Son Dakika

Okunan haber:

AB'de doğalgaz endişesi


Insight

AB'de doğalgaz endişesi

Kırım krizi Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanlarının son günlerde sık sık biraraya gelmesine sebep oluyor. Kırım krizi Perşembe ve Cuma günü Brüksel’de yeniden masaya yatırılacak.
Rusya’ya yönelik yaptırımların sertleştirilmesi öngörülüyor.

Kırım’da yapılan referandumu meşru bulmayan Avrupa dışişleri bakanları geçtiğimiz Pazartesi günü 21 Rus ve Ukraynalı yetkiliye sehayat yasağı getirme ve hesaplarını dondurma kararı aldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Kırım’ın Rusya Federasyonu’na bağlanmasını öngören anlaşmayı imzaladı. Putin’e göre referandum uluslalarası hukuk kurallarına uygun yapıldı.

Ukrayna’daki kriz büyüdükçe Avrupa’nın enerjisiz kalma kaygısı da giderek artıyor. Almanya ile Rusya arasında son derece sıkı ekonomik ilişkiler kuruldu. İkili ticaret hacmi 76 milyar Euro’nun üzerine çıktı. Avrupa Birliği ve Moskova arasındaki ticaret hacmi ise 335 milyar Euro’ya ulaştı.

Kırım’da yaşanan kriz komşu ülkeleri tedirgin ediyor. Özellikle eski Sovyet ülkeleri bu durumdan büyük endişe duyuyor. Kırım’da yapılan referandumun ardından Litvanya Dışişleri Bakanı Linas Linkevicius konuyu euronews’e değerlendirdi.

- Litvanya tarihinin krize bakışınızı nasıl şekillendirdiğini anlatabilir misiniz?

Linkevičius: – Bunun özel bir miras olduğunu düşünüyorum. Fazla uzakta yaşanmayan hadiseler var. Bu hatıralar hala canlılığını koruyor. Bazen Kararsızlık duyguları içerisine düşüyorsunuz bazen de sorunlara çözüm bulmak durumundasınız. Ancak şimdi durum biraz farklı. Zira Hem NATO hem de Avrupa Birliği üyesiyiz. Hep birlikte baskılara ve tehditlere nasıl cevap verileceğini planlayabiliriz.

- Rusların ülkenize müdahale etmesinden endişe duyuyor musunuz?

- Söylediğim gibi, NATO üyesiyiz. Güvenlik açısından garantimiz var. Ancak komşularımız bu garantilerden faydalanamıyor. Onlar ile dayanışma içerisinde olduğumuzu göstermek için güçlü sinyaller gönderebiliriz. 21. yüzyılda işgalden bahsediliyor, egemen bir ülkeye saldırı gerçekleştiriliyor. Bütün bunlar ne yazık ki ilk defa yaşanmıyor. Bunun bir daha gerçekleşmemesi için, elimizden geleni yapmalıyız. En azından hep birlikte yaşananları önlemeye çalışmalıyız.

- Yapılacak en iyi şey nedir sizce? Perşembe ve Cuma günü yapılacak zirveden ne bekliyorsunuz?

- Açık konuşmak gerekirse, yaptırımlar, bundan gurur duyabileceğimiz bir durum değil. Zira bu yapılacak en son şey. Tansiyonun düşmesi için yapılan çağrılar, davetler var. Ancak çağrılar ve konuşmalar ne kadar önemli olsa da bazen Rusya’ya daha güçlü sinyaller göndermek gerekiyor.

*-Bir başka değişle….Ekonomik yaptırımlardan uzak durmak için Rusya’nın neye ihtiyacı var? Bu somut olarak konuşulan 3. yaptırım aşaması. *

- Kırım’ın işgali ve bağlanması bir şey ifade etmiyor. Biz bunu hiç bir zaman tanımayacağız. Bu çok açık ve net. Ancak ileride bölgede yaşanabilecek gerginliği de ele almak gerekiyor. Ukrayna’nın Doğu ve Güney’inden söz ediyoruz. Bunun masada bulunmadığı söylense de hiç biri bunun yaşanmayacağından emin değil. Kimse sorunu tartışmıyor. Ancak senaryo hep aynı. Rus vatandaşlarını koruma altına almak. Güç kullanarak müdahale etme seçeneği endişe verici ve bu bizi yakından ilgilendiriyor. Yaşananları önlemek için tepki göstermeliyiz. Kırım’ın Rusya’ya bağlanma konusunu tartışmak önemli. Uluslararası hak ihlali yaşanıyor.

- Kırmızı çizginin olduğu yöne doğru bakacak olursak…Rusya ne yapmaya çaşılıyor?

- Bu çizginin aşıldığını düşünüyorum. Evet bu çizgi aşıldı. Olan bitenlerin meşru olmadığını anlamak için daha neler yaşanmalı. Kimilerine daha fazla şey gerekiyorsa…Bu, gerilimin daha fazla tırmanmasıdır.

- Ukrayna’nın Doğu’suna doğru yönelmek?

- Ukrayna’nın diğer bölgelerine hareket edilebilir. En azından daha önce alınan kararların uygulanması önemli. Böylece güçlü sinyal gönderilmiş olacak.