Son Dakika

Okunan haber:

Olimpiyatlar'dan akıllarda kalan efsane anlar


dünya

Olimpiyatlar'dan akıllarda kalan efsane anlar

Olimpiyat Oyunları tarihine damga vuran efsane anları sizin için derledik.

Nadia Comaneci, Montreal Oyunları

Comaneci Montreal Olimpiyatları’nın yıldızlarından biriydi. Romanyalı atlet ilk kez katıldığı oyunlarda yatay çubuklarda göz kamaştırıcı bir performans sergiledi. Kusursuz hareketleri eksiksiz 10 puanla ödüllendirildi. Skorbord üreticisi Omega daha önce 4 kareye ihtiyaç olup olmadığını sormuştu, zira atletlerin mükemmel skor olan 10’u elde etmesi neredeyse imkansızdı. Comaneci imkansızı başardığında ekranda ilk anda 1.00 rakamları görüldü. Salondaki kalabalık bu manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. 14 yaşındaki yetenekli atlet, 6 kusursuz skor daha elde etti. Comaneci, hem çubuklarda, hem de denge aletinde altın madalyanın sahibi oldu ve Romanya’dan Olimpiyatlar’a katılıp bu düzeyde altın madalya kazanan ilk atlet olarak tarihe geçti.

Emile Zatopek, Helsinki Oyunları

Emile Zatopek, uzun mesafe koşucuları arasında özel bir yere sahipti. 1948 Londra Oyunları’nda 5 bin metrede gümüş madalya, 10 bin metrede ise altın madalya kazanmıştı. Rakibi Jim Paters Londra’da 10 bin metrede Zapotek’e karşı kaybetmiş olmanın hayal kırıklığı Helsinki’de maraton koşmaya karar verdi. Zapotek daha önce maraton koşmamıştı ve bu alanda rekor Peters’ın elindeydi. Zapotek’in oyun planı Peters’ın hızına ayak uydurmaktı. Yarış başladıktan bir müddet sonra, Çek koçucu İngiliz rakibi Peters’a hızının yeterli olup olmadığını sordu. Peters ise Zapotek’i erken yormak için “yeteri kadar hızlı değilsin” dedi. Bu, Peters’ın Zatopek’i yarışta son görüşü oldu. Hızını artıran Emile Zatopek finiş çizgisini Olimpiyat rekorunu kırarak geçti. Ayrıca 5 bin ve 10 bin metrede de altın madalyanın sahibi oldu.

Dick Fosbury, Mexico Oyunları

1960’larda yüksek atlamada iki metot kullanılıyordu. İlki makas atlama adı verilen, sporcunun önce ilk bacağını atıp ardından inişe geçerken diğer bacağını birleştirdiği atlayış şekli. İkincisinde de atlet yüzü yere bakacak şekilde vücudunu engelin üzerinden aşırdığı ‘batı rulo’ adı verilen metot. Fosbury her iki atlama şeklinde de sınırlı bir başarıya sahipti. Batı rulo ile 1.63 metreye kadar çıktı. Bu dünya rekorundan 60 cm daha azdı. 1968 OLimpiyatlar’ından bir yıl önce dünya klasmanında 61. sırada yer alıyordu. Fakat Mexico Oyunları’nda daha önce hiç görülmemiş bir atlama stili ortaya koydu ve çubuğa sırtını dönerek atladı. Oyunlar öncesi meşhur bir atlet değildi, fakat 2.18’lik derecesiyle altın madalyaya uzandığında artık herkes onun bu disipline kazandırdığı yeni stilden bahsetmeye başladı.

Fanny Blankers-Koen, Londra 1948

1938 Oyunları’nda dünya rekorunun sahibi olan Hollandalı koşucuyu parlak bir kariyer bekliyordu ancak İkinci Dünya Savaşı’nın karanlığı çöktü Avrupa’nın üstüne. Savaşın ardından 1948 Oyunları düzenlendiğinde Fanny Blankers-Koen 30 yaşına gelmişti ve 2 çocuk annesiydi.

Fakat o ‘uçan ev kadını’ lakabı için karalıydı ve Londra Olimpiyatları’na 100 metreyi 11.2 saniyelik derecesiyle birinci bitirerek başladı. Altın madalyalarını 80 metre finalinde ikiye çıkardı. 200 metre ve 4×100 metre yarışlarını da zirvede tamamlayarak 4 madalyayı boynuna taktı. Blankers-Koen, Olimpiyat madalyası kazanan ilk Hollandalı kadın oldu. Üstelik bir oyunda 4 altın madalya kazanan ilk kadın sporcu unvanı da ondaydı.

Dünyanın bir çok noktasında bulunan gazetecilerimiz uluslararası haberleri, yerel bakış açılarıyla sizlere ulaştırıyor. Haberle ilgili daha fazla detaya haberin yazıldığı dilde ulaşın.

Bir sonraki konu

dünya

Şii ile Sünni arasındaki fark nedir?