Son Dakika

Okunan haber:

Tefekküre teşvik eden bir eğitim nasıl verilmeli?


learning world

Tefekküre teşvik eden bir eğitim nasıl verilmeli?

Eğitimin geliştirilmesi dendiğinde akla ilk gelen öğretmenlerdir. Fakat eğitim ve öğretim metotlarının değiştirilmesi, yeniden ele alınması kolay bir mesele değil. Programımızın bu bölümünde eğitimcilerin becerilerini en iyi şekilde kullanmaları için geliştirilen iki projeyi inceliyoruz.

Amerika’da tefekkürü teşvik eden bir okul

Bir çok eğitim uzmanına göre bilginin sadece öğretmenden öğrenciye akması şeklinde yapılan dersler artık miadını doldurdu. Bu durumda, okullar eleştirel düşünmeyi nasıl teşvik edebilir?

Öğretmenlerine ve öğrencilerine bu yönde yardımcı olmaya çalışan Amerika’da Washington kentinin kuzey doğusunda Edgewood kasabasında Inspired Teaching adlı bir okuldayız. Farklı gelir düzeyinde insanların yaşadığı bu kasaba, bir kaç yıl önce başlayan yeniden imarlaşma planına kadar ABD başkentinin en fakir bölgelerinden biriydi.

Okulda ana okulundan 7. sınıfa kadar eğitim veriliyor. Okul, eğitimde kullandığı yeni yöntemlerden dolayı oldukça popüler. Burada öğretmenlerden talebelerin öğrenmesini desteklemeleri ve potansiyellerini maksimum derecede ortaya çıkarmaları için kolaylaştırıcı koçluk görevini üstlenmeleri isteniyor.

blockquote class=“twitter-tweet” data-lang=“fr”>

Mutual Respect: Students choose to feature their teacher on 1st grade store currency #20yrsInspired InspiredSchool</a> <a href="https://t.co/gp8AHiww9E">pic.twitter.com/gp8AHiww9E</a></p>&mdash; Inspired Teaching (InspireTeach) 5 Février 2016

Deborah Dantzler William, Inspired Teaching Okul Müdiresi:
“Bizim için önemli olan şey, çocukların doğal merakı ve yetenekleri ile okula gelmesidir. Çocuklar için en iyisi nedir? Onlara saygı duyulduğu nasıl gösterilir? Sınıfta seslerini nasıl duyurabiliriz ve bu düşüncelerinin önemli olduğunu nasıl gösterebiliriz?”

Sınıflarda küçük gruplar halinde eğitim veriliyor. Anaokulu öğrencileri dahi gelecekteki yetişkinler ve sorumlu vatandaşlar olarak eğitiliyor. Kelimenin tam anlamıyla, öğretmenler öğrencilerle aynı seviyede. Böylece saygı ve güven ortamı oluşturuluyor. Öğretmenler, talebelerin kararlarına saygı duyduğu sürece, talebeler de ellerinden gelenin en iyisini yapmak için sorumluluklarını kabul ediyor.

Jessica Hiltabidel, Program yöneticisi:
ABD’de verilen geleneksel bir eğitim tarzı var. Bu resimde, öğretmen sınıfın önünde durur ve tahtaya bazı bilgiler yazar. Öğrenci de düşünmeden bu bilgileri defterine geçirir. Bizim yapmaya çalıştığımız ise öğretmenin bir düşünce kışkırtıcısı olması gerektiği. Tabi ki öğretmen öğrencilere nazaran müfredatı daha iyi bilir. Bu yüzden doğru soruyu sormak öğretmenin sorumluluğundadır. Öğretmen, öğrencileri sorgulamaya yönlendirecek, konuyu daha derinlemesine anlamalarına yol açacak bağlantılar kurmalarına yardımcı olmalı.”

Öğrenciler ve öğretmenler adına eğitimin en önemli bileşeni tefekkür ya da derin düşüncedir. Öğretmen talebelerinin çalışmalarında tefekküre yönelmesini zorlamalı. Okul da öğretmenleri uyguladıkları eğitim yöntemleri hakkında daha iyisi için yönlendirmeli. Bu kendi kendini denetleme süreci, öğretmenin sürekli öğrenme ve kendini sorgulamasını da kapsar.

Jon Berg, 1. Sınıf Öğretmeni:
“Bu okulda uygulanan yöntem bana farklı düşünme ve öğrencilerime öğretilmesi gerekenleri en iyi şekilde ele alma imkanını verdi. Öğrenciler, kendileriyle ilgilenildiğini, eşit olduklarını, görüşlerine önem verildiğini hissettiklerinde bu güven ortamı oluşturuyor ve böylece hata yapmamak adına risk almaktan çekinmiyorlar.”

