Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Dubai Yıllık Yatırım Toplantısı'nda odak sürdürülebilir yenilikçilik ve geleceğin şehirleri

Access to the comments Yorumlar
 Nathalie Lindo
euronews_icons_loading
Business Line
Business Line   -   ©  euronews   -   Credit: Dubai

Birleşik Arap Emirlikleri Ekonomi Bakanlığı'nın bir girişimi olan Yatırım Kongresi uluslararası yatırım politikaları ve sürdürülebilir büyüme üzerine fikir alışverişinde bulunulabilecek bir çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Platform yatırım fırsatları oluşturarak pozitif bir değişimin fitilini ateşlemek istiyor.

Yıllık Yatırım Toplantısı’nın 11’incisi BAE Ekonomi Bakanı Abdullah bin Touq el Marri tarafından açıldı.

Açılışta yaptığı konuşmada el Marri, “Toplantının çerçevesi ekonomi bakanlığı tarafından yatırımları, hareketleri ve trendleri akıllı ve kapsayıcı küresel büyüme üzerindeki temel prensipleri tartışmak üzere çizildi,” ifadelerini kullandı.

Bu seneki programın ana konusu müreffeh bir gelecek için sürdürülebilir yenilikçilik. Organizatörler bunun doğrudan yabancı yatırımları, portföy yatırımlarını, KOBİleri, startup girişimlerini ve geleceğin şehirlerini kapsadığını belirtiyor.

Organizasyon komitesi başkanı Davud el Şezavi ülkeleri kendi doğrudan yabancı yatırımlarını, girişimcilerini tanıtmaları için davet ettiklerini vurguluyor.

Dubai Fuar Merkezi'nde 3 gün süren etkinlikte 174'den fazla ülke yer aldı.

Avrupa Kalkınma ve İmar Bankası Direktörü Ana Dreskovic, “Buradaki ilgi çekici mesajlardan biri de sürdürülebilirliğin artık iş dünyası için bir ek maliyet olmadığı tam tersine bir iş fırsatı olduğuydu. Yani herkesin bir göz atması gereken tamamen yeni bir yatırım alanı. Bölgeyi çok iyi biliyoruz ama daha fazla öğrenip faaliyet gösterdiğimiz ülkelere yaşanacak yatırım akışını desteklemek istiyoruz,” ifadelerini kullandı.

Yeni yatırımlara odaklanmanın yanı sıra yatırım kongresi geleceğe yönelik yeni bir hedef de belirledi. Genç girişimciliği ve daha fazla gelecek şehirleri geliştirmek.

Organizatörler etkinlik sırasında şirketlerin operasyonlarını geliştirmek için yeni teknolojilere yatırım yapma isteklerini dillendirdiğini belirtti.

BAE ve İrlanda arasındaki özel ilişki

Birleşik Arap Emirlikleri'nde ayrıca binlerce İrlandalı yaşıyor ve iki ülke arasında ticaret de her yıl artıyor. İrlanda'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne yapılan ihracat 2020 yılında yüzde 12 büyüdü. Seyahat yasaklarının kalkması ile de turizmin artması bekleniyor.

İrlanda Turizm Ajansı Tepe Yöneticis Niall Gibbons da iki ülke arasındaki ilişkinin çok özel olduğunu vurguluyor.

Gibbons “Bu onlarca yıl öncesine dayanıyor. 1970'lerde buraya çok önemli İrlandalı isimler gelmiş. Dubai Duty Free'den Colm McLoughlin, Jumeriah Group'tan Gerlad Lawless. Bugün hala gelip gidiyorlar ve burada şu an büyük bir İrlandalı topluluk var,” ifadelerini kullandı.

On yıldan uzun bir süre önce de burada Tourism Ireland ofisi açma kararı alarak operasyonlara başlamışlar.

Gibbons, “Çok da başarılı olduk. Bağlantılar şu anda Emirates ve Etihad'la yapılıyor ve bölgeden çok sayıda insanın İrlanda'yı ziyaret ettiğini görüyoruz. Yani turizm açısından görünüm gayet iyi,” diyor.

İrlanda için bölge pazar çeşitlendirmesi açısından kilit öneme sahip çünkü İrlanda turizmi şimdiye kadar İngiltere ve Kuzey Amerika’ya çok bağımlıydı.

Gibbons, “Birleşik Arap Emirlikleri perspektifinden önemli bir bölge ama aynı zamanda kritik bir bağlantı noktası. Emirates dünyada 200'den fazla noktaya uçuyor, Etihad'ın da çok iyi bir ağı var. Bu bize hem bölgede hem de Hindistan, Çin, Avustralya, Yeni Zelanda gibi destinasyonlara önemli bir aktarma noktası olma imkanı veriyor. Elbette Covid sektörü çok etkiledi ama artık turizm geri geliyor,” ifadelerini kullanıyor.

Sürdürülebilirliğe bireysel çözümler

Yıllık yatırım kongresi sürdürülebilirlik ve yenilikçilik önündeki engellere devletler düzeyinde odaklanırken buna bireysel olarak çözümler arayanlar da mevcut. Avustralya'da halkın büyük bir kısmı su ve elektrik hizmetini özel şirketler ve yerel yönetimlerden alıyor. Bazıları ise şebeke dışında çözümlere yöneliyor.

Michael Mobbs yaklaşık 25 yıl önce şebeke suyunu kullanmayı bırakmış. Bunu iki nedenden yaptığını belirten sürdürülebilir projeler uzmanı, “Bana yapamazsın demişlerdi. Ben de bir çocuk gibi yaparım dedim. İkinci neden de içimdeki bu dünyaya gösterebileceğimiz tüm sevgiyi gösterme hissiydi,” şeklinde açıklıyor.

Evinde yağmur suları tekrar kullanılmak üzere toprağa gömülü tanklarda toplanıyor. Yağmur suyu filtrelerden geçerek depolara gidiyor. Kullanılacağı zaman da ultraviyole ışıkla virüs ve patojenler öldürülerek sterile ediliyor.

Sidney Üniversitesi’nden Dr. Alejandro Montoya “Su arıtma günümüze çok önemli hale geliyor çünkü bazı bölgelerde su kıtlığı çekiliyor. Ayrıca iklim değişimi su kaynaklarını etkiliyor. Bu nedenle bir noktada dünyada daha fazla sayıda insan için temiz ve sürdürülebilir su kaynağı oluşturmamız gerekecek,” ifadelerini kullanıyor.

Mobbs, 1996 yılında çatısına 18 güneş paneli yerleştirdi, ardından 12 panel daha ekledi ve toplam elektrik üretim kapasitesini 3,5 kilowatt'a çıkardı. 2015 yılında bir adım daha atarak evini elektrik şebekesinden de çıkardı. Bu çevresel açıdan mantıklı olsa da finansal olarak hala makul bir yaklaşım değil.

Yine Sidney Üniversitesi’nden Gregor Verbic “İki çözümü karşılaştırdığınızda, yani herkesin çatısında güneş paneli ve garajında pilleri olduğunu ama yine de yedek olarak şebekeye bağlı olduğunu varsayarsak hangisi daha ucuz olacaktır? Elbette Sidney'de ya da diğer büyük şehirler gibi kalabalık yerlerde şebeke elektriğini kullanmak daha az maliyetli olacaktır,” ifadelerini kullanıyor.

Verbic'e göre elektriğin geleceği yenilenebilir kaynaklarda. Ama bu tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmemiz ve bunun maliyetine katlanmamız anlamına geliyor.