Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Kallas: 'AB, Ukrayna ile Rusya arasında tarafsız arabulucu olmayacak'

Yüksek Temsilci Kaja Kallas.
Yüksek Temsilci Kaja Kallas. ©  European Union, 2026.
© European Union, 2026.
By Jorge Liboreiro
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas, Rusya ile müzakereler yürütmesi için özel bir temsilci atanacağı yönündeki söylentileri redderek, AB’nin Moskova ile Kiev arasında 'asla tarafsız bir arabulucu olmayacağını' savundu.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa Birliği’nin Ukrayna ile Rusya arasında arabulucu rolüne talip olmayacağını belirterek, barış sürecinde ABD'nin yerini almaya çalışmayacağını ifade etti.

REKLAM
REKLAM

Kallas'ın açıklamaları, AB'nin Rusya ile müzakereler yürütmesi için özel bir temsilci atayıp atamaması gerektiğine dair süren tartışmaların ortasında geldi.

Üye ülkeleri derin biçimde karşı karşıya getiren ve olası adaylar üzerine hararetli spekülasyonları körükleyen bu hassas konu, perşembe günü Kıbrıs’ın Limasol kentinde yapılan gayriresmî dışişleri bakanları toplantısının ana gündem maddesiydi.

Toplantının sonunda konuşan Kallas, "Bir şey çok net: Avrupa, Rusya ile Ukrayna arasında asla tarafsız bir arabulucu olmayacak çünkü biz Ukrayna'nın tarafındayız ve kendi güvenlik çıkarlarımızı savunuyoruz," dedi.

Kallas, "Tarafsız olamayız ve onlara eşit davranamayız, çünkü biz net bir şekilde Ukrayna'nın yanındayız" ifadelerini kullandı ve Ukrayna'nın, müzakereleri yeniden dengelemek ve Rus tarafında tavizler koparmak için AB'ye ihtiyacı olduğunu savundu.

ABD öncülüğündeki süreç, Orta Doğu'daki çatışmanın başlamasından bu yana donmuş durumda. Bu durum Beyaz Saray'ın diplomatik enerjisini tamamen tüketirken, Ukrayna'yı da arka planda bıraktı. Ancak bu durgunluk, AB'nin doğrudan ABD'nin yerini alacağı anlamına gelmiyor.

Kallas, "Tüm çabalarımız ABD'nin çabalarını tamamlayıcı nitelikte olmak zorunda. Bakanlar da bu konuda son derece netti," diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD'nin yerine gelmiyoruz, aksine onların bu görüşmelerde ele almadığı konulara odaklanıyoruz."

Müzakerelerdeki çıkmazdan giderek daha fazla rahatsız olan Kiev, Avrupalılara açıkça çağrıda bulunarak sürece doğrudan müdahil olmalarını istemişti.

Toplantı için Kıbrıs'a giden Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, AB'nin Zaporijya nükleer santralinin silahsızlandırılması ve insani koridorların oluşturulması gibi "kesin ve uygulanabilir adımlara" odaklanması gerektiğini söyledi.

Sybiha, "İşe bu çabaya liderlik edecek bir kişiyi veya grubu seçerek başlamamıza gerek yok. Öncelikle yetki alanını netleştirmeliyiz ve bu, tek bir birleşik Avrupa sesini temsil etmeli" ifadelerini kullandı.

Bu hoşnutsuzluğun ortasında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, haftalarca süren hareketsizliğin ardından barış sürecinin yakında yeniden başlayabileceğine dair sinyaller verdi. Rubio, "ABD, bu savaşın sona ermesini kolaylaştırmak adına elinden gelen her şeyi yapmaya hazır ve hazırlıklıdır, umuyoruz ki bir noktada bu fırsat doğacaktır" dedi.

Tavizler ve kırmızı çizgiler

Kıbrıs'ta Perşembe günü gerçekleştirilen toplantı, Rusya ile doğrudan görüşmeler yapması için özel bir AB temsilcisi atanması ihtimaline dair söylentilerin dozunu önemli ölçüde düşürdü. Bu riskli görev için adı geçenler arasında Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, eski İtalya Başbakanı Mario Draghi ve eski Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi isimler bulunuyordu.

Kallas, bunun yerine AB'nin, Rusya'nın müzakere masasında vermesi gereken tavizleri, karşılanması gereken şartları ve aşılmaması gereken kırmızı çizgileri ortaya koyan ortak bir tutum geliştirmeye odaklanması gerektiğini belirtti.

Bu şartlar arasında; Rus işgali altındaki toprakların tanınmaması; sabotaj operasyonlarının, siber saldırıların, seçim müdahalelerinin ve hava sahası ihlallerinin durdurulması, savaş tazminatlarının ödenmesi, kaçırılan Ukraynalı çocukların geri verilmesi, gazetecilerin serbest bırakılması ve Rus askerlerinin Gürcistan ile Moldova'dan çekilmesi yer alıyor.

Kallas, özellikle de önceki taslakların işaret ettiği gibi barış anlaşması Ukrayna ordusunun büyüklüğüne bir üst sınır getirirse, Rusya’nın yeniden silahlanma kapasitesine kısıtlamalar getirilmesinin de masada olması gerektiğini söyledi.

Yüksek Temsilci, bu tavizleri şubat ayından bu yana tartışılan ve halen güncellenen gizli bir belgeye topladı. 27 üye ülkenin bu belgeyi oybirliğiyle kabul edip etmeyeceği ise belirsiz.

Bu tartışmanın üzerinde, Rusya’nın Ukrayna’daki sivil yerleşimlere yönelik aralıksız bombardımanı gölge gibi duruyor. Geçen hafta sonu Rusya, Kiev’e geniş çaplı bir saldırı düzenleyerek konutları, süpermarketleri, enerji altyapısını ve hatta Çernobil Müzesi’ni tahrip etti.

Bu ölümcül saldırının ardından Kremlin’den, yabancı uyrukluların, diplomatların ve uluslararası kuruluşların Kiev’i ‘en kısa sürede’ terk etmesi gerektiğine dair bir uyarı geldi.

AB ülkeleri, bunu bir gözdağı girişimi olarak değerlendirerek protesto notası vermek üzere Rus büyükelçilerini dışişleri bakanlıklarına çağırdı.

Kallas, “Savaşın dinamikleri Ukrayna lehine değişiyor. Rusya askerî, ekonomik ve diplomatik açıdan savunmaya geçmiş durumda. Ancak Kiev’e yönelik son saldırıların da gösterdiği gibi, Rusya hâlâ gerçek anlamda barışla ilgilenmiyor,” dedi.

“Moskova’nın Kiev’deki yabancı diplomatları öldürme yönündeki doğrudan tehdidi, savaş suçunun alenen ilan edilmesidir.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

AB ülkeleri, Rusya'nın özel temsilci 'tuzağına' düşmemek için birlik vurgusu yaptı

AB’nin Rusya ile doğrudan görüşme planı: Yüksek riskler ve siyasi tuzaklarla dolu bir süreç

Kallas: 'AB, Ukrayna ile Rusya arasında tarafsız arabulucu olmayacak'