Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Eşcinsel davranışı hangi faktörler etkiliyor?

Eşcinsel davranışı hangi faktörler etkiliyor?
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Genlerimizin cinsel tercihlerimizi nasıl etkilediği hep merak konusu olmuştur. Eş cinselliğin genetik mi yoksa dış etkenlerden mi kaynaklandığı sorusu büyük tartışmalara yol açıyor.

Bu konuda şimdiye kadar yapılan en kapsamlı bilimsel araştırmalardan birisi olan yeni bir çalışma bir kişinin kendi cinsinden biriyle cinsel ilişkiye girmesinde genetik faktörlerin muhtemelen üçte bir oranında rol oynadığı sonucuna ulaştı. Ayrıca bu etki tek bir genden değil her birinin değişik oranlarda etki ettiği çok sayıda genden kaynaklanıyor. Çalışma tercihin geri kalan kısmında ise sosyal ve çevresel etkilerin belirleyici olduğunu ortaya koyarak sadece genleri kullanarak kişinin cinsel tercihini öngörmenin mümkün olmadığı sonucuna ulaştı.

Uluslararası çalışmanın baş araştırmacılarından olan ve MIT ile Harvard üniversitelerinin ortaklaşa kurduğu Broad Institute genetikçilerinden Benjamin Neale bilimin eşcinselliğin nasıl normal ve doğal bir şey olduğu konusunda insanların eğitilmesine katkıda bulunmasını ümit ettiklerini belirterek bu durumun genlerimize işlenmiş ve doğal çevremizin bir parçası olduğunu vurguladı.

Ulusal sağlık kurumları ve diğer ajanslar tarafından finanse edilen ve yaklaşık yarım milyon kişi üzerinde yapılan çalışma kadınlarda ve erkeklerdeki eşcinsel tutumların genetik detaylarının farklılık gösterdiğini ortaya koydu.

Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta da eşcinsel tutumun genleri ile bazı psikolojik rahatsızlıklar ve karakter özellikleri ile ilişkili genler arasında korelasyon bulunması. Fakat araştırmacılar bu kesişmenin sosyal önyargıya karşı gösterilen direncin oluşturduğu stresten kaynaklanabileceğini belirtiyor.

Science dergisinde yayınlanmasından önce bile tartışmalara neden olan çalışmaya bizzat Broad Institute'da çalışan bazı LGBTQ üyeleri de itiraz ederek sonuçların gay insanlara karşı bilimi kullanmak isteyen insanların eline malzeme verebileceğini savundu.

Endişelerden birisi genlerin eşcinselliği etkilediğinin ortaya konmasının ardından her ne kadar teknik olarak mümkün olmasa da eşcinsel karşıtlarının genlerle oynama ve embriyo seçimi çağrısı yapmasına yol açabileceği olarak belirtiliyor.

İtirazlara rağmen yayınlanmasının hemen ardından Broad Institute araştırmayı eleştiren makaleleri de internet sitesinden yayınladı.

Araştırma İngiltere'de Biobank veritabanında 2006 ile 2010 yılları arasında sağlıkları ile ilgili kapsamlı bir anketi dolduran 40 ile 69 yaş arasındaki 408 bin kadın ve erkeğin genetik verisinin incelenmesi ile yapıldı. Bunun yanı sıra gen testi hizmeti veren 23andMe müşterisi 70 bin kişinin verileri de kullanıldı. Çalışmada sadece Avrupa kökenli beyazların olması çalışmayı yürüten araştırmacılar tarafından sınırlandırıcı faktörlerden biri olarak gösteriliyor.

Çalışmada sadece temel olarak "kişinin hayatı boyunca bir kere dahi olsa kendi cinsiyetinden biri ile cinsel ilişkiye girip girmediği" sorusu üzerine odaklanılırken Biobank veritabanında bu soruya olumlu cevap verme oranı yüzde 3 olurken 23andMe veritabanında bu oran yüzde 19 civarında oldu.

Araştırmadaki sınırlamalara rağmen bu alanda daha önce yapılan çalışmalardan daha kapsamlı olması nedeniyle diğerlerinden ayrılıyor.