Son Dakika

Son Dakika

Soprano Sonya Yoncheva 'Poppea'nın Taç Giyme Töreni'nde büyüledi

Okunan haber:

Soprano Sonya Yoncheva 'Poppea'nın Taç Giyme Töreni'nde büyüledi

Soprano Sonya Yoncheva 'Poppea'nın Taç Giyme Töreni'nde büyüledi
Metin boyutu Aa Aa

Feminen ve duygusal vokali ile en önemli opera yıldızlarından bir olarak kabul edilen Soprano Sonya Yoncheva, İtalyan besteci Giuseppe Verdi'nin en ünlü oyunu Otello'dan sonra bir başka italyan besteci Claudio Monteverdi'nin L'incoronazione di Poppea adlı eserine de farklı bir soluk getiriyor.

Salzburg Festivali'nde sahnelenen barok tarzı bu yeni yapım, Roma İmparatoru Neron'un metresi olan Poppea'nın entrikalar içinde imparatoriçe tacını giymek için başvurduğu zulüm ve şehveti gözler önüne seriyor.

Verdi'nin bu operasının da psikolojik ve dramatik açıdan çok iyi örüldüğü görülüyor.

Oyunun ana karakterlerinden Roma İmparatoru Neron'u bu sefer şarkıcı Kate Lindsey oynuyor. Nero’nun güce aç ve acımasız metresi Poppea’yı ise Bulgar opera yıldızı Sonya Yoncheva canlandırıyor. Kariyerine Barok tarzı eserler seslendirerek başlayan ardından 2010 yılında Operalia ödülünü kazanan Yoncheva'nın bu oyunda da farkını ortaya koyuyor.

Yoncheva, Poppea'nın Neron ile yaşadığı ihtiraslı ilişkiyi "Onu seviyor, ondan nefret ediyor ve onu cezalandırmak istiyor ama aynı zamanda ona sahip olmak istiyor." şeklinde tanımlıyor. On göre sapkın bir aşk hikayesi olan bu ilişkide Poppea, Neron'a hayranlık duyuyor, çünkü onun bir tanrı olduğunu düşünüyor ama aynı zamanda onun kusurlarını da görüyor.

Oyunu yöneten Jan Lauwers ise bu operayla ilgili olarak şu yorumda bulunuyor: "Bu inanılmaz ahlak dışı bir hikaye. Belkide bu, şimdiye kadar yazılmış en karanlık opera. Poppea güç elde etmek için herkesi öldürmeye hazır ve hepsi de sahip olduğu tutku yüzünden."

Oyunu izleyen operaseverlere Arts Florissants orkestrası ile eşlik eden barok üstadı William Christie ise klavsenin başında yer alıyor. O ve Yoncheva on yıl önce tanıştı. Yoncheva bu tanışıklığı "Aramızdaki ilk görüşte aşktı, müzik ve sanatsal özgürlüğün inanılmaz bir birleşimiydi. Barok dönemini onunla keşfettim. Renkleri, titremeleri ve telafuzları, sessizliği" diyerek özetliyor.

Yönetmen Jan Lauwers barok üstadı Christie ile oyun öncesi yaşadığı bir hatırayı da “William Christie ben orkestrayı yönetmeyeceğim dedi. Ben de ona o zaman bende yönetmenlik yapmayacağım dedim. Sonra şarkıcılara döndük, o zaman siz de opera santaçısı gibi davranmayım, bakalım ne olacak dedik" şeklinde aktarıyor.

Oyunun şehvet zulüm boyutuna da dikkat çeken Yoncheva, “Gördüğünüz gibi sahne bedenlerle dolu. Poppea’da tıpkı Neron imparatorluğu gibi kan ve ölüm üzerine inşa edilmiş. Ölü bedenler üzerine kurulmuş ve bedenin sahip olduğu zevkler üzerine inşa edilmiştir" tespitinde bulunuyor.

Yönetmen Jan Lauwers oyunun sonunda çalan Monteverdi'nin aşk şarkısını "bugüne kadar en aptal insanlara yazılmış en iyi aşk şarkısı" olarak nitelendiriyor.

Yoncheva ise, son düette,“Söyle bana, söyle bana eğer gideceğin doğruysa seni zincirlemek istiyorum. Gerçekten gidiyor musun? sözlerinin kendisini çok etkilediğibi oyunun ana temasının hep bu güç ve çelişkiler üzerine kurulu olduğuna dikkat çekiyor. Yoncheva ayrıca oyunun genelinde "Seni seviyorum ama...” olarak ortaya çıkan bir şüphe olduğunu belirtiyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Preet Bharara: Trump'ın azledilme ihtimali yükseldi

İtalya'da köprüler neden çöküyor?

ABD Başkanı Trump: Beni azletmeye çalışacaklar

Daha fazla MUSICA