Son Dakika

Son Dakika

Avrupa Birliği ve Dijital dünya

Avrupa Birliği dijital dünyayı önceliklerinden biri yaptı.

Okunan haber:

Avrupa Birliği ve Dijital dünya

Metin boyutu Aa Aa

Avrupa Birliği dijital dünyayı önceliklerinden biri yaptı. Avrupalı liderler geçtiğimiz ay Estonya’nın başkenti Talinn’de “Teknolojik Dönüşüm ve Avrrupa” temalı zirvede bir araya geldi. Ama dijital kelimesinin ardında birbirinden çok farklı meseleler saklı: ekonomik büyüme, inovasyon, güvenlik ve tabi düşünce özgürlüğü… Avrupa Komisyonu bünyesinde Dijital Ekonomi ve Dijital Toplumdan Sorumlu Komiser Maryia Gabriel, dijitalin beraberinde getirdiği tüm bu sorunlara çözüm arıyor. Gabriel’in görevleri arasında Avrupa dijital pazarını genişletmek, yenilikçi işletmeleri desteklemek ve aynı zamanda şirketlerin ve Avrupa Birliği vatandaşlarının internet üzerindeki güvenliğini sağlamak var.

Euronews: Avrupa Birliği Dijital pazarda Çin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi devlerin arasında nerede konumlanıyor ?

Mariya Gabriel, Dijital Ekonomi ve Dijital Toplumdan Sorumlu Komiser: Öncelikle şunu söylemek isterim: Her şey hızla değişiyor. Bugün dünden de fazla. Evet, Avrupa Birliği platformlar gibi bazı internet alanlarında öncülerden biri değil, ancak dijital dünyanın altyapısı gibi görünmeyen bölümlerinde liderliğini sürdürüyor. Örneğin nanorobot biliminde, güvenlik çiplerinde… Bugün hedefimiz, sahip olduğumuz potansiyeli pazarda lider konumuna gelmek için kullanmak ve bunu temel haklara saygı çerçevesinde vatandaşların güvenliğini sağlayan bir yaklaşımla gerçekleştirmek. Öte yandan, dünya pazarında bir yer edinmek, iş ortaklarımızla birlikte ilerlememizi sağlar. Ama işte tam da bu sebeple çözmemiz gereken sorunlar var. İlk olarak, bu alanda daha fazla yatırım yapılmasını sağlamalıyız. Çünkü cep telefonu ve internet platformları gibi alanlarda bugün rakiplerimizin gerisindeysek eğer bunun nedeni bu alanlara yeterince yatırım yapmamış olmamız. Bu nedenle, örneğin telkomünikasyon kanunlarını değiştirirken, 5G teknolojisinin bütün üye ülkelerde hızlı bir şekilde kullanıma girmesi için koordinasyonu sağlamak, lisans sürelerinin yönetimini iyi yapabilmek, yani 3G ve 4G’de yaptığımız hataları tekrarlamamak önemli bizim için.

Euronews: Fikir, Google, Facebook gibi internet devleri yaratmaya çalışmak mı ?

Mariya Gabriel, Dijital Ekonomi ve Dijital Toplumdan Sorumlu Komiser: Hayır. Başkalarının çoktan yaptıkları şeyleri kopyalamaya çalışmakla vakit kaybetmemeliyiz. Sahip olduğumuz yeniliklere odaklanalım. Bugün artık kaybedecek vaktimiz yok! Programımızda 24 yasama inisiyatifi var ama bunların sadece 6 tanesi tamamlandı. Daha hızlı ilerlememiz gerek.

Euronews: Siber güvenlikle ilgili olarak, vatandaşları ve işletmeleri rahatlatmak için, internette güven içinde gezinmeleri için ne gibi öneriler sunuyorsunuz ?

Mariya Gabriel, Dijital Ekonomi ve Dijital Toplumdan Sorumlu Komiser: Günümüzde siber saldırılar sınır tanımıyor. Hiçbir üye devlet bu sorunla tek başına başedemez. Bu sonuçları çok ağır olabilecek bir sorun. Avrupalı şirketlerin %80’i geçtiğimiz yıl içinde en az 1 kez siber saldırıya maruz kaldığını belirtiyor. Eylül ayında, Avrupa Birliği’nin ortak bir yaklaşım geliştirmesi adına bir dizi önlem planı hazırladık. İlk adım Avrupa Siber Güvenlik Ajansı ENISA’nın güçlendirilmesi. Görev süresi geçici değil devamlı olan bir siber ajansa ihtiyacımız var. İstikrar mesajı verecek, uzun süreli hedefleri olan bir ajans. Bu ajansa bir bütçe ayırmalı ve pratiğe yönelik görevler vermeliyiz. Siber güvenlikten bahsettiğimizde, benim için önemli olan konulardan biri de tehditlere ortak cevap verme kapasitemiz. Bugün, “büyük bir kriz anında kim ne yapacak?” sorusuna verebileceğimiz bir yanıt yok. Komisyon, eylül ayında bu soruya bir yanıt getirmeyi önerdi. İlk kez üye ülkelere ve kurumlara büyük bir saldırı durumunda uygulamaya konacak Avrupalı bir koordinasyon mekanizmasında karar kılmayı teklif ettik.

