AB'nin Giriş/Çıkış Sistemi, sınır kaosunu önlemeye yönelik acil önlemlerin süresi dolunca yeniden baskı altında; büyük seyahat şirketleri, yolcuların yine uzun kuyruklar ve uçuş kaçırma riskiyle karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Uzun kuyruklar, kaçırılan uçuşlar ve sınır kaosu ile geçen bir yazın ardından, AB’nin Giriş/Çıkış Sistemi (EES) için öngördüğü acil durum esneklik önlemleri 6 Eylül itibarıyla sona erdi.
Geçici kurallar, yoğunluğu hafifletmek amacıyla, istisnai durumlarda üye devletlere parmak izi ve yüz taramalarını askıya alma imkânı tanıyordu.
Şimdi ise sektörü temsil eden kuruluşlar, yolcuların Avrupa’nın sınır kapılarında yeniden uzun gecikmelerle karşılaşabileceği uyarısında bulunarak, bu önlemlerin eylül sonrasına da uzatılmasını talep ediyor.
Havalimanları Konseyi Uluslararası (ACI) adlı sektör birliğine göre temmuz ayında bekleme sürelerinin beş saate kadar çıkmasının ardından bu çağrılar gündeme geldi.
Yoğun yaz sezonu boyunca özellikle Lizbon, Milano, Roma ve Krakow havalimanları ağır darbe aldı.
Karmaşanın büyük bölümünün nedeni arızalanan kiosklar, yetersiz personel ve sistemdeki genel aksaklıklar.
Ryanair temsilcileri, geçen yıl ekim ayında devreye girmesinden bu yana EES’i eleştiriyordu; şirketin operasyon direktörü Neal McMahon, bu hafta yaptığı açıklamada “AB’nin EES sürecini yönetme biçimi baştan sona tam bir fiyasko oldu” dedi.
McMahon sözlerini şöyle sürdürdü: “Havayolları, havalimanları ve sınır makamları, sistemin devreye girmeye hazır olmadığı, işlem sürelerini uzatacağı ve yolcular için aşırı kuyruklar yaratacağı konusunda Brüksel’i defalarca uyardı. Bu uyarılar görmezden gelindi ve gecikme ile aksaklıkların bedelini ödeyenler AB vatandaşları oldu.”
Avrupa Komisyonu’nun EES esneklik uygulamasını en az Nisan 2027’ye kadar uzatması gerektiğinde ısrar eden McMahon, “Yolcular, AB’nin başarısız EES uygulamasının bedelini ödemek zorunda bırakılmamalı” diye ekledi.
Öte yandan Holiday Extras (kaynak İngilizce)’ın CEO’su Matthew Pack de EES’i sert sözlerle eleştirerek şunları söyledi: “AB bunu açıkça söylemeyeceği için biz söyleyelim. Bu sınır sistemleri iflas etti... EES çalışmadı.”
Sözlerine şöyle devam etti: “Ortada iki AB sınırı kalıyor. Biri, duyurularda anlatılan; EES’in sorunsuz işlediği ve ETIAS’ın takvimine uygun ilerlediği sınır. Bir de sahadaki, tatilcilerin gerçekten kuyrukta beklediği, sınır görevlilerinin gelişi güzel uyguladığı ve herkesin gerçeği bildiği sınır var: Burada hiçbir şey planlandığı gibi işlemiyor.
“İşleyebilmek için bu kadar çok sessizce yapılan doğaçlamaya ihtiyaç duyan bir sistem henüz hazır değildir. Dürüstçe yapılması gereken, bunu kabul etmek, sistemi geri çekmek ve baştan, doğru şekilde kurmaktır.”
Bu eleştiriler, Avrupa Komisyonu’nun, EES’in bazı çevrelerin iddia ettiği kadar büyük bir felaket olmadığını ima eden açıklamasının ardından geldi.
Komisyon sözcüsü geçen hafta yaptığı açıklamada, “Sistem yaz boyunca genel olarak iyi işledi ve 6 Eylül’e kadar istisnai durumlarda biyometrik kayıtları geçici olarak askıya alma imkânımız vardı” dedi.
“Düzenleme yapılması gereken az sayıdaki üye devletle de yakın temas hâlindeyiz.”