Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Yeni en yüksek binanın mimarı Calatrava: Dünyayı gelecek nesillere bulduğumuz gibi bırakmalıyız

euronews_icons_loading
Yeni en yüksek binanın mimarı Calatrava: Dünyayı gelecek nesillere bulduğumuz gibi bırakmalıyız
©  euronews   -   Credit: Dubai Tourism
Metin boyutu Aa Aa

Malmö'de Dönen Kule, Expo 2020'de Dubai Kanadı, Rio'da Yarın Müzesi ve şimdi de dünyanın yeni en yüksek binası Dubai Koyu Kulesi...

Mimar Santiago Calatrava, birçok ülke ve şehirde inşa ettiği ikonik yapılarıyla ve kendine has mimari tarzıyla tanınıyor. 1951 yılında İspanya'nın Valensiya kentinde dünyaya gelen Calatrava, aynı zamanda akademik çalışmalarıyla da alanında en saygın isimlerden biri.

euronews'in bu haftaki konuğu Mimar Santiago Calatrava, kariyerini nasıl seçtiğini ve kendisine ilham veren kaynakları anlattı.

CC BY-SA
Mimar Santiago CalatravaCC BY-SAWilson Center

euronews: Öncelikle neden mimarlık kariyerini seçtiğinizi anlatabilir misiniz?

Santiago Calatrava: Ortaokuldan sonra bir sanat okuluna gitmek istedim. Paris'te Notre Dame Katedrali’ne gitmiştik. Saat 11 civarındaydı ve ışık o gül desenli pencerelerden içeri yansıyordu. Renk ve ışık cümbüşüyle gözlerimi açtığımda mimarlığın da aslında bir sanat olduğunun farkına vardım.

Ben mimarlık eğitimi alırken bunu bir sanat olarak değerlendirdim. Aynı zamanda inşaat mühendisliği de okudum çünkü maddeler, mimarinin maddeselliği, inşaat kuralları, statik kuralları ve mimarinin matematiksel yönü hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak ve bu sayede mimariyi bir süreç ve sonuç olarak da daha iyi anlamayı istiyordum. Ama mimarlığın sanat olduğu fikri benim tercihimdeki ana sebep oldu.

euronews: Tarzınız “neo fütürizm” şeklinde nitelendiriliyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Santiago Calatrava: Gerçekte bir tarzım olup olmadığını bilmiyorum. Ama eğer varsa bu çağıma uygun bir stil. Tabii ki her zaman ileriyi düşünerek daha iyi nasıl olunabilir, hayatımız nasıl iyileşebilir, binalarımız nasıl daha cesur, daha güzel veya insanlar için daha uygun olabilir bunu arıyorum.

Bu da sonuç olarak geleceğe yansıyor çünkü bence gelecek en az şu anki kadar iyi olacak, ya da öyle umuyorum.

CC BY-SA
İsveç'in Malmö kentindeki Dönen Kule (Turning Torso Tower)CC BY-SAKmtextor

euronews: İspanya’nın Valensiya şehrinde doğdunuz. Memleketiniz, tarzınızı yıllar geçtikçe nasıl etkiledi ?

Santiago Calatrava: Büyümek için güzel bir yerdi çünkü bir tarafı Akdeniz’e bakıyor. Tüm dünyaya açık bir şehir çünkü deniz var. Geleneksel olarak da açık ve çok sayıda muazzam anıt var.

euronews: Mimarlık sürecinin size en heyecanlandıran kısmı nedir?

Santiago Calatrava: Ben en başından beri icat etmeyle ve projelerin kendisiyle çok ilgiliyim. Çok çizim yapıyorum. Bir sürü skeç yapıyorum ve şansıma, etrafımda bu çizimleri alarak gerçek projelere çeviren kişiler var. Onlar bunu gerçek bir inşaata çeviriyor. Demek istediğim, mimarlıkta etrafınızda çok sayıda iyi insana ihtiyacınız var.

euronews: Yıldız bir mimar olarak gösterilebilirsiniz ama elbette ne kadar iyi olduğunuzu etrafınızdaki takım belirliyor.

