Son Dakika

Son Dakika

Ankara Anlaşması'na başvuruda yüzde 6 bin artış

Okunan haber:

Ankara Anlaşması'na başvuruda yüzde 6 bin artış

Metin boyutu Aa Aa

İngiltere, Ankara Anlaşması kapsamındaki süresiz oturum izni başvurularını geçtiğimiz haftadan itibaren askıya aldı. Bu gelişme, uygulamadan faydalanan ve faydalanmak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını harekete geçirdi.

İngiltere İçişleri Bakanlığı, karara gerekçe olarak bu ülkede kendi işini kurmuş Türk vatandaşlarına yönelik muamelenin düzenlendiği yönetmelikte değişikliğe gidilmesini gösterdi. İlk başvuruda bir, sonrasında üç yıl uzatma alan vize sahipleri dört yılın sonunda süresiz oturum hakkı elde edebiliyorlardı. Değişiklikte henüz nihai bir karar alınmadı. Fakat yönetmeliğe son şekli verilene kadar süresiz oturum iznine başvuru olanağı kaldırıldı.

1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması, Türkiye vatandaşlarının Avrupa Birliği'ne (O dönemki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu'na) üye ülkelerde hizmet verebilmek için vize almalarına hak tanıyor.

Anlaşma sayesinde İngiltere'de yeni bir hayata başlayanlar şimdi imza kampanyaları ile seslerini duyurmaya çalışıyor ve Bakanlıktan bu kararın geri çekilmesini talep ediyor.

Başvurularda rekor artış

Geçtiğimiz yıl Ankara Anlaşması aracılığıyla İngiltere'de yerleşim vizesi almak için Türkiye'den 1.190 başvuru yapıldı.

Bu, İngiltere İçişleri Bakanlığı verilerine göre son 9 yılda yüzde 5 binin üzerinde artış demek.

2017 yılındaki başvurulardan 665'i onaylanırken, 325'i ise reddedildi.

Son yıllarda yurt dışına yerleşen sanatçı, ressam, yazılımcı ve gazeteci gibi farklı dallardaki meslek sahibi Türkiye vatandaşlarının sayısının arttığı gözlemleniyor.

Bunun arkasındaki sebeplere mercek tutabilmek için; Ankara Anlaşması yoluyla yakın zamanda İngiltere'ye yerleşen bir aileyle konuştuk.

Eşi inşaat, kendi ise denizcilik sektöründe çalışan ve adının gizli tutulmasını isteyen iş adamı, Türkiye'de hayatın her noktasındaki son gelişmelerin kendilerini yurt dışına yönelttiğini söylüyor.

Neden yurt dışına çıkma gereği duydunuz?

İlk nedenimiz Türkiye'deki iş hayatının insan taleplerini tamamen göz ardı etmesi, güvenlik ve hak meseleleri oldu. Özel sektörün aşırı kar hırsı ve bireysel olarak kendimize fazla vakit ayıramamak gibi şikayetlerimiz vardı. İstanbul’da yaşamamız da bunlara tuz biber oldu. Sosyal anlamda ruhumuzu doyuramıyorduk. Aşırı çalışma saatleri, hatta hafta sonları bile çalışma durumu bizi hayattan bir hayli soğuttu. Bu sebepler bizim iş yaşantımızla ilgili.

Ekonomik olarak değerlendirdiğimizde geliri fena olmayan bir aileydik. Aylık ortalama gelirimiz eşimle birlikte 10 bin TL'nin üzerindeydi fakat kazandığımız paranın hayatımızı olumlu yönde değiştirmemesi, bu paranın varlığını manasızlaştırmaya başlamıştı.

