Son Dakika

Okunan haber:

Özdil Nami: Adada barışa hiç bu kadar yaklaşmamıştık


Türkiye

Özdil Nami: Adada barışa hiç bu kadar yaklaşmamıştık

Doğu Akdeniz’in stratejik adası Kıbrıs’ta barış adına yine hareketli bir döneme girildi. Rum Kesimi’nde yaşanan ekonomik kriz, bölgede bulunan yeni enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılması çabaları, ABD’nin Ortadoğu’da yeniden gücünü restore etme süreci ve Rum yönetimindeki siyasi değişimle Cumhurbaşkanlığına Nikos Anastasiadis’in gelmesi, yeni bir fırsat kapısı aralamış durumda. Türkiye çözüm için yeniden bastırırken Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Ban Ki Moon’un Eylül ayındaki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları sırasında Kıbrıs Türk heyetine yaptığı yazılı açıklama temasları yeniden canlandırdı. Ban Ki Moon’un KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na “bir takvime bağlı şekilde nihai bir deneme aşamasındayız” sözleri Türk tarafının çabalarını arttırdı.

Görüşmelerin hedefini belirleyecek Rum ve Türk taraflarının Ortak Açıklama metni üzerindeki çalışmalarda sona yaklaşıldı. KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami farklılıkların artık sadece bazı kelimelere kadar indiğini söyledi. Dışişleri Bakanı Özdil Nami Küresel Siyasi Eğilimler Merkezi GPOT’un davetlisi olarak İstanbul’da aralarında Euronews’un da bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Nami, “Geçmişte benzeri olmayan detaylı bir metin ortaya çıktı. Hassas konular ele alındı. Tek egemenlik, tek uluslararası kimlik, her iki tarafın iç vatandaşlığını kabul eden tek vatandaşlık, kurucu devletlere ait anayasada belirtilmeyen artık yetkilerin tanınması, Avrupa Birliği normlarının adanın tamamında uygulanması ve iki toplumluluğun devam ettirilmesi gibi konularda büyük ölçüde uzlaştık. Ama görüşmeler kelimeler üzerinde belli noktalarda tıkandı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun adaya ziyareti bazı konuları aşmamıza yardımcı oldu” dedi.

Özdil Nami’ye göre şu anki aşamada taraflar metni biraz daha kendi görüşlerine doğru evirebilmek için müzakere ediyor ve çabalarını Birleşmiş Milletler’i etkilemeye yoğunlaştırıyor. “Bu tür görüşmelerde taraflar birbirlerinin sinirlerini test eder. Sanırım biraz da bunu yaşıyoruz” diyen Nami, Türk tarafının önümüzdeki yıl içinde BM’den yeni bir rapor beklediklerini belirtti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, bu yıl başında cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonra bu Ortak Açıklama metnine bir takım ön şartlar getirmiş, Maraş’ın iadesini, bunun da federasyona dönüşün denemesi olmasını istemişti.

Özdil Nami, görüşmelerle bu ön şartların aşılabildiğini, konjonktürün de Rumları barışa yönlendirdiğini belirtiyor: “Ekonomik krize sürüklenen Rum Kesimi ve Yunanistan’da Annan Planı’na “hayır” demenin gerekçesi olan beklentilerin hiçbiri gerçekleşmedi. Rum ekonomisinin bu koşullarda 20 yıldan önce toparlanması mümkün değil. Elektrik santralleri patladı ve elektriğe Avrupa’nın iki katı para ödüyorlar. Günde 1 milyon dolarlık savunma harcamaları var. Bu krizden en hızlı çıkış yolu barış yapmak, doğal gazı çıkarıp Türkiye üzerinden satmak, limanların ve havaalanlarının açılmasını sağlamak.”
Kıbrıs söz konusu olunca Yunanistan, İngiltere, Türkiye ve ABD dışında Rusya faktörünü de hesaba katmak gerekiyor. Dışişleri Bakanı Nami, “Rusya bugüne kadar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Rum tezlerini kayıtsız, şartsız destekledi. Enerji ile ilgili Rum kesiminin belirlediği parsellere teklif veriyorlar. Müzakereler ile ilgili tarafsız kalmaya çalışıyor görünseler de BM’deki tavırları net” diyor.

Görünüşe göre Kıbrıs’ta önümüzdeki yıl yeni bir müzakere ve referandum sürecini görmek mümkün. 2004’te iki tarafın liderleri (Denktaş ve Papadopulos) Annan Planı’na destek olmamış, referandum adanın birleşmesini sağlamamıştı. Bu kez Kıbrıslıların kendi süreçleri, liderlerin siyasi olarak desteklediği bir seçenek masada. Ortak Açıklama metni şu anki haliyle taraflarca kabul edilir ve ilan edilirse iki tarafı da tatmin edecek ortak bir çözüme ulaşmak mümkün olabilecek gibi görünüyor. İki tarafın ayrı kimliğini ve iç birliğini teyit edecek bir barış planı halkın oyuna sunulacak. Ama bunun için sıkı bir pazarlık sürecinin aşılması gerekiyor.