Santiago Calatrava: Bence bu durum, diğer mesleklere göre mimarlıkta daha öne çıkıyor. Mimarlığın mütevazı bir meslek olduğunu düşünüyorum. Şaşaalı değil. Çok uzun saatler çalışmayla alakalı bir durum bu, bazen günler, haftalar, aylar ve hatta yıllar sürebiliyor.

CC-BY-SA 3.0
İspanya'nın Kanarya Adaları'ndaki Tenerife OditoryumuCC-BY-SA 3.0Diego Delso

euronews: Şu an Dubai’deyiz. Neden Dubai bir mimari şehir olarak öne çıkıyor?

Santiago Calatrava: 14, 20, 25 ve 30 yaşlarındayken ne kadar hevesli olduğumu hatırlıyorum. Bu yaşlarda çok fazla enerjiniz, hayalleriniz ve umutlarınız var.

Bu, aynı şekilde şehirler için de geçerli. Dubai devasa, hevesli ve enerjiyle dolu bir yer. Günümüzü neredeyse yüzde 100 temsil eden şehirlerden biri çünkü neredeyse yüzde 100 bizim zamanımıza, bizim jenerasyonumuza ait.

Dünyanın yeni en yüksek binası

euronews: Dubai Koyu Kulesi’ni inşa ediyorsunuz ve son bulduğunda bu, dünyanın en yüksek binası olacak. Bunun için ilhamı nereden aldınız?

CC BY-SA
Dubai Koyu Kulesi maketiCC BY-SAMkckim

Santiago Calatrava: Dubai Koyu Kulesi için fikir uzun çelik sapı olan bir çiçekti. En üstü ise bir lale gibi. Neden bir çiçek ? Çünkü bunun çok güzel bir imaj olduğunu düşündüm. Çok sade, kendi üzerine odaklı ve herkese güzel görünebilecek bir şey.

euronews: İsveç Malmö’de Turning Torso Kulesini, Barselona’da Montjuic Communications Kulesini ve Expo 2020 Birleşik Arap Emirlikleri Kanadı projelerini yaptınız. İlhamlarınızdan bahsedebilir misiniz?

Santiago Calatrava: Ben, bu binalara kültürlerinin özünü ya da özün bir parçasını ortaya koymaya çalıştım. Bir kuşu düşündüm. Kanatları açık bir doğan düşündüm ve bu fikirden ortaya BAE Kanadı çıktı.

Mimarinin sınırları ve sürdürülebilirlik

euronews: Günümüz mimarisi sınırları nasıl zorluyor?

Santiago Calatrava: Günümüzde karbon fiber gibi maddeler, mimari anlayışı değiştirebilecek, yeni şekillere imkan kılacak ve sınırları geliştirebilecek özelliğe sahip. Sınırları genişleten diğer şeyler de örneğin enerjiye bağlı yeni teknolojiler. Bugünkü enerji anlayışımız 30 yıl öncesine göre çok farklı. Bugün sürdürebilirlik bizim için çok daha önemli.

euronews: Sizin yaptığınız Rio’daki Yarın Müzesi, sürdürülebilir mimarideki en iyi örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Sürdürülebilir mimari neden bu kadar önemli?

Santiago Calatrava: Dünya’ya iyi bakmalıyız çünkü sahip olduğumuz tek şey o, değil mi? Dünya bize nasıl bırakıldıysa bizden sonraki nesle de en az o güzellikte bırakmaya çalışmalıyız.

CC BY-SA
Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Yarın MüzesiCC BY-SAVinnyWiki

euronews: Sizi gelecekte ne bekliyor?

Santiago Calatrava: Ben, eğer yapabilirsem, hayatımın sonuna kadar çalışacağıma dair kendime söz verdim.

Yaptığım iş bana zevk veriyor, benim hevesli ve umutlu olmamı sağlıyor. Etrafımdaki insanları da seviyorum, beraber çalıştığım insanları. Ve eğer mümkün olursa son günüme kadar çalışmak istiyorum.