Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türkiye'nin ilk nükleer santrali olacak Akkuyu ile ilgili neler biliniyor?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Mersin'de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali
Mersin'de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali   -   ©  Anadolu

Türkiye ve Rusya arasında 2010'da imzalanan anlaşma uyarınca Mersin'de yapımına devam edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin 2026 sonuna kadar tam faaliyete geçmesi bekleniyor.

Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali projesinin, ülkenin enerji ihtiyacının yüzde 10'unu karşılaması öngörülüyor; ancak planla ilgili maliyet, risk ve güvenlik gibi konularda eleştiriler var.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, şubat ayı başlarında soru önergesi vererek Akkuyu Nükleer Santral Anlaşması’nı Meclis gündemine taşıdı.

Peki Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile ilgili ne biliyoruz?

Ne zaman faaliyete geçecek?

1974’te Mersin iline bağlı Gülnar ilçesindeki Akkuyu arazisi ilk nükleer santralin inşaatı için uygun arazi olarak kabul edildi; ancak proje finansal ve siyasi nedenlerden dolayı uzun süre askıda bekletildi.

Türkiye ve Rusya arasında Mayıs 2010'da imzalanan anlaşma kapsamında Mersin'in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli bölgesinde yapımı devam eden santralin ilk ünitesinin temeli 3 Nisan 2018'de atıldı.

Geçen yıl nisan ayında ikinci ünitenin temelinin atılmasıyla çalışmaların hız kazandığı sahada, üçüncü ünitenin inşaat lisansı kasımda alındı ve temel atma töreni için geri sayım başladı.

Her biri 1200 megavatlık 4 reaktörden oluşacak ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak santralin ilk ünitesinin Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılının kutlanacağı 2023'te devreye alınması hedefleniyor. Kalan 3 ünitenin de birer yıl arayla 2026 sonuna kadar faaliyete geçmesi planlanıyor.

Ana lisans ve izinlerin tamamlandığı projede, dördüncü ünitenin inşaat lisansı için başvuru ise geçen yılın mayıs ayında yapıldı. Son ünite olan dördüncü ünitenin inşaat lisansının bu yıl içinde alınması bekleniyor.

Türkiye'nin enerji üretimine katkısı ne?

İstihdam oranı proje aşamalarına göre değişen Akkuyu NGS'de, inşaatın en yoğun olduğu dönemde yaklaşık 15 bin, işletme döneminde ise 4 bin kişiye istihdam sağlanması planlanıyor.

Sıfır emisyonla, çevreye zararlı sera gazı salımı yapılmadan, kesintisiz elektrik üretilebilecek santralin 60 yıl olarak planlanan işletme ömrünün 20 yıl daha uzatılma imkanı bulunuyor.

Tam kapasite devreye girdiğinde yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretecek santralin, Türkiye'nin elektrik talebinin yüzde 10'unu karşılaması öngörülüyor

Anadolu
Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaat alanıAnadolu

Akkuyu'ya yapılan itirazlar ne?

Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile ilgili yapılan eleştirilerin başında, "tesisin mülkiyetinin Moskova'ya ait olacağı ve bunun da Türkiye'yi enerjide daha fazla Rusya'ya bağlımlı hale getireceği" var. Ayrıca santralin pahalı ve bölge için riskli olduğu ifade ediliyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, yazılı açıklamasında, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne ilişkin, "Tüm dünyada nükleer enerjiden uzaklaşma eğilimi hız kazanırken, Türkiye inatla mülkiyeti Rusya'ya ait olacak santrale yatırım yapıyor. Türkiye yenilenebilir enerji yerine nükleerde ısrar ediyor." dedi.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin pahalı ve riskli olduğunu, Nükleer Düzenleme Kurumunun yasal temelinin de çökmesiyle hukuki açıdan sakatlandığını savunan Akın, şöyle devam etti:

"Henüz inşaat aşamasında meydana gelen patlamalarla fiziki altyapı konusunda endişelere neden olan Akkuyu Nükleer Santrali şimdi de hukuki altyapısıyla tartışmalı hale geldi. Tüm dünyada nükleer enerjiden uzaklaşma eğilimi hız kazanırken Türkiye inatla mülkiyeti Rusya'ya ait olacak santrale yatırım yapıyor. Türkiye yenilenebilir enerji yerine nükleerde ısrar ediyor. İktidarın ticari değil, siyasi bir proje olarak dayattığı Akkuyu Nükleer Santrali, ne milli ne de yerli bir projedir. Santralin mülkiyeti ve işletimi tamamen Rusya'ya ait olacaktır. Projeyle ülkemize herhangi bir teknoloji transferi de yapılmayacaktır. Üstelik 15 yıl boyunca verilecek alım garantisi vatandaşa zam olarak dönecektir."

