Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Pınar Gültekin'in katiline 'haksız tahrik' indirimi infial uyandırdı; karara tepki yağdı

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Kadın derneklerinin protestosu
Kadın derneklerinin protestosu   -   ©  Osman Akça/Anadolu Ajansı

Muğla'da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in öldürülmesiyle ilgili davada sanık Cemal Metin Avcı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı, sanığın cezası uygulanan haksız tahrik indirimiyle 23 yıla indirildi. Bu karara sosyal medyada gün içinde tepki yağdı.

Siyasetçiler, sanatçılar ve sivil toplum örgütleri paylaştıkları mesajlarla kararı protesto etti.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Pınar Gültekin için adalet” etiketiyle tepkisini dile getirdi.

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, paylaşımında “Çok üzgünüm. Genç bir kadını diri diri yakan sanığa bugün haksız tahrik indirimi uygulandı. Bu bir ceza değil, ödüldür. Kadın cinayetleri, cezada caydırıcılık azaltılarak durdurulamaz.” ifadesini kullandı.

AK Parti MKYK Üyesi Şamil Tayyar da, Twitter hesabından bir açıklama yaptı; kararı “hukuk cinayeti” olarak niteledi ve Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) her yönüyle incelemesi gerektiğini dile getirdi.

Sanatçı Tarkan, “Cinayete, zorbalığa, şiddete uğramış tüm kadınlar için adalet istiyoruz. Bu caniliklerin azalması için ağır, caydırıcı cezalar verilmeli. Bir kılıf ve bahane bulunup hafifletilen cezalar değil. Hukuk dediğin erkekten yana değil, adaletten, haktan yana olmalı.” diyerek tepkisini sosyal medya hesabından dile getirdi.

Kararı eleştiren bir diğer sanatçı Zülfü Livaneli oldu. Livaneli, “Asıl tahrik, toplum vicdanını kanatan bir haksızlığa imza atmaktır. Maşeri vicdan diye bir şey var. Böylesi kararlar kadınlara karşı şiddeti teşvik ediyor. Bu karar, topluma meydan okumaktır. Adalet duygusunu sarsmaktır. Aklım isyan ediyor.” dedi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun paylaşımında ise “Kadınlar işkence ile öldürülürken faillere ödül gibi ceza veriliyor. Ayırımcı indirimlere son vereceğiz.” denildi.

“Ailece mahvolduk”

Baba Sıddık Gültekin de on üç duruşmaya da katıldıklarını ifade ederek, "Benim kızım diri diri yakıldı. Her şey ortada halen neyin savunmasını yapıyorlar anlamıyorum. Bu insanlara idam cezası verilse bile bu mahkemeye inanmıyorum. Her Muğla'ya gelişimde ölüyorum. İki yıldır tek isteğim adalet. Sizin vereceğiniz kararın emsal olması lazım, biz bunu istiyoruz. Hepsine mahkemenizce en ağır cezanın verilmesini istiyorum." diye konuştu.

Osman Akça/Anadolu Ajansı
Pınar Gültekin'in anne ve babasıOsman Akça/Anadolu Ajansı

Anne Şefika Gültekin de iki yıldır çocuklarının ilaçla ayakta durduğunu anlatarak, "Ailece mahvolduk. Adalet yerini bulsun artık. Kızlarımız, kadınlarımız ölmesin, en ağır cezayı almasını istiyorum." ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, aranın ardından sanık Cemal Metin Avcı'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Heyet, haksız tahrik indirimi uygulayarak sanığın cezasını 23 yıla indirdi.

Mahkeme, Mertcan Avcı ve diğer sanıkların beraatine hükmetti.

Aile, karara tepki gösterdi

Kararın ardından Muğla Adliyesi önünde açıklama yapan baba Sıddık Gültekin, karara tepki göstererek bunu kabul etmenin mümkün olmadığını, her türlü hukuki yola başvuracaklarını söyledi.

Mahkeme kararının canlarını yaktığını dile getiren Gültekin ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, "Bu, adalet mi? Bir anne babaya bu kadar işkence çektirmek adalet mi? Geceleri yatamıyorum, kabuslar görüyorum. Bu kararla yalnız benim kızım değil, bütün ailem öldü. Adaletin olmadığı yerde biz kendi adaletimizi kendimiz mi sağlayalım? Böyle olması mı lazım?" dedi.