Gelelim işin en önemli bölümüne. İşin siyasal kısmına.. Bizi en çok kızdıran, yaralayan, kendi ülkemizden ayrılacak noktaya getiren kısmına. Gezi süresindeki yenilmişlik hissi, Türkiye muhalefetine vurulmuş ağır darbe, siyasal İslam'ın gün geçtikçe toplum içerisinde iktidar olması, şort giydiği için tekmelenen kadın, Özgecan'a yapılan tecavüz, eğitim sistemindeki gericileşme, Berkin Elvan'ın annesinin yuhalatılması, seçimlerdeki usulsüzlükler, bu usulsüzlüklere karşı örgütlenemeyen mücadele, ana muhalefet partisinin basiretsiz siyasetleri, Kürt siyasetinin hataları vs.

Yok olan adalet... İleride bir çocuğumuz olduğunda başından gaz fişeğiyle vurulma ihtimali... Bunların yanı sıra, istediği şeye muhalefet edebilme özgürlüğünün olması, istemediği şeylere 'hayır' diyebilme hakkı için geldik buraya veya Türkiye'den gittik. Son nokta olarak, 15 Temmuz ve sonrasındaki OHAL...

Neden İngiltere'yi tercih ettiniz?

Benim özelimde İngiltere seçimi çalıştığım sektörle alakalı. Açık deniz, petrol, doğalgaz platformları ve rüzgar türbünleri çalışma alanım içerisinde. İngiltere bu konuda dünya devi ve burada iş bulmamın çok daha kolay olacağını düşündüğüm için burayı seçtik. Türkçe dışında sadece İngilizce biliyorduk, ikinci sebep bu. Ankara Anlaşması ile oturum ve çalışma izni almanın kolay olması İngiltere'yi tercih etmemizdeki üçüncü sebep oldu.

Son 9 yılda Ankara Anlaşması ile İngiltere'ye yerleşmek isteyenlerin sayısı neredeyse yüzde 6 bin arttı. Sizce bu artışın nedeni neler?

İnsanların, daha doğrusu toplumun bir kesiminin Türkiye’den kaçma isteği ve Ankara Anlaşması'nın kolay olması ilk sebep olarak söylenebilir. Ben de Ankara Anlaşması'na başvurmadan önce diğer ülkeleri ve vize tiplerini gözden geçirdim, benim mesleğime en uygun ülke ve vize tipi buydu.

Türkiye ile İngiltere'nin artıları, eksiler ve son olarak anlaşmaya başvurmak isteyenlere hatırlatmak istedikleriniz neler?

Anlaşmaya başvurmak isteyenlere ilk önerim; burada gül bahçeleri yok. Gelecek olan ailelerin veya kişilerin çok iyi düşünmesini ve tüm olumsuzluklara karşı kendilerini hazırlamalarını tavsiye ediyorum. Sonuç olarak biz burada yabancıyız. Firmalar sizinle çalışırken iki-üç kere düşünüyor. Sizlere güvenmiyor. İlk işi almak oldukça zor. Tabi burada esnaflık veya kafe-bar işletecek olanlar ile ilgili değil bu söylediklerim. Burada mühendislik-mimarlık yapacak olan kişilerle alakalı. Burada ev tutmak zor, banka hesabı açmak zor. Türkiye'den getirilen para ile bir şeyler satın almak zor. Ama burada para kazanmaya başladığınız zaman hayatın ne kadar güzel olduğunu hissetmeye başlıyorsunuz. Türkiye'de ekonomik olarak ne kadar kazıklandığımızı, vergiler adı altında halkın soyulduğunu farkediyoruz.

Alım gücünün yüksek olması buradaki en güzel imkanlardan biri.

Evet burada da vergiler var. Örneğin araba fiyatları çok ucuz ama ortalama bir arabaya yıllık bin Sterling vergi ödüyorsunuz, aslında vergi değil sigorta. Yaşadığınız bölgedeki belediyeye ayda 100 Sterling vergi ödüyorsunuz ama hayatın ucuz olmasına karşılık bu vergiler insanın gözüne batmıyor.

Bu kadar eleştiri yanlış anlaşılmasın, tabi ki vatanımda yaşamak isterdim. Keşke Türkiye’deki düzenim bozulmasaydı, ana dilimde arkadaşlarımla sohbet edebilseydim ama maalesef olmadı belki daha güzel yarınlarda…