Son Dakika

Okunan haber:

Chavez'in ardından Bolivar'ın boşluğunu kim dolduracak?


Insight

Chavez'in ardından Bolivar'ın boşluğunu kim dolduracak?

Hugo Chavez’in ölümü, bir ay içinde yeni devlet başkanını seçecek Venezuela’yı belirsizlik sürecine soktu. Onun yokluğu yalnızca ülkesi için değil Güney Amerika için de bir devrin kapanışı anlamına geliyor.

Hastalığı Chavez’e son konuşmasını yapma fırsatı vermese de, o makamını yardımcısı Nicolas Maduro’ya devrederek siyasi istikrar adına önlemini aldı. Geçici olarak devlet başkanlığını üstlenen Maduro’nun önümüzdeki seçimlerde muhalefet lideri Henrique Capriles Radonski ile çekişmeye girmesi bekleniyor.

Chavez’in ardında bıraktığı miras olumlu ve olumsuz yanlarıyla tartışma yaratıyor. Petrol rezervlerini kamulaştıran lider, sosyal konut yapımına, okur yazar oranını artırmaya ve yoksullukla mücadeleye yönelik projelere yönelmişti. Ancak madalyonun öteki yüzünde yaklaşık %30’a ulaşan enflasyon oranı ile düzensiz bir ekonomik miras söz konusu.

Venezuela’yı bekleyen yeni süreçte Chavez’in halefinin onun izinden mi yoksa köklü bir değişikliğe mi gideceği sorusu gündemde olacak. Her şekilde Venezuela’nın efsanevi liderinin ölümünün ardından ülke siyasetinin önümüzdeki yıllarda da benzer bir rotada seyredeceği tahmin ediliyor.

Euronews ekibi olarak, Venezuela’nın önde gelen gazetelerinden Tal Cual’ın Genel Yayın Yönetmeni Teodoro Petkoff ile görüştük. Hugo Chavez’in ölümünün ardından Venezuela’yı nasıl bir gelecek beklediğine dair fikirlerini aldık.

euronews:

“Tartışmalı bir ekonomik tabloya rağmen Hugo Chavez seçimlerden başarıyla çıkan bir şampiyondu. Üç kez Devlet Başkanı seçildi. Ölümüne kadar da bu popülaritesini korudu. Kendisine güvenenlerin oranı %70’e ulaştı. Bunun sırrı nedir?”

Teodoro Petkoff:

“Bu tarihte benzeri görülmemiş bir durum. Bunu göz ardı etmemeliyiz. Ancak tarihte yalnızca siyasi değil, halk ile duygusal bağları kuvvetli olan liderler var olmuştur. Bu, belirli karakteristik özelliklere sahip bazı kişilerin başına gelir. İyi bir konuşmacı ya da sempatik olmaları hatta bazen tuhaflıkları bile buna neden olabilir. Chavez’in durumunda ise, halkın bir kısmının sempatisini ve bağlılığını kazanmasındaki neden, Dolar dolu bir kasası olmasıydı. Çünkü Chavez bu anlamda bölücü bir kişiliğe sahipti. Ülkeyi bir konuda ikiye böldü: Bir kısım onu sevip ona bağlılıkla yaklaşırken diğer kısım ona derin bir nefret besledi.”

euronews:

“Chavez’in en büyük galibiyeti ve en büyük başarısızlığı nelerdir?”

Teodoro Petkoff:

“Chavez yoksulluğu ulusun en büyük sorunu olarak gündeme getirdi. En büyük başarısızlığı nedir? 14 yılın ardından yoksulluk baki kaldı. Yoksulluğun en kritik kısmını bir miktar azaltabildi, ancak bu nüfusun yarısını ilgilendiriyor. Diğer yandan genel olarak fakirlik Venezuelalıların %60’ının yaşamına hakim. “

euronews:

“Peron’un ardından Peronizm devam etti. Tırnak içinde “Castrizm”, Fidel Castro’nun aktif siyasetten çekilmesinin ardından halen Küba’ya hakim. Peki Chavez ‘in ardından Chavizm devam edecek mi?”

Teodoro Petkoff:

“Peron’un popülaritesi Chavez’inkinden çok fazlaydı. Ayrıca Peron bir siyasi akım, bir doktrin, siyasi ve ideolojik bir düşünce yaratmıştır. Diğer yandan Chavizm’de ise sadece Chavez ve Chavez’i çevreleyenler var. Yalnızca ortalama değerler ve kapalılık var. Üstelik bu tesadüfi değil. Chavez, yakınında parlak biri olmasına tahammül edemeyen bir yöneticiydi. Ayrıca temelde belirli bir siyasi düşünceye dayalı bir parti kurmamıştır.”

euronews:

“Chavez’in ölümü Bolivar hareketinde bir boşluk yaratıyor. Bu boşluğu kim dolduracak? Cristina de Kirchner mi, Morales mi, Correa mı?”

Teodoro Petkoff:

“Latin Amerika’da bu harekette yeni bir temsilci olacağını sanmam. Yalnızca Chavez’in elinde bulunan ve her yerde dost edinmesine yarayan ekonomik koşullara sahip olmadıklarından değil; aralarında hiçbiri bir kıta lideri olma yeteneğine sahip değil. Chavez, kendini Simon Bolivar’ın varisi gibi hissediyordu. Simon Bolivar ın yaptığı gibi, tüm kıtayı kapsayacak şekilde hareket etmesi gerektiğini düşünüyordu.”