Reklam

 Dahua
Sponsorlu içerik/Reklam', Euronews editoryal ekibi değil; reklam veren tarafından kontrol edilen içerikler için kullanılır. Bu içerik ticari birimlerce üretilmiş olup Euronews editoryal kadroları ve gazetecilerin dahli yoktur. Finanse eden ortak; konular, içerikler ve nihai onay için Euronews ticari birimleriyle işbirliği içinde çalışır.
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor
Reklam
Sponsorlu içerik/Reklam', Euronews editoryal ekibi değil; reklam veren tarafından kontrol edilen içerikler için kullanılır. Bu içerik ticari birimlerce üretilmiş olup Euronews editoryal kadroları ve gazetecilerin dahli yoktur. Finanse eden ortak; konular, içerikler ve nihai onay için Euronews ticari birimleriyle işbirliği içinde çalışır.
Dahua

Eğitim 4.0 – Teknolojinin Gücü, İnsanın Yönetimi

©
©   -   ©  Dahua   -  

Barcelona Özerk Üniversitesi, 2020'de eğitim merkezlerinde dijital sınıf tahtalarının kullanımıyla ilgili bir araştırma yaptı.

Araştırmada, interaktif özellikli bu cihazların sınıfta internet araması yapmak, ders anlatımın desteklemek ve derste yapılan alıştırmaları düzeltmek amacıyla kullanılması durumunda öğrencilerin dikkat sürelerinde ve motivasyon seviyelerinde artış olduğu gözlemlendi.

Dahua Iberia’nın CEO’su Chenzhi Zhu, bu önemli araştırmayı yakın zamanda Madrid’de düzenlenen TK konferansında anlattı. Nesnelerin İnterneti’nden faydalanan görüntü ağırlıklı çözüm ve hizmetler sunan Dahua, dalında dünyanın önde gelen şirketleri arasında gösteriliyor. Chenzhi, geliştirdikleri DeepHub adlı akıllı tahtanın tanıtımına “Tebeşirli eller yakında tarih olacak” sözüyle başladı. Günümüzde öğrencilerin kullandıkları tabletler sayesinde artık kitap dolu sırt çantaları taşımak zorunda kalmadıklarına dikkat çeken Chenzhi, bunun birkaç yıl öncesine kadar hayal bile edilemeyecek bir değişim olduğunu ifade etti.

© Dahua
Dahua Iberia’nın CEO’su Chenzhi Zhu, giriş konuşmasını yaparken.© Dahua

Son dönemde eğitim teknolojilerine gösterilen büyük rağbet de bu değişimi doğruluyor. Uzun süredir büyümekte olan bu trendin esas yükselişi, dünyada yaşanan pandemiyle beraber ivme kazandı. Bunun başlıca nedeni olarak, COVID-19 önlemleri kapsamında kapanan okul ve üniversitelerin eğitimi aksatmamak için fiziksel sınıflarını sanal ortama taşımak ve dersleri uzaktan vermek zorunda kalmaları gösteriliyor.

Bu durum, öğrenciler açısından da büyük bir sorun oluşturdu. Öğrencilerin derse karşı ilgilerinin azalması ve öğretmeni katılımcılar arasında ekranda bulmada zorlanması, aşılması güç engeller olarak karşımıza çıktı.

Bu sıkıntılı dönemde yaşanan en büyük zorluk ise yüz yüze ve uzaktan eğitim arasında doğru dengeyi sağlayabilmek oldu.

Denklemi Dengelemek

Yüz yüze ve teknoloji destekli uzaktan eğitimin sentezini ifade eden “harmanlanmış öğrenme” kavramını, pandeminin ilk günlerinden itibaren giderek daha fazla duymaya başladık.

2021'de Avrupa Biriği Erasmus+'nın kısmi finansmanıyla, harmanlanmış öğrenme yaklaşımını incelemek için İsveç, Danimarka, Finlandiya, Birleşik Krallık ve Hollanda’da bazı ilk ve orta dereceli okullarda Co-Learn adlı bir proje hayata geçirildi.

“Projeye katılan okulların tümü, uzaktan eğitimin etkili olabilmesi için derslerin bir öğretmen tarafından verilmesi konusunda hemfikir” diyen Londra Belediyesi Ortaklıklar ve Programlar Sorumlusu Caitlin McMillan, fiziksel bir sınıfa sanal olarak katılan bir öğretmenin ne kadar etkili olabileceğini sorguluyor.

Co-Learn kapsamında bir öğretim asistanının öğrencilerle şahsen ilgilendiği bir sınıfa sanal olarak katılan ve dersi ekrandan veren bir öğretmenin ne kadar etkili olabileceği de araştırıldı.

Harmanlanmış öğrenmenin sunduğu zorluk ve fırsatlar dikkate alınarak geliştirilmiş bir araç olan Dahua DeepHub’ın üreticisi, bu cihazlarla teknoloji ve eğitim arasında mümkün olan en iyi dengeyi sunmayı hedeflediklerini ifade ediyor.

