Son Dakika

Okunan haber:

Geleceğin arabaları sürücüye ihtiyaç duymayacak


futuris

Geleceğin arabaları sürücüye ihtiyaç duymayacak

Yoğun bir otobanda araba kullanıyoruz. Hızımız saatte 70 kilometre ve direksiyonda kimse yok. Otomobil kendini sürüyor. İlk soru; güvende miyiz? Bir sonraki ise 10 yıl sonra sürücü kelimesi hala kullanılıyor olacak mı? Otonom araç teknolojisini geliştiren öncü firmalardan Volvo üretimi araba test sürüşüne çıktı.
Aracı Volvo Grubu, Araştırmacı Mühendislerinden Daniel Tidholm: “Çevrede seyir eden otomobilleri çok iyi algılayan bir araç. Öndeki arabayla her zaman mesafesini koruyor. Trafiği izliyor bu açıdan kendimi güvende hissediyorum. Gerçekten kendi sürücülüğümden daha güvenli” sözleriyle anlatıyor.

Volvo üretimiyle hemen hemen aynı olan Audi prototipi de eller serbest sürüş özelliğiyle dikkat çekiyor. İki Alman markası da daha önce otonom sürüşü denedi. Şimdi ise araçlarını oto pilotun yanı sıra başka teknolojilerle de uyumlu hale getiriyorlar.

Volkwagen Grubu Mekanik Mühendisi Birthe Finkendey: “Her şey yolundaysa, mesela 130 kilometreden daha hızlı kullanmıyorum, otoyolun da limiti belli, herkes şeridinden gidiyor ve tehlikeli bir durum yoksa, o zaman oto pilotu devreye sokuyorum. Zaten oto pilot devreye girebilir mesajı da geliyor bana. Direksiyondaki iki butona basmamla harekete geçiyor” diyerek otonom sürüş keyfini anlatıyor.

Bir Avrupa araştırma projesi olan otonom araçlar aynı zamanda yollarda ne olup bittiğini sensörleriyle izliyorlar. Trafiğin mevcut hızına göre hareket ediyor, manevralarına karar veriyorlar.

Volvo Grubu, Araştırmacı Mühendislerinden Daniel Tidholm:

“Sağ şeride geçmek istiyorum ve sağ pedala iki kere basıyorum. Sensörler o tarafı kontrol ediyor güzel bir aralık bulup direksiyonu sağa kırıyor. Uygun aralık bulunduğunda sinyal verip hız artırılıyor.”

Elbette otonom araçlar hala geliştiriliyor ve sürücünün arabayı kullanmasa bile acil durumlar için direksiyon başında olması gerekiyor. Avrupalı otomobil üreticileri kendi kendini sürüş özelliği taşıyan araçları geliştirmek için var gücüyle çalışmalar yürütüyor.

Otonom araçlar belli sayılarda kamera ihtiva ediyor, radarları var ve sensör teknolojisiyle çevrelerinde olup biten her şeyi algılıyor. Arabanın içindeki bilgisayara tüm veriler iletiliyor ve otonom beyin ne yapacağına anında karar veriyor.

Aracın beyni başka beyinlerle de iletişime geçiyor. Özetle otonom araçlar Nesnelerin İnterneti teknolojisini kullanıyor. Bu da yol sinyalizasyonları, çevredeki araçlar ve seyir halindeyken yakınında duran her akıllı aygıtla iletişime geçebiliyor demek.

Otobanlarda kontrolü ele alan araçlar şimdilik yoğun trafiğe sahip şehir içi sokaklarında sürüş özelliği sağlamıyor. Beklenmeyen ani değişimlerin sıkça yaşandığı sokaklarda sürücü arabasını kendi kullanıyor. Ama gelecekte çevresindeki araçlarla konuşabilen nesnelerin internetine dayalı bir gelecek çok yakın.

Ancak Volkswagen Grubu Araştırmacılarından Aria Etemad, tamamen otonom sürüşün tehlikeleri olduğunu ama gelecek yıllarda tamamen güvenli seyirin sağlanacağını belirtiyor:

“Şehir hayatında yalnızca aracınıza güvenemezsiniz. Ama gelecekte daha fazla sensörle, lazer yazıcılarla iletişime geçen, tüm araçların sürücüsüz gittiği, birbirleriyle bağlantıya geçtiği ve insanların hangi yollardan karşıya geçtiğini ön gören bir sistem yaratılabilir. Bu bilgiler ilk kullanılan araçla paylaşılır, alıcıların dışında da otomobilin bilgi depolaması sağlanabilir.”

ParisTech De Mines Üniversitesi araştırmacıları otomatik arabaların manevralarını kontrol edebilemesi için bir algoritma ürettiler. Bu sayede trafikte araçların hızlanıp yavaşladığını araç önceden anlayabilecek.

Bu sistemde kendini kullanan araçlar birbiriyle iletişime gerçek sollama yapabilecekler. Şu an gerçek hayatta henüz mümkün değil ama araştırmalar devam ediyor.

Otomasyon sürücülerine yolculuk esnasında boş zaman tanıyacak, kitap okumalarına oyun oynamalarına olanak sağlayacak. Peki ya acil bir durumda?

İsveç Gothenburg’da bu problem için uyarıcı alarm sistemi geliştirildi.

Volvo Grubu araştırma ekibinden Mikael Söderman: “Burada kontrol ettiğimiz sürücünün reflekslerinin ne kadar hızlı olduğunu araştırıyoruz. Kontrolü ele alırken ne kadar çevik ve nasıl davranacak? Direkt direksiyonu mu kıracak, yoksa yavaşlamayı mı seçecek?” sözleriyle trafikte meydana gelen sürprizler halinde sürücünün tepkimelerinin izlendiğini anlatıyor.

Atina Teknik Üniversitesi’nde ise otonom ve manuel araçların kıyaslaması yapılıyor. Mühendisler sürücüleri ve otonom arabada yolculuk yapanların daha fazla güven duyabilmeleri için iletişimin önemini vurguluyor.

Almanya’da üretilen yeni bir aplikasyonla ise otonom sürüş daha yenilikçi bir hal alacak. Led ışıklarla renklendirilen araçlar yol durumuna göre sürücüye bilgi verecek. Gerçekçi simülatör yaklaşan arabalarla dolu bir yolda sürücüyü test ediyor. Led ışıklar tıpkı uyarı levhaları gibi sürücüyü bilgilendiriyor.

Gelecek 10 15 yıl içinde tüm otomobillerin otonom teknolojiye geçmesi bekleniyor.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Chronos ile yanardağların patlama anı ön görülebilir mi?

futuris

Chronos ile yanardağların patlama anı ön görülebilir mi?