Sergi, köklenme ile özgürleşme arasındaki gerilimden beslenen kadın ve kuş figürleri üzerinden, dönüşümün eşiğindeki varoluş hâlini görünür kılıyor.
Pınar Yeğin’in ilk kişisel sergisi "Unfolding — Before Flight," 29 Nisan – 9 Mayıs tarihleri arasında ArtHan Gallery’de izleyiciyle buluşuyor.
Sergi, sanatçının sezgisel üretim pratiğini ve dönüşüm temasını merkeze alan işlerini bir araya getiriyor. Köklenme ile özgürleşme, güç ile kırılganlık, aidiyet ile hareket arasındaki gerilim, sergideki figürlerin taşıdığı temel duygusal ve düşünsel ekseni oluşturuyor. "Unfolding — Before Flight," tam da bu geçiş anına, henüz uçuş başlamadan önceki eşiğe odaklanıyor.
Pınar Yeğin’in pratiğinde üretim, düşünceden önce geliyor; anlam ise süreç içinde ve sonrasında belirginleşiyor. Sanatçı, özellikle kil ve farklı dokunsal malzemelerle kurduğu ilişkide, malzemeyi kontrol etmekten çok ona eşlik etmeyi tercih ediyor. Yumuşaklık ile direnç, toprak ile ateş, rastlantı ile dönüşüm arasında kurulan bu hassas denge, eserlerin dilini belirliyor.
Sergide yer alan kadın figürleri, kendi sınırlarını aşmaya çalışan, kırılganlıkla güç arasında salınan varlıklar olarak beliriyor. Sanatçının ifadesiyle bu figürler, kendi kabuklarını kırmaya çalışan, alışılmış alanların ötesine geçerek kendini gerçekleştirme arayışındaki karakterler. Ulaşılan her nokta onlar için bir sonuçtan çok yeni bir başlangıç anlamı taşıyor.
Eserlerde sıkça karşılaşılan kuş figürleri ise yalnızca özgürlüğün simgesi olarak değil, bireyin kendisi olma iznini kendine verebilmesinin bir ifadesi olarak öne çıkıyor.
Uçmaya hazır olanlarla yere daha bağlı görünen kuşlar arasındaki gerilim, özgürlük arzusu ile köklenme ihtiyacı arasındaki içsel dengeyi görünür kılıyor. Yeğin’in görsel dili, Anadolu ve İran’ın 12. yüzyıl seramikleriyle de bir ilişki kuruyor.
Tarihsel olarak kırılmalar ve dönüşümlerle şekillenen bu dönemin yaratıcı üretim mirası, sanatçının işlerinde çağdaş bir duyarlılıkla yeniden yorumlanıyor.
Seramikten nakışa, çizimden resme uzanan üretim pratiği, dikkatle yaşanmış bir hayatın izlerini taşıyor. Kilin fırınla geçirdiği dönüşüm gibi, bu eserler de baskı altında değişimi, biçim değiştirmeyi ve yeniden oluşumu yansıtıyor. "Unfolding — Before Flight," bu yönüyle, dönüşümün tam eşiğinde duran bir varoluş hâlini görünür kılıyor.
Pınar Yeğin, Harvard Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi aldıktan sonra Wharton School’da MBA programını tamamladı. Kariyerini uluslararası danışmanlık ve tasarım alanlarında sürdürürken, kurucularından olduğu Rumisu markası aracılığıyla disiplinlerarası bir üretim pratiği geliştirdi.
Zamanla odağını daha kişisel ve sezgisel bir üretim alanına yönelten sanatçı, özellikle seramikle çalışmaya başlayarak malzemeyle doğrudan ilişki kurduğu bir pratiğe geçti. Bugün çalışmalarını seramik, nakış, çizim ve resim gibi farklı mecralarda sürdürüyor.
Yeğin için üretim, önceden tanımlanmış bir anlamı gerçekleştirmekten çok, süreç içinde ortaya çıkan bir deneyim alanı. Düşünce üretimi takip ediyor; anlam ise zamanla şekilleniyor. Bu yaklaşım, sanatçının işlerinde açık, sezgisel ve sürekli dönüşen bir dil kurulmasını sağlıyor.
Gündelik hayatla iç içe geçen üretim anlayışı, temas ettiği malzemeler, karşılaştığı nesneler ve deneyimlediği mekânlarla birlikte gelişiyor. Bu nedenle eserler, dışarıdan kurulmuş temsiller olmanın ötesinde, sanatçının yaşamıyla paralel ilerleyen bir sürecin parçası olarak okunuyor.
Çocukluğun özgürlük hâline duyulan özlem de sanatçının pratiğinde önemli bir yer tutuyor. Tanımların ve sınırların henüz kesinleşmediği bu alan, üretim sürecinde yeniden açılıyor. Yeğin’e göre ilham, nefes almak gibi: çevreden alınan, içeride dönüşen ve yeniden dışarı verilen bir şey.
Bugün Pınar Yeğin’in çalışmaları, üretimle kurulan yakınlık ile ortaya çıkan sonuca duyulan mesafe arasında konumlanıyor. Bu gerilim, sanatçının pratiğinin gelişmesine ve yeni biçimlere açılmasına alan tanıyor.