Akın, projenin yeterli ve güvenilir atık ve kaza eylem planı olmaması nedeniyle eleştirildiğini, Akkuyu Nükleer Güç Santrali devreye girdiğinde Türkiye'de elektrikte talep fazlası oluşacağını ileri sürdü.

Türkiye, elde edilecek enerji için Rusya'ya yüksek fiyat mı ödeyecek?

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, şubat ayı başlarında soru önergesi vererek Akkuyu Nükleer Santral Anlaşması’nı Meclis Gündemine taşıdı.

Projeyi eleştiren Başarır, Türkiye'nin elektrik için Rusya'ya dünya standartları üzerinde ödeme yapacağı eleştirisi yaptı: "Bu anlaşmaya göre, dünyada nükleer santrallerden üretilen elektriğin fiyatı 4-5 dolar/cent iken mevcut iktidar, Rus Devleti enerji şirketi olan ROSATOM’dan 15 yıl boyunca 12,35 dolar/cent karşılığında üretilen elektriğin alım garantisini vermiştir."

Diğer yandan Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve Nükleer Güç Santrali (NGS) Yapı İşleri Direktörü Sergei Butckikh, benzer soruya verdiği cevapta fiyatın 15 sene boyunca revize edilmeyeceğini ve bunun makul seviyede olduğunu kaydetti:

"Bu çok yüksek bir fiyat değil. Şunun bilincinde olmalıyız ki fiyat hükümetler arası anlaşmanın imzalandığı tarihte belirlenmiştir. İçinde bulunduğumuz dönemi, ekonomiyi ve artan nüfus oranını, dünyadaki birçok ülkenin karbondioksit kaynaklı elektrik üretiminden vazgeçtiğini ve elektrik ihtiyacının giderek artacağını dikkate alırsak, bu fiyatın yüksek fiyat olduğunu söylemek doğru olmuyor. Bahsedilen fiyat sabittir. Dolayısıyla bu fiyat, anlaşma kapsamındaki süre içinde herhangi bir şekilde revizeye uğramayacaktır. NGS'nin inşaat çalışmaları tamamlanıp elektrik üretimine geçildiğinde, bu fiyatı dünya piyasasıyla kıyasladığınızda hiçbir şekilde yüksek fiyat demek doğru olmayacaktır. Fiyat 15 sene içinde hiçbir şekilde revize edilmeyecektir. Bu sözleşmenin şartlarından biri."

Anadolu
Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaatıAnadolu

Güvenlik endişesi

Bu yıl ocak ayı sonlarında Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaat çalışmaları sırasında gerçekleştirilen planlı patlatma sonucunda bölgedeki bazı ev ve seralarda hasar oluştu.

Mersin Valiliği sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını duyurdu: "Akkuyu Nükleer Güç Santrali bölgesinde yapılan planlı patlatma sonucu patlamanın etkisiyle Büyükeceli bölgemizde ev ve seralarda meydana gelen zararların tespitine yönelik zarar tespit komisyonu kurulmuş olup gerekli çalışmalara başlanmıştır. Patlatmayla ilgili gerekli incelemeleri yapmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığından bir ekip görevlendirilmiştir. Konu her yönüyle incelenecek ve sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılacaktır."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, "Bütün sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve yurttaşlarımızın itirazına karşın iktidarın inatla yapımını sürdürdüğü Mersin Akkuyu Nükleer Santrali'nin inşaatında meydana gelen büyük patlama endişeleri arttırmıştır" görüşünü paylaştı.

Bu arada 24 Şubat'ta yapılan projenin tanıtım toplantısında "Akkuyu NGS inşaatı çalışmaları sırasında çatlak oluştuğu" yönündeki iddiaları Nükleer Güç Santrali (NGS) Yapı İşleri Direktörü Sergei Butckikh yanıtladı:

"Kelimeyi 'çatlak' diye tabir etmememiz gerekiyor. 'Çatlak dememek gerekiyor' derken, bir inşaatın ne kadar zor bir teknolojik süreçle gerçekleştiğini belirtmek istiyorum. Beton harcının oluşumundan, en ufak detaylara kadar kullanılan malzemelerin farklı hesaplar kullanılarak yapılan bir çalışmadan bahsediyoruz. Bu kadar kapsamlı bir tesisin inşaatında elbette ki öngörülen tasarımda izin verilen bazı boşlukların oluşması gayet doğal ve inşaat sürecinde meydana gelebilecek hususlar. Bu tür hususlar ortaya çıktığında, bunların onarımının ne şekilde yapılacağı da proje uygulama belgelerinde yer alıyor. İnşaat sahasında halihazırda bağımsız yapı denetim şirketleri var. Onlar tüm bu süreçleri çok sıkı bir şekilde denetliyorlar."

