Son Dakika

Son Dakika

Okunan haber:

60 yaşındaki İtalyan astronot Paolo Nespoli'nin uzaya 3. yolculuğu


uzay

60 yaşındaki İtalyan astronot Paolo Nespoli'nin uzaya 3. yolculuğu

Astronotlar Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki (ISS) görevleri boyunca fiziki ve psikolojik strese nasıl dayanıyor? Paolo Nespoli Avrupa’da hala çalışmakta olan en yaşlı astronot. 60 yaşındaki bilim adamı hayatında üçüncü kez ISS gemisindeki yerini almaya hazırlanıyor. Bu zorlu misyonunda için hazırlık aşamalarını yakından takip ettiğimiz Nespoli, çocukluktan bu yana uzaya olan ilgisini anlattı.

Paolo Nespoli 60 sene önce, Sovyetler Birliği’nin uzaya gönderildiği ilk uydu Sputnik’in fırlatıldığı yılda dünyaya geldi. Yıllar sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin Apollo programı kapsamında, Youri Gagarine uzaya çıkan ilk insan oldu. İtalyan Astronot Paolo Nespoli, uzay alanındaki başarıların çocukluk hayallerini süslediğini anlatıyor:

“Aya doğru yükselen füzeleri izlemekle geçti çocukluğum. Ayın fethiydi. Gelecekte ve bir başka gezegende yaşayan ve ulaşım için bir çeşit jet uçaklar kullanan Jetsonlar gibi çizgi filmlerle büyüdüm.”

Nespoli için uzay günlük hayatının bir parçası haline gelse de hiç bir zaman bir rutine dönüşmedi.

Gezegenimiz üzerinde aylar süren denemeler sonucu, uzay ekiplerinin Uluslararası Uzay İstasyonu’na vardıklarında fiziki ve zihinsel olarak mikrogravite şartlarına uyum sağlaması gerekiyor.

Nespoli: “ Yaptığım ikinci ve önümüzdeki üçüncü uzun sürecek olan görevlerde uzayın adeta bir parçası olmamız gerekiyor. O gemide kendimizi iyi hissetmeli ve adeta Superman gibi uçmayı öğrenmemiz gerekiyor. Tüm bunlar zaman istiyor. Kafamızı bir yerlere çarpmadan bir noktadan diğerine giderken nasıl yapacağız şeklinde düşünmeyi bırakmamız yaklaşık 4-6 hafta sürüyor.”
  • “Uzaya çıkmak gençleştiriyor” *

2007 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’nun inşasında 2 hafta çalışan astronot, 2011’de ise bu gemide 6 ay geçirdi.

Peki bu üçüncü gidişi ne açıdan farklı olacak?

Nespoli: “Bu kez, sadece iyi sonuçlar elde etmek için tüm konsantrasyonumu harcamayacağım. Uzayda olmanın vermiş olduğu farklı duyguları daha derinlemesi hissetmeye çalışacağım”

Paolo Nespoli ve ekibi mikrogravitenin sunduğu benzersiz koşullardan yararlanarak yaklaşık 200 bilimsel deney gerçekleştirecek. Bir açıdan Dünya’da kalan araştırmacıların eli kolu olacaklar.

Nespoli: “Bir şeyleri keşfetme sevinci, insana coşku hissi veren belkide çocukların sahip olduğu fakat büyüdükçe yitirdiğimiz o heyecanı yeniden tattıran bir şey. Dolayısıyla uzaya çıktığınız zaman bu coşkuyu yeniden yakalıyor ve kim bilir belkide gençleşiyorsunuzdur.”

Astronotlar tüm kariyerleri boyunca formlarını korumaya dikkat ederek, düzenli olarak tıbbi muayenelerden geçiyor. Ancak kişiden kişiye sağlık durumları farklılık gösteriyor. ESA’nın sağlık görevlilerinden Filippo Castrucci “İnsanlar hakkında olağanüstü olan şey fizyolojilerinin göreceli olması. Yaşın sanıldığı kadar da önemi yok aslında. 60 yaşlarında olan fakat çok genç görünen ve fizyolojik açıdan 30 yaşlarındaki birinden daha yüksek bir performans gösterebilenlerle karşılaşmak büyük bir olasılık. “ yorumunda bulunuyor.

Mikrogravitenin insan vücudu üzerindeki etkileri

Uzun süren görevlerde uzay ekibinde çalışanların sağlığını koruyabilmeleri adına insan vücudundaki fonksiyonların yer çekiminin olmadığı ortamlarda nasıl değiştiğini anlamak büyük önem taşıyor. Avrupa Uzay Ajansı’nın astronot eğitmenlerinden Laura Andre-Boyet “beynin ve merkezi sinir sisteminin, yer çekiminin olmadığı bir ortamda nasıl çalıştığını ve insanın Dünya üzerindeki kadar ince ve doğru hareketlerde bulunup bulunulmayacağı araştırdıklarını” belirtiyor:

“Paolo’nun tüm makineleri kullanması, her türlü mekanik faaliyetleri yürütebilmesi ve Colombus cihazını takabilmesi gerekecek. Oldukça kapsamlı bir iş. Ardından daha önce yapılan tüm çalışmaların yeterli olup olmadığını ve söz konusu makineden istenen verimliliğin alınıp alınmayacağını gözden geçirmesi gerek.”

Uzay araçları insanlara göre tasarlanmalı

Uzay araştırmalarının geleceği, “mikrogravitenin etkileri hakkında bilimin ilerlemesi ve kardivasküler sistemindeki değişikler gibi insan vücudundaki değişim ve kemik kaybına bağlı” olarak gelişecek. Uçuş operatörü Filippo Castrucci, “İSS uzaydaki demir atma noktamız, daha ileri gidebilmemiz için veri tabanı oluşturmamıza ve planlı ilerlemeze yardımcı oluyor. Kas kaybı ve kemiklerin minerallerini kaybetmesi gibi durumların önüne astronotların kısmi veya tamamen yer çekimi ortamına koyulmasıyla geçilebilinir. Uzay araçlarının insanlara göre tasarlanması gerekiyor, insanlardan bu araçlara uyum sağlamaları beklenmemeli.”

Düşük Dünya yörüngesinin ötesine ne zaman geçilecek?

Avrupa Uzay Ajansı’nın (European Space Agency, ESA) önümüzdeki yıllar için hedeflerinden biri de düşük Dünya yörüngesinin ötesine geçebilmek. Bunun da Ay üzerinde kalıcı bir üs kurularak ve NASA’nın Mars’a “İnsanlı uzay uçuş programı” sayesinde yapılması planlanıyor.

Nespoli: “Youri Gagarine belkide uzaya ilk yolculuğundan 60 yıl sonra, Mars’a ve hatta Güneş sisteminin dışına kadar, daha ileri gidileceğini düşünüyordu. Fakat henüz o aşamada değiliz. Bilim insanları olarak bu keşfe devam ediyoruz, bilim yolunda ilerliyoruz ve bunu yapmak da zaten çok önemli. Kendi adıma bu çalışmalarda yer almak biz zevk ve onur verici.”

Önümüzdeki günlerde Paolo Nespoli, Rus ve Amerikan meslektaşlarıyla beraber , Youri Gagarine’in ilk uçuşu için kullandığı aynı platformdan kalkarak uzay tarihini yazmaya devam edecek.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Uzayın efsaneleri: Apollo 11 Projesi

uzay

Uzayın efsaneleri: Apollo 11 Projesi