Euronews: Dijital içerik platformları üzerinde de yoğun olarak çalışıyorsunuz: hukuğa aykırı içerikler, nefret söylemleri, terörizm sempatizanları. Ne yapmak gerek ? Platformları daha ileriye gitmek, daha hızlı hareket etmeye zorlamak için yeni yasalar mı çıkarmalı ? Yoksa hukuğa aykırı içerikleri kaldrımaları için bu platformlarla işbirliği yapmaya devam mı etmeli ?

Mariya Gabriel, Dijital Ekonomi ve Dijital Toplumdan Sorumlu Komiser: Nefret söylemi, terörist propaganda veya çocukların cinsel istismarı gibi konular söz konusu olduğu anda çok katı bir şekilde hareket etmeliyiz. Ve bu tavır, Avrupa’da çok yeni. Bu öncelikle platformlarla diyalog anlamına geliyor. Platformlarla kurduğumuz bu diyalog sayesinde birçok souç aldık. Bu istikrarlı ve sürekli diyalog sayesinde, kaldırılan zararlı veya hukuğa aykırı içeriğin düzenli bir şekilde arttığını görüyoruz. Ancak bugün vermemiz gereken önemli bir mesaj var. Kaldırılmasını talep ettiğimiz içeriğin %41’i hala platformlarda. Bu içeriklerin 1 haftadan uzun süre kalmasını istemiyoruz. Analizlere göre, bu tarz içerikler en büyük etkiyi yayınlandıktan sonraki iki saat içinde yapıyor. Bu sebeple platformlarla işbirliği içinde, bu içeriklerin çok daha hızlı bir şekilde kaldırılmasını ve bunun şeffaflık kurallarına saygılı bir biçimde uygulanmasını istiyoruz. Yani bugün verdiğimiz mesaj çok açık: yaptığımız işi hızlandırmak, daha çok sonuç elde etmek istiyoruz. Ve bu bağlamda, bir etki değerlendirmesi yapmak, gerekirse paltformlarla ilişkide yeni bir etaba geçme hakkımızı saklı tutuyoruz.

Euronews: Yeni bir etaptan kastınız yasalar koymak mı? Aklınızda bu mu var?

Mariya Gabriel, Dijital Ekonomi ve Dijital Toplumdan Sorumlu Komiser: Mayıs 2018’e kadar bu alandaki ilerlemeler yeterli olmazsa yeni yasalar çıkarmayı öngörüyoruz evet.

Euronews: Bu sıralar çok sözünü ettiğimiz dosyalardan biri, internet devlerinin vergilendirilmesi: Google, Facebook, Amazon. Bu şirketlerin ödedikleri vergi herkesin aklını kurcalayan bir konu. Bu şirketler için Avrupa’da adil ve hakkaniyetli bir vergi nedir ?

Mariya Gabriel, Dijital Ekonomi ve Dijital Toplumdan Sorumlu Komiser: Eğer bu soruya bir cevabımız olsaydı, partnerimiz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD ile kendimize aralık ayına kadar vakit tanımazdık. Bu sorulmayı hakeden bir soru. Bu soru, vergi sisteminin başka bir ekonomi için düzenlendiği gerçeğiyle yüz yüze getiriyor bizi. Bu sistem dijital ekonomiyi bilmiyor, anlamıyor. Bugün şu soruya cevap vermek önemli: Değerin üretildiği yer neresi ? Dijital ortam bu soruya verilecek cevabı güçleştiriyor. Bu aynı zamanda bir adalet meselesi. Dijital ekosistem için birliğin içindeki ve dışındaki partnerlik ilişkilerinin işlemesi, gelişmesi önemli. Bunun için de herkesin bu ilişkinin kendi yararına olduğunu düşünmesi gerek. Gördüğünüz gibi, partnerlerimizle ortak bir çözüm bulmak için kendimize aralığa kadar vakit verdik. Ancak o zamana kadar hızlı bir çözüm üretemezsek, bu konuya kendimiz bir çözüm bulacağız.