Sezgin Pancar/Anadolu Ajansı
Akkuyu Nükleer AŞ. Genel Müdürü Anastasia ZoteevaSezgin Pancar/Anadolu Ajansı

Akkuyu Genel Müdürü: "Santralimizin güvenliğinden eminiz"

Akkuyu Nükleer Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Anastasia Zoteeva, inşa ettikleri santralin güvenliğinden emim olduklarını söyledi.

Bloomberg HT'ye konuşan Zoteeva, "Rusya’da elbette çok dikkatli ve yakından hem kişisel olarak hem de toplum olarak nükleer enerjiyi ne kadar kabul ettiklerini, bunun ne kadar kabul gördüğünü gözlemliyoruz. Nükleeri destekleyen insanların en fazla olduğu yerler aslında bu nükleer güç santrallerinin olduğu şehirler ya da bunların etrafındaki yerler. Çünkü insanlar bunun güvenli olduğunu anlıyor. Bunun çok fazla fırsat sağladığını biliyor çalışanlar için, aileleri, çocukları için, onların eğitimi için, bölgenin kalkınması için. Bu sebepten ötürü de temiz enerji –bu arada biliyorsunuz nükleer enerji eko kare, yeşil karenin içinde yerini almış durumda. Yani solar, rüzgar, hidro ve nükleer enerjiden oluşuyor bu kare. Ve nükleer bir baz enerji olarak enerji arzındaki iniş çıkışları dengeleyebilir bu eko ve yeşil teknolojileri kullanarak." ifadelerini kullandı.

Rusya'dan ve Türkiye'den kaç kişi çalışıyor?

Zoteeva, projede çalışanların büyük bölümünün Türkiye'den olduğunu söyledi: "Şuan 8 bin kişi çalışıyor. Bunların içinde işçiler, mühendisler ve yöneticiler de var. Ve yüzde 80’i Türk vatandaşı. Yani elbette neredeyse bütün çalışanlarımız Türk. Çok fazla insan çalışıyor Akkuyun projemizde. İnşaatın en yoğun döneminde yaklaşık olarak 12 bin kişi çalışıyor olacak. Yaklaşık 4 bin kişi çalışacak. Öğrencilerimize eğitim vermeye başladık. Sanıyorum ki 10-12 yıl içinde bütün Türk personeli Rus çalışanların yerini alabilecek nükleer enerji santralinde. Çünkü bu ekonominin gelişimini sağlayabilecek bir şey ve Türkiye’nin pozisyonunu güçlendirebilecek bir şey."

"Proje plana uygun şekilde devam ediyor"

Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Niyazi Meriç, bir nükleer enerji santralinin planlamasıyla kurulması arasında geçen sürenin ortalama 10 yıl olduğunu söyledi.

Meriç, bu sürenin ortalama 4 yılının inşaat süresi olduğunu ifade ederek, "Üçüncü ünitenin yapımına başlanıyor olması projenin plana uygun şekilde devam ettiğini gösteriyor." dedi.

Akkuyu NGS ile başlayan bu sürecin Türkiye'deki nükleer bilim ve teknolojisine sağlayacağı kazanımlara dikkati çeken Meriç, şunları kaydetti: "Nükleer 70 yıldır dünyada gelişmiş ülkelerin kullandığı ve sürekli farklı boyutlarda gelişen bir teknoloji. Bu teknolojiye sahip olmak istiyorsanız bir yolunu bulmanız gerekiyor. Bir teknolojiyi geliştirmek için insan kaynağına ihtiyaç vardır. Türkiye, 1950'lerden bu yana insan kaynağı yaratabilmek için yurt dışına doktora öğrencileri gönderdi. Bu öğrencilerden çoğu Türkiye'de böyle bir teknoloji olmadığı için çok farklı alanlarda doktoralarını yaptılar. Akkuyu NGS'nin yapımının tamamlanması Türkiye'deki bilim insanlarını ve teknoloji şirketlerini bu alanda çalışmaya motive edecektir."

Türkiye'nin enerji arzının ana kaynağı yüzde 31 ile doğal gaz olurken, onu yüzde 30 ile petrol ürünleri, yüzde 27 ile kömür ve yüzde 12 ile yenilenebilir enerji takip ediyor.

Ek kaynaklar • AA