Geleneksel sınıf tahtası kavramını dijital çağımıza taşıyan bu akıllı interaktif tahtalar, eğitimde esnek, sürükleyici ve içerik bakımından zengin bir deneyim sunmalarıyla dikkat çekiyor.

Geliştirilen bu sistemle kablosuz projeksiyon yapılabiliyor, doğrudan ekrana yazı yazılabiliyor. Sistem ayırıca dosya yönetimi ve QR kodlarıyla dosya paylaşımı yapılabilmesine ve video konferans düzenlenebilmesine olanak sağlıyor. Co-Learn uygulamasında, öğretmenlerin kablosuz ekran paylaşımı yapabildiklerini, öğrencileriyle (ve birbirleriyle) görüntülü sohbet edebildiklerini ve dersi kaçıran veya tekrar izlemek isteyen öğrenciler için dersi kaydedebildiklerini görüyoruz. Öğretmenin 4K UHD çözünürlüklü dokunmatik ekrana yazdığı içerik, uzaktan da görüntülenebiliyor ve paylaşılabiliyor.

DeepHub’ın elektronik görüntü kaydırma ve yakınlaştırma özellikli bir kamerayı andıran otomatik çerçeveleme fonksiyonu ve konuşan kişiye odaklanan sekizli mikrofon sistemi, sağladığı net iletişimle karşılıklı etkileşimi destekleyerek konuşmacıyı ve dinleyiciyi bir araya getirmeyi başarıyor.

© Dahua
Dahua’nın akıllı sınıf çözümünü tanıtan Çözüm Mühendisi Roberto Casado.© Dahua

ABC’nin Ötesinde: Dört C

21. yüzyıl toplumlarında başarılı bir eğitim ve kariyer, “4C” olarak adlandırılan becerilere sahip olunmasını gerektiriyor. 4C’nin açılımı, İletişim (Communication), İş birliği (Collaboration), Yaratıcılık (Creativity) ve Eleştirel Düşünme (Critical Thinking) becerilerini ifade ediyor. 4C ve harmanlanmış öğrenme kavramları COVID-19 pandemisinden önce de biliniyordu; fakat her iki kavrama gösterilen önem ve ilginin son dönemde iyice arttığını görebiliyoruz.

Aktif öğrenme, 4C’nin doğasında yer alan bir kavram. Araştırmalar, derse aktif öğrenme yöntemiyle katılan öğrencilerin derin düşünme, öğrenme ve iş birliği becerilerini pasif derslere katılan öğrencilerden daha iyi geliştirebildiklerini gösteriyor.

Avrupa Komisyonu'nun Dijital Eğitim Eylem Planı (2021-2027) bu süreçlerin tümünü destekliyor. Eğitime daha kişiselleştirilmiş, esnek ve öğrenci odaklı bir yaklaşım getirmeyi amaçlayan eylem planının mimarları, teknolojik araçlar ve iş birliği platformları yardımıyla öğrencilerin dijital becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.

DeepHub gibi yenilikçi ve kullanımı kolay sistemler de tam bu noktada devreye giriyor. Ekranı bölerek dokuz kişinin aynı anda yazı yazabilmesine izin veren akıllı tahta, bu sayede iş birliğini daha anlamlı bir seviyeye taşıyor. Aynı anda birçok cihazın (bilgisayar, akıllı telefon ve tablet) ekran paylaşımı yapabilmesine olanak tanıyan DeepHub’ın algoritması, çizilen şekilleri algılayabilmesi ve çoğu el yazısını metne dönüştürebilmesi sayesinde öğrenimi daha kolay ve daha canlı bir deneyime dönüştürmeyi başarıyor.

Öğretmenin ders boyunca ekran başında durması da elbette gerekmiyor. Sınıfta gezerek öğrencilerle etkileşimlerini sürdürebilen öğretmenler, istediklerinde akıllı tahtanın fonksiyonlarını uzaktan da yönetebiliyor. Bu sayede öğrencilere daha akıcı, kişisel ve interaktif bir öğrenim deneyimi sağlanabiliyor.

Geleceğin eğitiminde büyük etki yaratacağı öngörülen bu tür cihazlar, eğitim teknolojilerini benimseyen birçok okul ve üniversitenin sınıflarında şimdiden yerini aldı. İnteraktif Dijital Sınıf Projesi’ne 20 milyon euro yatırım yapan Valencia Topluluğu, ilk etapta 26.082 ilk, orta ve yüksek eğitim sınıfını dijitalleştirmeyi planlıyor ve bu yöndeki çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor.

Dahua Iberia’nın CEO’su ChenZhi Zhu, sıkça Eğitim 4.0 olarak anılan bu heyecan verici dönemi şu sözleriyle özetliyor:

“Geçmişte ‘bilgiyi doğru ve tek yönlü biçimde aktarmak’ anlamına gelen eğitim kavramı, günümüzde öğretmen ve öğrenci arasında her iki tarafın da faydalanıp kendini geliştirebileceği bir etkileşim döngüsü olarak karşımıza çıkıyor.”