Son Dakika

Okunan haber:

Saakaşvili: Rusya komşularına karşı daha agresif yaklaşabilir


DÜNYA

Saakaşvili: Rusya komşularına karşı daha agresif yaklaşabilir

Gürcistan’da Sovyet döneminin tam anlamıyla sonlandırıldığı tarih olarak görülen 2003 Gül Devrimi sonrasında ülke politikaları genelde bir ismin etrafında şekillendi: Mihail Saakaşvili.

Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili iki seçim kazandı ve Rusya’ya karşı da bir savaş yaşadı.

Soğuk savaş sonrası Dünya siyasetinde kendine önemli bir yer bulan Gürcistan’ın Avrupa Birliği ve NATO’ya katılma isteği yanıbaşındaki dev Rusya’yla arasındaki uyuşmazlıkları büyüttü.

Son haftalarda Tiflis sokakları hareketli. Göstericiler ekonomik şartları protesto ederken, Saakaşvili’yi de tek adamlığa soyunmakla suçluyor.

İnsan hakları gruplarıysa polisin göstericilere karşı aşırı suç kullandığını iddia ediyor.

Saakaşvili euronews muhabiri Alasdair Sandford’la görüşme için başkanlık sarayı yakınlarında bir parkı seçti.

euronews:

Sayın Cumhurbaşkanı, bu akşamki organizasyonun adı Atlantik Yemeği’ydi. Sizin Batı’ya dönük olumlu yaklaşımınız da herkesin malumu. Peki bugün Gürcistan için ne kadar batılı diyebiliriz?

Gürcistan Cumhurbaşkanı Président Mikhail Saakashvili :

Tarihin en eski hristiyan kavimlerinden biriyiz ve hep batılı olmak istedik ama coğrafi sebeplerle de hep batıdan kopuk yaşadık.

Bu hep var olan ama hiç de gerçekleşmeyen bir rüya gibi. Neyse ki Gürcistan devleti varlığını sürdürüyor ve bu da bizim için bir kere daha köklerimize yönelme şansı demek.

euronews:

Gül Devrimi’nden bugüne gelinen noktayı ve ülkenin gelişimini anlattınız. Ancak geçen haftaki protestolar da ülkede süregelen problemler olduğunu gösteriyor. Siz bu gösterileri nasıl görüyorsunuz?

Mihail Saakaşvili:

Bazı gruplar var; seçimlere katılmıyorlar, dışarıdan konuşmayı seçiyorlar. Televizyonu kullanıyorlar, taraftarlarına güvenmediklerini söylüyorlar. İktidarı güç kullanarak ele almaktan bahsediyorlar. İyi olan da şu ki bu kişiler ancak azınlık durumundalar. Biliyorsunuz sizinle buraya gelmeye son anda karar verdik. Etraftaki kişileri de biz seçmedik ve bakın ne kadar sevgiyle yaklaşıyorlar. Bu, hepsi bana oy veriyor demek değil ancak buradalar ve milletin huzur içinde olduğunu gösteriyorlar. Tabii ki bu da güven veriyor. Bazılarıysa kendilerini şiddet kullanarak ifade etmek istiyor. Bu talihsiz bir durum ve beni çok üzüyor.

euronews:

Fakat diğer yandan insan hakları gruplarıysa polisin göstericilere aşırı şiddet kullandığını ileri sürüyor.

Mihail Saakaşvili :

Bakın Avrupa Birliği temsilcisi açıkça hükümetin kanunlara uygun davrandığını ifade etti. Bazı aşırı güç kullanımı iddiaları olsa da bunu doğrulayabilmemiz kolay değil. Ben şiddet kullanmayı isteyecek ancak son kişi olabilirim.

Bir süreç içerisindeyiz. Güvenilir bir hukuk sistemimiz var. Polisimiz de gelişiyor. Bence bu kez eskiden olduğundan çok daha profesyonelce davrandılar. Henüz ideal seviyeye ulaştıklarını düşünmüyorum. Radikalizmle ve şiddetle mücadele etmek zor. Polislere göstericilerce saldırılıp bazıları öldürüldüğünde ya da ağır yaralandığında onlar da tepki veriyorlar. Düzelmesi için gayret ediyoruz.

euronews:

Bazı sosyal problemler olduğunu ifade etmiştiniz. “Gürcistan genç bir ülke” diyorsunuz. fakat bir nesil farkından da bahsettiniz, belli bir yaşın üstünde fakir ve işsiz çok kişi yok mu?