Anne Şefika Gültekin de böyle bir karar beklemediklerini anlatarak, çok üzgün olduklarını ve bir kez daha öldüklerini ifade etti.

"Hukuken ve fiilen bize göre kabul edilemez bir karardır"

Avukat Epözdemir de iki yıldır hukuki mücadele verdiklerini, bu süreçle ilgili bir irade ortaya koymaya çalıştıklarını söyledi.

Osman Akça/Anadolu Ajansı
Gültekin ailesinin avukatı Rezan EpözdemirOsman Akça/Anadolu Ajansı

Verilen kararı “hukuk garabeti” olarak değerlendirdiklerini belirten Epözdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu karar hukuken ve fiilen kabul edilemez bir karar. Başsavcılık makamı, Cemal Metin Avcı ve Mertcan Avcı bakımından 'tasarlayarak canavarca hisle kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi. Şükrü Gökhan O, Selim Avcı, Ayten Avcı ve Eda K. bakımından ise 6 aydan 5 yıla kadar 'suç delillerini gizleme ve yok etmeden' ceza istedi. Biz iki yıldır diyoruz ki: 'Bu mahkemeye güvenmiyoruz, buradan bir adalet çıkmaz.' Üç kez reddihakim talebinde bulunmuştuk.” Epözdemir, karara itiraz edeceklerini kaydetti.

Öte yandan Pınar Gültekin'in fotoğraflarını taşıyan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve bazı kadın derneklerinin üyeleri, kararı ve kadın cinayetlerini protesto etti. Adliye önünden Sınırsızlık Meydanı'na slogan atarak yürüyüş yapmak isteyen protestoculara polis ekipleri izin vermedi. Yapılan görüşmeler sonrasında grup, polis koridorunda meydana kadar yürüdü.

Pınar Gültekin cinayeti hakkında neler biliniyor?

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin (27), 16 Temmuz 2020'de Akyaka Mahallesi'nde yalnız yaşadığı evinden ayrılmış, aynı gün ablasıyla telefonla görüştükten sonra kendisinden bir daha haber alınamamıştı. Ailesinin Akyaka Jandarma Komutanlığına kayıp ihbarında bulunması üzerine başlatılan çalışmada Gültekin'i tanıyan kişilerin listesi çıkarılmış ve bölgedeki güvenlik kamerası kayıtları incelenerek görgü tanıklarının ifadelerine başvurulmuştu.

Şüphe üzerine gözaltına alınan genç kızın eski erkek arkadaşı Cemal Metin Avcı, ilk ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmese de deliller ortaya konunca bir süre arkadaşlık yapıp ayrıldığı Gültekin'i bağ evinde öldürdüğünü, cesedini yaktıktan sonra varille Gülağzı mevkisindeki ormanlık alana attığını itiraf etmiş ve tutuklanmıştı.

Cemal Metin Avcı'nın kardeşi Mertcan Avcı da soruşturma çerçevesinde telefon sinyallerinin ağabeyiyle aynı zaman diliminde olay yeri ve yakınlarında tespit edilmesi üzerine jandarma ekiplerince gözaltına alınmış, “delil karartmak” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Dava süreci

Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Cemal Metin Avcı'nın "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, kardeşi Mertcan Avcı'nın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti. Yargılama sürerken Mertcan Avcı'nın tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ek iddianamede ise sanık Avcı'nın anne ve babası ile eski eşinin de aralarında olduğu bazı yakınlarının suç delillerini yok edip gizlediklerine dair haklarında yeterli şüphe bulunduğu kanaatiyle ayrı ayrı cezalandırılmaları istenmişti.

Yargılama sırasında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca "canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirak" suçundan Mertcan Avcı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesince savcılığa iade edilmişti.

Başsavcılığın itirazını kabul eden üst mahkeme, Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin “iddianamenin iadesi” kararının kaldırılmasına ve evrakın gereğinin yapılması için Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine iadesine hükmetmişti. Üst mahkeme, karar kesin olduğundan kanun yollarına başvurma olanağının da bulunmadığına oy birliğiyle karar vermişti.

Pınar Gültekin'in annesi Şefika Gültekin hakkında da duruşmada söylediği sözler nedeniyle tehdit ve hakaret suçlamasıyla 4 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenmişti.

Ek kaynaklar • AA