanı Gerrit Van De Kamp, "Bu grupların sınırları var ve neler yapabilecekleri veya yapamayacakları konusunda yasal bir çerçeve tanımlamak gerekiyor. Aksi takdirde bu grupların kendisi de şüpheli hale gelebilir" diyor.

Almanya'da izleme gruplarının arkasında "yabancı düşmanı" olan aşırı sağcılar var

Almanya'da neo-Nazi hareketine yakın olan aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti (NPD), kurdukları izleme gruplarının amacının, göçmen saldırılarına karşı Amberg şehrini güvence altına almak olduğunu açıklayan bir video yayınlamıştı. Birçok Alman böylesi grupların olmasını eleştirmişti.

Alman kriminolog Marc Schuilenburg, Amburg'daki izlemem gruplarının ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve etnik profil oluşturmaya yol açabileceğini ifade ediyor: "Aşırı sağcı izleme grupları , Afrikalıları, uzun sakallı erkekleri ve burkalı kadınları hedef alıyor. Yani onlar için Avrupalıya benzemeyen herkes şüpheli."

İngiltere'de izleme grupları pedofili ile mücadele ediyor

Londra’nın Wembley bölgesinde bir izleme grubunda yer alan Patrick ve Cleveland sadece mahallede gezmekle yetinmeyip, pedofili şüphelilerini de ortaya çıkarmaya çalışıyor.

Patrick ve Cleveland, reşit olmayan gençlerin kullandığı sosyal medya platformlarında sahte hesap açarak pedofillerle iletişime geçmeye çalışıyor. İkili, bu güne kadar toplam 600 şüpheliyi polise bildirdiklerini öne sürüyor.

Polis, bu uygulamanın tehlikeli suçluları yakalamaya yardımcı olabileceğini belirtirken ideal bir çözüm olmadığına dikkat çekiyor. Bazen masumiyet karinesi hiçe sayılarak siviller yargının yerine insanları mahkum etmeye çalışıyor.

Cambridge Polisi sözcüsü Dan Vajzoviç, "Bazı pedofili avcı grupları, sorunu çözmekten çok daha fazla probleme sebep olabiliyor. Şüpheli gördükleri kişilerin evlerini basarak, onları döverek veya ifşa ederek suç işliyorlar. Hatta bazen gasp veya şantaj yaptıkları da oldu." diyerek uygulamanın risk taşındığını belirtiyor.

Yasal olarak, siviller şüpheli kişileri polise bildirmeli, sadece suçun işlendiği anda müdahale etmek hakkı bulunuyor.

Qries
Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.