Hata yapmak insana özgüdür. Öğretmenlere sürekli bu mesaj iletiliyor. Böylece, öğrenciler risk almak ve cesur olmak için rahat oluyor. Sonuç olarak öğrenciler sadece öğrenmiyor konuyu derinden kavrıyor.

Jay Banks, 1. Sınıf Öğretmeni:
“Onlara, öğrettiklerimize kendilerini vermelerini sağlıyoruz. Düşünmelerine, ve kendi öz fikirlerinin oluşmasına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Onların hayal dünyalarına girmeye ve konu hakkında gerçekten neler düşündüklerini görmeye çalışıyoruz. Tüm bunların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bunlar okulu daha eğlenceli bir yer haline getiriyor.”

Okulda, çocukların entelektüel merak ve tutkularından ödün vermeden en üst düzeyde eğitim seviyesine ulaşılmaya çalışılıyor. Bu da hayat boyu eğitim anlamına geliyor.

Hindistan’da öğretmenleri teşvik edici çalışmalar

Eğitimde motivasyon anahtar bir kavram. Fakat gelişmekte olan bir çok ülkedeki öğretmenlerde motivasyon eksikliği mevcut. Örneğin Hindistan’da her gün 4 öğretmenden 1’i derse gelmiyor. Şimdi bu durumu değiştirmek için eğitmenleri teşvik eden bir çalışmaya göz atalım.

Bugün gelişmekte olan ülkelerde okula giden 300 milyon öğrenci kısaca hiçbir şey öğrenmiyor. Bu krizin aşılmasında en önemli görev öğretmenlere düşüyor ancak ya isteksizler ya da ellerinde yeterli imkan yok. Fakat işini ciddiye alan ve seven İngilizce öğretmeni Rashmi Mishra için durum farklı.

“Okuldaki işime odaklandığım için kendime bir diz üstü bilgisayar aldım. Onu her gün okula getiriyorum. Aslında daha önceden yapmam gerektiğini düşündüğüm bazı şeylerin iyi sonuçlarını çocuklarda görüyorum.”

Rashmi Mishra’nın da parçası olduğu STIR adlı eğitim kurumu, var olan sistem içinde faklılık yaratabilmiş öğretmenleri buluyor ve onların tecrübelerini, eğitim metotlarını oluşturulan ağlar vasıtasıyla ülke genelinde tanıtıyor.

Sharath Kumar Jeevan, STIR kurucusu ve Başkanı:
“Herkes öğretmenleri kötülüyor. Onları bir çözüm değil problem olarak görüyor. Bu anlayışı değiştirmek, onlara adım atmaları için gereken güveni aşılamak ve işlerinde daha ileri adımlar atmalarını istiyoruz.”

Rashmi Mishra:
STIR bize bir motivasyon platformu sağladı. İyi öğretmenlere başarı sertifikası veriyorlar. Bu gibi şeyler öğretmenleri teşvik ediyor ve diğer öğretmenler de daha iyi olmak için harekete geçiyor.”

STIR, Hindistan ve Uganda’da yarım milyon öğrenciye eğitim veren 12 bin öğretmeni içinde barındıran bir kurum.

Buradaki yerel ağ içinde ise 30-40 kadar öğretmen fikirlerini ve sınıfta yaşadıkları zorlukları WhatsApp üzerinden oluşturdukları grupla birbirleriyle paylaşıyor.

Vandana Gupta, Öğretmen:
“Bu okula ilk geldiğimde öğrenciler cansızdı. Sınıfa gelirler, otururlar, tahtaya yazılanları defterlerine geçirirler, sınıfta uyurlardı. Öğrettiklerime dikkat etmezlerdi. Kendimi çok kötü hissediyordum. STIR programı başladığında, çocukların resimlerle kelimeleri öğrenmesi gibi yeni öğretim tekniklerini hayata geçirdim. Bu resimlerden kelime oluşturuyorlar ve sonra cümleler. Bunların masrafını tamamen kendim karşılıyorum. Çünkü yaptığım şeyi çok seviyorum.”

Eğitimde değişim hareketi sayesinde öğretmenler sınıfları için yaratıcı fikirler konusunda birbirleriyle fikir alış verişi yapıyor.

Sharath Kumar Jeevan STIR kurucusu ve Başkanı:
“Bir okul sisteminde öğretmenler ilerleme motorlarıdır. Değişimin kritik elemanlarıdır. Onların düşünce yapılarını olumlu iyimser hale getirip fark yaratacaklarını onlara hissettirirseniz, büyük değişimler olabilir.”

STIR hükumetlerle ortaklaşa çalışmalar da yapıyor. Hindistan’ın en geniş eyaleti Uttar Pradesh, öğretmen yetiştirme programını STIR metoduyla birleştirdi.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu

learning world

Eğitim ortamındaki ışık miktarı öğrenmeyi etkiler mi?