Mihail Saakaşvili:

Bir geçiş neslimiz var. Reformları yapmak zorundayız. Pembe devrimden sonra bürokrasinin yüzde doksanını işten çıkardık. Gürcistan’daki tüm polis gücünü değiştirdik. Son gösterilerdekilerin neredeyse yarısı bizim işten çıkardığımız eski polislerdi. Bu kararları alırken de uygulanmasının zor olacağını biliyorduk. Halk daha iyi şartlara alışmış. Avrupa’nın en güvenli ikinci ülkesiyiz. Suç oranı beşte birlere düştü. Tabii bunun da bir bedeli olacak ve bizi arkamızdan vurmak isteyecekler.

İşte bu durumu iyi anlatmalı ve herkese artık geri dönüş olmayacağını göstermeliyiz.

euronews:

Siyasi diyalogdan bahsediyorsunuz. Gürcistan’ın en büyük problemi Rusya’yla olan ilişkilerin durumu. Sanki bunu çok önemsemiyor gibi bir görüntü verdiniz. Gerçekten bu sizi endişelendirmiyor mu?

Mihail Saakaşvili:

Rusya konusunda çok endişeliyim. Endişem, reform yapmayacakları, askeri olarak güçlenmeyi sürdürecekleri ve komşularına karşı daha da agresif olacakları yönünde.

Benim için Rusya’nın zayıf düşmesi de endişe verici olur. Geçmişten gelen problemleri var. Yapısal sıkıntılar ve yolsuzluk var. Bir orta yol bulunmalı. Daha özgürlükçü ve diyaloğa açık bir Rusya’ya ihtiyacımız var. Ancak bu şekilde bir ortak dil bulabiliriz.

İntihar meraklısı değiliz. Rusya’yla çatışmak istemiyoruz. Böyle bir durumun kötü sonuçlanacağını da daha önce gördük. Diğer yandan kendimiz olmak, özgür olmak istiyoruz ve gerisin geri Rus İmparatorluğu yıllarına dönmek istemiyoruz. Bu bir kurgu gibi gözükse de başta Putin olmak üzere pek çok politikacının hala zihninde yer tutuyor. Bu da Gürcistan gibi kırılgan ve küçük ülkeler için yeterince büyük bir iddia.

euronews:

Sizin batıya doğru kayıtsız şartsız yöneliminiz Rusya’nın tepkisini çekiyor gibi. Sizin açınızdan daha açık olamaz mısınız

Mihail Saakaşvili:

Bizim Batı’ya dönük yaklaşımlarımızı jeopolitik gerekçeler belirlemiyor. Bu bizim kendi değerlerimizden kaynaklanıyor. Biz bir açık toplum kurmak istiyoruz. Hoşgörülü, demokratik, şeffaf bir toplum. Bu da bizi Avrupa modeline yakınlaştırıyor. Komşularımızla ilişkilerimizin kötü olmasını istemiyoruz. Bir açık toplum olmak istediğinizde en son isteyeceğiniz şey yanıbaşınızda büyük bir komşu tarafından tehdit edilmek olacaktır.

Peki ilişkileri nasıl normalleştirebiliriz? Bence bunun yolu Rusya’nın daha açık fikirli yaklaşması ve modernleşmesinden geçiyor. Topraklarımızdan tüm asker ve üslerini çekmeliler. Bu şekilde bizi de karşılarında dost olarak bulacaklar.

euronews:

Başbakan Putin’den bahsettiniz. Peki görev süreniz bittiğinde sizi de onun gibi başbakan olarak yeniden siyasette görecek miyiz?

Mihail Saakaşvili:

Bakın, Gürcistan tamamen farklı bir sisteme sahip. Biz önümüzdeki iki buçuk yıl için çok önemli reformlara yoğunlaştık. Benim kalan görev sürem iki buçuk yıl. Bu sanki sonsuz gibi. Tüm bu değişimleri yapmayı başardığımızda benim durumum öncelikli bir konu olmayacak. Bir yere gitmeyen topal ördek gibi görülmek istemem ama şunu kesin olarak söyleyebilirim, Gürcistam demokratik geçişi sağlayacak, daha açık bir toplum olacak ve gelecekte hiçbir zaman yalnızca küçük bir grubun ya da bir kişinin sultasında olmayacak.

Farklı siyasi görüşler kendisine temsil alanı bulabilecek. Daha özgür ve açık olacak. Yarış koşulları da daha eşit olacak. Ve bu, benim durumum ne olursa olsun olacak.