Son Dakika

Okunan haber:

IMF'ye göre göçmen sorunu ve Yunanistan'ın dış borçları Avrupa için iki önemli risk


Insight

IMF'ye göre göçmen sorunu ve Yunanistan'ın dış borçları Avrupa için iki önemli risk

Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Dünya Bankası’nın Washington’daki yıllık bahar toplantılarında yapılan tartışmalara küresel büyüme konusundaki endişeler damga vurdu.

Hafta içinde açıklanan IMF’nin Dünya Ekonomik Görünümü raporu küresel ekonominin büyüme oranının bu yıl yüzde 3.1’den yüzde 3.2’ye çıkacağını , önümüzdeki yıl da yüzde 3.5 olacağını öngörüyor. Ancak, yapısal büyüme konusundaki tahminler gittikçe daha az iyimser hale geliyor.

Nitekim bahar toplantılarının konuşmacılarından IMF baş ekonomisti Maurice Obstfeld, büyüme konusunda “Pek çok ülkede ücretler düzeyinde artış olmaması ve eşitsizliğin derinleşmesinin, büyümenin ekonomik elitlerin çıkarına olduğu yönünde yaygın bir kanaat oluşturmuştur.” ifadelerini kullandı.

IMF, düşük petrol fiyatlarının enerji yatırımlarını zayıflatacağı Amerika Birleşik Devletleri’nde ayrıca, güçlü doların etkisiyle ihracatın da gerileyeceğini tahmin ediyor.

IMF, küresel ekonominin en büyük aktörlerinden Amerika Birleşik Devletleri için 2016 yılı büyüme tahminini Ocak ayındaki yüzde 2.6’dan 2.4’e çekti. Bu rakamı Euro Bölgesi için ise yüzde 1.7’den yüzde 1.5’e düşürdü.

IMF’ye göre Avrupa için 2 büyük risk faktörü

IMF, Avrupa için iki büyük risk faktörü sıralıyor. Bunlardan birincisi Ortadoğu’nun iç savaşlarla dağılan ülkelerinden buraya yüzbinlerce sığınmacının akın etmesiyle başlayan kriz. İkincisi ise Yunanistan’ın Avrupa Birliği maliye politikalarını riske atacak kadar derinleşen borç krizi.

Stefan Grobe, euronews: Uluslararası Para Fonu’nda IMF Birinci Başkan Yardımcısı David Lipton’la birlikteyiz. Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Obama döneminin sonunda ABD ekonomisi nereye geldi? Bir sonraki yönetim için hangi zorluklar söz konusu olacak? Seçim kampanyalarında ülke ekonomisinin, istihdam rakamlarının gösterdiğinden çok daha kötü durumda olduğuna dair iddialar dolaşıyor. Sizin değerlendirmeniz nedir?

David Lipton, IMF Birinci Başkan Yardımcısı: Ekonominin yörüngesinde büyüdüğünü düşünüyoruz. Yüzde 2.4’lük bir rakamı yakalamıştı. 2016’da da bunun yine devam edeceğini düşünüyoruz. Bu bizce sağlam bir toparlanmayı gösteriyor.

Elbette, gelecekte, başkan Obama’nın yerine kim gelirse gelsin, sağlıklı bir ekonomik yapı devralacak, buna inanıyorum. Ama uzun vadeli zorluklar olacaktır. Başkanlık seçimi kampanyasında görüleceği gibi, Amerikan halkı arasında hoşnutsuzluk yaratan çok şey var. Orta sınıf çok memnun değil.”

Lipton: “Sığınmacılar işgücü piyasası zayıf bazı ülkeler için avantaj olacaktır”

euronews: Suriyeli mülteciler konusu, Amerika Birleşik Devletleri’nin hemen burnunun dibinde hissettiği bir sorun değil ama Avrupa için bu öyle. En büyük sorunlardan biri. İş piyasası için de Avrupa halklarının sosyal dokusu için de önemli bir sorun. IMF, Avrupa Birliği’nin bu sorun karşısında geliştirdiği ekonomik çözümden memnun mu?

David Lipton: Almanya’nın bölgenin lideri olmasının çok önemli olduğuna inanıyorum. Çok önemli sorunlar var. Sınır kontrolleri, maliyet paylaşımı gibi hala karar verilmesi gereken sorunlar. Ülkelerin bu akışı kabul etmesi çok önemli. Bazı ülkeler var ki işgücü piyasası zayıf olan bu ülkeler için bu göç akışı onlara ekonomik nüfus açısından yardımcı olacaktır. Ancak bu sadece insanlar iyi karşılanırsa, eğitimden geçirilirse, istihdama dahil edilirse geçerli olacak bir durum. Uzun vadede bu göçün, iyi yönetilirse Avrupa için artıları olacağına dair çalışmalar yaptık. Umarım böyle olur.

Yunanistan’la yapılan anlaşmaların birbirleri ile denkleştirilmesi gerekiyor

Stefan Grobe: Ve son olarak Yunanistan. IMF ile Yunanistan yetkilileri arasında son dönemde bir polemik yaşandı. Ama IMF ile Avrupa Birliği arasında da bir anlaşmazlık var. Son olarak borç ertelenmesi dışında varılan ortak çözüm ne olabilir?

David Lipton: Yunanistan’ın problemlerin üstesinden gelmesini istiyoruz. Bunun için önümüzdeki döneme ilişkin yapacakları bazı reformlara uyarlanabilecek nitelikte bazı bütçe ayarlamaları yapmaları gerekiyor. Ayrıca, Yunanistan’ın kreditörlerine karşı üstlendiği yükümlülüklerinin de bu bütçe düzenlemeleri ile uyumlu olması gerekiyor. Bütçe hedeflerinizi bir kez önünüze koyduğunuzda, geri ödeyecebileceğiniz yıllık kredi miktarını da kestirmiş olursunuz.

Şu anda mevcut borç sözleşmeleri, geçen Ağustos ayında inşa edilen bütçeleme pozisyonunda öngörülenden daha üst düzeyde borç yönetimi düzeni gerektiriyor.

Bir bakıma Avrupa, Yunanistan ile bütçe yükümlülüklerine uyması konusunda politik bir anlaşmaya vardı. Ayrıca şöyle bir şey de var, ekonomik anlaşmadakinden daha fazla ödemesine olanak verecek yasal bir anlaşma da söz konusu. Şimdi bu ikisinin denkleştirilmesi gerekiyor.