Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor
Balinalar okyanuslarda sera gazlarını en çok emen canlıların başında geliyor.
Balinalar okyanuslarda sera gazlarını en çok emen canlıların başında geliyor.   -   ©  Getty/ lindsay_imagery

Balinalar küresel ısınmayla savaşta nasıl bir rol oynuyor?

Hepimiz balinaları Dünya üzerindeki en büyük memeli hayvan olarak biliriz. Okyanusun bu dev yaratıkları sudaki en küçük canlı organizmalardan biri olan planktonları yiyerek beslenir.

Ancak ABD'de yapılan bir araştırma, balinaların daha önce hiç bilinmeyen ilginç bir özelliğini ortaya çıkardı ve belki de küresel ısınma ve karbon salınımını durdurmada insanlığa en çok hizmet edecek hayvanlar onlar.

Hepimiz karadaki ağaçların ve denizlerdeki yosun ve resiflerin atmosferdeki karbondioksiti (CO2) emerek oksijen açığa çıkardığını biliriz. Bu doğru bir bilgi ancak, okyanusun bu dev yaratıkları da sudaki CO2'yi emerek küresel ısınmaya karşı büyük bir görev üstleniyor.

Balinalar sudaki karbondioksit gazını emerek vücudunda hapsediyor ve öldüklerinde de denizin dibine inip bu gazları okyanusun derinliklerinde tutuyor. 

Derin balina düşüşü (whale falls) denilen olay sayesinde balina karkası (kemikli et yığını) okyanus tabanına inerek burada derin deniz canlılarına onlarca yıl boyunca besin sağlayan karmaşık yerel ekosistemler oluşturuyor. Bu sayede balinaların emdiği karbon gazı deniz dibinde hapsoluyor ve yüzeye çıkmıyor.

Balinalar ve deniz yosunları (planktonlar) okyanuslarda en çok CO2 gazı emen canlılar

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) San Francisco şehrindeki deniz koruma alanında yapılan bir araştırmada derin balina düşüşlerinin, okyanuslardaki yıllık karbon emiliminin yaklaşık yüzde 60'ını gerçekleştirdiği belirlendi.

Bu da şu demek oluyor; balinalar, deniz yosunlarının karbon yüklerini okyanusun derinliklerine taşıdığı 'yosun ihracatı' ile tuzlu bataklıklarda karbon yakalayan deniz çayırlarından çok daha fazla karbondioksit emiyor.

Toplamda denizlerde 4 farklı habitat senede 5 bin mega gram karbon emilimi gerçekleştiriyor. Bu da 18 bin ton karbondioksit gazına eş değer. Greater Farallones Vakfı'na göre bu oran, deniz koruma alanlarında emilen karbondioksit miktarının tam 140 katına bedel.

Araştırmayı yapan deniz bilimciler balinalarla ve yosunlarla ilgili yapılan tespitin ardından, denizlerde koruma alanları ve temizleme işlemlerinden ziyade, bu tarz canlılarının habitatlarını korumaya odaklanılması gerektiğini belirtiyor.

Ancak insanların, balinaları koruma konusundaki geçmişinin pek de iyi olduğu söylenemez.

AP Photo
Kanada'nın doğu kıyısında bulunan Nova Scotia açıklarında karaya vuran bir balina. Balinalar avlandıkları zaman emdikleri tonlarca karbonu atmosfere geri bırakıyor.AP Photo

Balinaların nesli son yüzyılda yüzde 66 ila 90 oranında azaldı

Sanayi devrimi sonrası insanlar eti, yağı ve diğer özellikleri gerekçesiyle yüz binlerce balina avladı. 2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre balinaların sayısı eskiye nazaran yüzde 66 ila 90 oranında azalmış durumda.

Bilim adamları, son yüzyılda endüstriyel avcılık başlamadan önce balina popülasyonlarının (daha derinlerde beslenen ispermeçet balinaları hariç) okyanuslarda senede yaklaşık 1.9 milyon ton karbondioksit emilimi yaptığını tahmin ediyor. Bu da 400 bin otomobilin atmosfere saldığı yıllık karbon gazına eş değer.

Brodie Weeding/AP
Avustralya'ın Tazmanya adasındaki Strahan şehri açıklarındaki kara balinalar.Brodie Weeding/AP

Balinalar karaya vurduğu zaman ya da insanlar tarafından avlandığında kabondioksit emilimi yapamıyor. Daha doğru bir deyişle vücutlarındaki karbondioksit okyanusların dibine gömülmüyor ve atmosfere dağılıyor.

Balinalar güzellikleri itibarıyla korunmasa da ölüm anlarında doğanın dengesine yaptıkları büyük katkıları sebebiyle yaşamayı hak ediyor.

ABD Maine Üniversitesi Deniz Bilimci Andrew Pershing, 20'inci yüzyılda yapılan balina avcılığı sebebiyle 70 milyon ton karbon gazının atmosfere salındığını, bunun da 15 milyon aracın yıllık çıkardığı egzoz gazına eş değer olduğunu ifade ediyor.

Suda fotosentez yapan tek canlı fitoplanktonlar, balina dışkısıyla besleniyor

Balinaları değerli kılan bir diğer özellikleri de demir açısından zengin olan dışkıları. Balina dışkılarını yiyerek beslenen küçük fitoplanktonlar (küçük deniz yosunları) dünya genelindeki karbondioksit emiliminin yüzde 40'ını gerçekleştiriyor.

Su içerisinde fotosentez yapan tek canlı olan ve halk arasında "deniz otu" olarak bilinen fitoplanktonlar okyanus, deniz ve tatlı sulardaki besin zincirinin en önemli yapısını oluşturuyor.

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 2019'da yayımladığı bir araştırmaya göre doğal yolla ölen bir balina senede 33 ton CO2 emerken, bir ağaç senede yaklaşık 22 kilo karbondioksit emilimi yapıyor.