euronews_icons_loading
Bucha, UKRAINE

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin üzerinden tam bir ay geçti. Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en büyük askeri eylem olarak nitelendirilen savaşta binlerce kişi hayatını kaybetti, şehirler enkaza döndü, milyonlarca insan mülteci konumuna düştü. Uluslararası güvenlik düzenini alt üst eden savaş, küresel ekonomide tehlikeli dalgalanmalara yol açtı.

Rusya saldırısı püskürtülse ve Rus ekonomisi, Batı yaptırımlarının da etkisiyle zayıflatılsa bile Putin'in geri adım atma belirtisi göstermediği belirtiliyor.

Rublenin değer kaybı ve yükselen fiyatlara rağmen, kamuoyu yoklamaları Putin'e güçlü bir halk desteği olduğunu ortaya koyuyor.

Gözlemciler bu sonuçları, Kremlin'in propaganda kampanyasına ve muhalefete yönelik baskılara bağlıyor.

Putin, Ukrayna'nın tarafsız bir statü benimsemesini, NATO'ya katılma talebini çekmesini, silahsızlanmayı kabul etmesini, Rusya'nın Kırım üzerindeki egemenliğini tanımasını ve Donbas bölgesindeki iki bölgenin bağımsızlığını tanımasını talep ediyor.

Zelenskiy, Ukrayna'nın güvenlik garantileri nezdinde tarafsız bir durumu tartışmaya hazır olduğunu açıkladı.

Kırım'ın statüsü ve ayrılıkçı bölgelerin ancak ateşkes ve Rus birliklerinin geri çekilmesinden sonra müzakere edilebileceğini dile getirdi.

Analistlere göre Putin, daha fazla zemin kazanmayı ve Zelenskiy'i taviz vermeye zorlamak için müzakere etmeyi umabilir.

Ancak Rus ve Ukraynalı müzakereciler, Vladimir Putin'le Vladimir Zelenskiy'nin tartışabileceği olası bir anlaşma taslağı hazırlamaktan çok uzak olduklarını belirtiyor.