Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Business Line: Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail ticari bağlarını hızla geliştiriyor

euronews_icons_loading
Business Line: Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail ticari bağlarını hızla geliştiriyor
©  euronews   -   Credit: Dubai
Metin boyutu Aa Aa

İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasında ilişkilerin normalleşmesinden bu yana bu üç ülkeden şirketler iş birliğini geliştirmek ve yeni pazarlardan yararlanmak için çaba gösteriyor.

Dubai merkezli Al Habtoor Grup, otomotivden konaklamaya kadar birçok sektörde faaliyet gösteren milyarlarca euroluk bir şirket. Kurucusu Khalaf Al Habtoor, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesinden hızlıca yararlanarak orada ofis açma planlarını duyurdu.

euronews, Al Habtoor'a İbrahim Anlaşmaları’nın hem Emirlikler hem de İsrail’deki işletmeler için ne anlama geldiğini sordu.

Uzun yıllardır iş birliği çağrısı yaptığını söyleyen Al Habtoor şöyle konuştu:

"İsrail’le iletişim kurmamız gerektiğini, genel olarak İsrail’in iletişim kurması gerektiğini her zaman söyledim. Araplardan, Filistinlilerden vs. bahsediyorum. Bu çok önemli. Biliyorsunuz, onlarla sınırımız yok. Dünyanın her yerinden birçok Yahudiyle ve İsraillilerle de bir ilişkim var. Bunun her iki ülke için de faydalı olacağını düşünüyorum. Şimdi suları test etmemize izin verin. İki ülke arasındaki çıkar nedir? Biz ne fayda sağlayacağız ve onlar bizden ne fayda sağlayacak? Ama ben iki ülke arasında iyi, olumlu şeyler olacağını görebiliyorum. İsrailliler teknolojide çok ileride ve biz bu alanda iş birliği yapacağız"

Al Habtoor Grup sürücüsüz araçlar ve akıllı şehirler için 3 boyutlu haritalama geliştiren Intel’in İsrail merkezli yan kuruluşu Mobileye ile iş birliğini duyurdu.

Siyasi olarak tartışmalı olsa da İbrahim Anlaşmaları, Emirlikler ve İsrailli girişimciler için karlı ilişkiler kurmada fırsatlar dünyasının kapılarını açtı.

Kaliforniya yangınları şarap endüstrisini nasıl tehdit ediyor?

Kaliforniya tarihinin en büyük orman yangınları, eylül ayında Amerika Birleşik Devletleri eyaletini sarstı. Şarap üreticileri, dumandan etkilenen üzümlerin, yıllık 37 milyar euro değerindeki bir sektörde devasa kayıplara yol açarak, 2020 yılı mahsullerini bir felakete dönüştürebileceğinden korkuyor.

Kaliforniyalı şarap üreticileri, yıkıcı orman yangınlarının ardından 2020 yılı mahsulünün ne kadarının zarar gördüğünü ölçecek araçları olmadığı için büyük kayıplarla karşı karşıya.

Kaliforniya, Davis Üniversitesi’nden araştırmacılar, dumanın üzümleri etkileyip etkilemediğini ölçmek için yeni erken test yöntemleri geliştirmeye çalışıyor. Ancak bu basit bir prosedür değil.

Üniversite'den Dr. Anita Oberholster, "Bu bileşenler üzümün dışında kalmıyor. Aslında kabuğun içine emiliyor ve bu nedenle onu yıkayamıyorsunuz. Elde ettiğiniz şarapların tadı ve kokusu aşırı küllü ve dumanlı olabilir ve bu çoğu insanın şarabında istediği bir özellik değil" şeklinde konuşuyor.

Kaliforniya artık her yıl endişe verici ölçekte orman yangınlarıyla karşılaşıyor. Yayılmalarını kontrol altına alacak çözümler olmadıkça, şarap endüstrisindeki dünya standartlarında bir ağırlık, hayatta kalmak için çetin bir mücadele verebilir.

'Esnek çalışma alanları' geleneksel ofislerin yerini almaya aday

İngiltere’de çalışanlar, Covid-19’un yayılmasını önlemeye yardımcı olmak için bir kez daha evden çalışmaya teşvik ediliyor. Ve bu da bazı insanların ofis alanlarının nasıl olması gerektiğini bir kez daha hayal etmesini sağlıyor. “Esnek çalışma alanları” burada devreye giriyor ve bazılarına manikürcüler, çatı terasları ve hatta yatak odaları gibi alışılmadık avantajlar sunuyor.

Geleceğe ilişkin belirsizlik, çoğu işletmenin artık uzun vadeli ofis kiralamayı uygulanabilir görmediği anlamına geliyor. Ve bu, Londra’nın Blackfriars semtindekine benzer esnek çalışma alanları için yeni bir pazar oluşturuyor.

Eğilim tasarımcıları bir ofis nasıl olmalı fikriyle eğlenmeye yönlendiriyor. Tasarımcı Sam Kopsch, insanlar için mutluluğu neyin tetiklediği üzerine araştırma yaptıktan sonra bu iç mekanları yarattı.

Kopsch, "Mutluluğun ne olduğu üzerine insanların fikrini almak için anketler gönderdik ve bu mutluluğun ne olduğundan hangi renklerin mutluluğu tetiklediğine kadar her şeyi kapsıyordu. Cevaplar, kamusal alanlar, açık havada olmak, plajda olmak, yürüyüş yapmak, çocukluk anıları, oyuncak trenler, dev böcekler gibi şeylerdi ve biz bunu tüm alana uyguladık.”

Mekanlar, sosyal mesafeyi teşvik etmek için dikkatlice inşa edilebilir ve evde çalışılan aylar sonrasında mekan değişikliği ruh sağlığı ve üretkenlik için önemli.

Yaygın bir şekilde evden çalışma politikası sona erse bile, geçmişin çalışma alanlarının geçmişte kalma ihtimali yüksek. Ve toplantı salonları daha çok bir çocuk odası gibi görünebilir!