Avrupa Halk Partisi (EPP) lideri Manfred Weber, Fas'a temmuz ayında Ceuta'ya giren tüm düzensiz göçmenleri geri kabul etme çağrısı yaparken, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in krizi yönetimini sert şekilde eleştirdi.
Avrupa Halk Partisi (EPP) lideri Manfred Weber, İspanya'ya bağlı Ceuta kentinin Fas sınırının istikrara kavuşturulamaması halinde Fas'ın “açık sonuçlarla” karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Weber'in açıklamaları, temmuz ayı sonunda yaklaşık 80 bin düzensiz göçmenin kente ulaşmasının ardından yeni “kontrolsüz durumların” yaşanabileceği endişesini gündeme getirdi.
Krizin patlak vermesinden bu yana Ceuta'yı ziyaret eden ilk üst düzey AB yetkilisi olan Weber, ziyareti İspanya'daki ana muhalefet lideri Alberto Núñez Feijóo ve Ceuta Özerk Yönetimi Başkanı Juan Jesús Vivas ile birlikte gerçekleştirdi.
Ziyaret, kent sokaklarında 3 binden fazla kişinin bulunmasının ardından kamuoyundaki hoşnutsuzluğun ve Başbakan Pedro Sánchez hükümeti üzerindeki baskının arttığı bir döneme denk geldi. Madrid, düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesi sürecini tamamlamakta zorlanırken, Fas makamları şu ana kadar kendi vatandaşlarının tamamını geri kabul etmedi.
Weber, “Sınırlarımızı istikrara kavuşturamazsak bunun açık sonuçları olacaktır. Bundan hiçbir şüphe yok,” dedi. Weber, AB ile Fas arasındaki ilişkilerde ticaret anlaşmaları, güvenlik işbirliği ve “büyük önem taşıyan diğer konulara” atıfta bulundu. Ancak söz konusu sonuçların neler olabileceğine ilişkin ayrıntı vermedi.
AB yetkililerine göre Fas, sınır denetimi ve göç yönetimi için ayrılan ek mali destekten, Brüksel ile uzun süredir beklenen ortaklık anlaşması kapsamında faydalanacaktı, ancak kriz patlak verdikten sonra anlaşmanın tamamlanması askıya alındı.
EPP lideri, yasa dışı yollardan ülkeye giren herkesin Fas’a geri gönderilmesi yönündeki çağrısını yineledi; aynı tutum Avrupa Komisyonu tarafından da destekleniyor.
Ancak İspanya Gençlik Bakanı Sira Rego, pazartesi günü Ceuta’da mahsur kalan refakatsiz küçüklerin çoğunun ulusal mevzuata uygun şekilde İspanya’da kalacağını söyledi. Bu karar, sağ kanattaki muhalefetin Ceuta'ya giren herkesin Fas’a geri gönderilmesini talep etmesiyle tartışma yarattı.
"AB’nin çok az ülkesinde böyle bir durumun beş haftadan fazla sürmesine izin verileceğini düşünüyorum," diyen EPP lideri, bu sözleriyle Sánchez’in krizi ele alış biçimini doğrudan eleştirdi.
Ayrıca olay yaşanmadan önce hükümete gönderilen "uyarıları" da hatırlattı.
Eylül ayı başında sızan bir polis raporu, Fas güvenlik güçlerinin göçmenleri Ceuta’ya yönlendirmede rol oynadığını ileri sürüyordu ve Madrid’i savunma pozisyonuna itti. İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, bunun üzerine polis teşkilatına, hükümetin Rabat ile "güvenilir iş birliği" söylemiyle açıkça çelişen bu iddiaları netleştirmesi talimatını verdi.
Weber, Ceuta’daki krizi ayrıca, 1 Ocak 2026’dan önce en az beş ay boyunca kesintisiz olarak İspanya’da yaşamış belgesiz göçmenlere yönelik geniş kapsamlı düzenleme planı aracılığıyla Madrid’in verdiği "çelişkili mesajlarla" ilişkilendirdi.
Söz konusu program kapsamında ikamet izni için neredeyse 1,2 milyon kişi başvurdu. Bu da Avrupa’da düzensiz göçe karşı sertleşen yaklaşım ve çoğu AB ülkesinin bu konudaki tutumuyla çelişiyor.