Avrupa Komisyonu, sığınma başvuruları ile aile birleşimi kapsamında göçün askıya alınmasını ve 'uyum sağlamadığı' öne sürülen Avrupalı olmayan göçmenlerin menşe ülkelerine geri gönderilmesini öngören Avrupa Vatandaş Girişimi'ni reddetti.
Aşırı sağcı "Save Europe Act" (Avrupa'yı Kurtar Yasası) kampanyasının aktivistleri, yasal göç yollarının geçici olarak durdurulmasını ve "uyum sağlamadığı" değerlendirilen üçüncü ülke vatandaşlarının "yeniden göç ettirilmesini" (remigration) talep eden girişimlerini kayda almayı reddeden Avrupa Komisyonu'na karşı yargı yoluna gidiyor.
Komisyon, söz konusu Avrupa Vatandaş Girişimi'ni (ECI) perşembe günü reddetti. Gerekçe olarak, önerinin ırk ve etnik kökene dayalı ayrımcılık içerdiği ve bu nedenle Avrupa Birliği'nin temel değerleriyle "açıkça çeliştiği" gösterildi. Bunun üzerine kampanyanın organizatörleri hukuki süreç başlatacaklarını duyurdu.
Hareketin lideri ve "remigration" politikasının önde gelen savunucularından Avusturyalı aktivist Martin Sellner, Euronews'e yaptığı açıklamada, "Komisyonun, vatandaşların belirli önlemleri talep etmesini engelleyerek Avrupa hukukuna aykırı davrandığına inanıyoruz" dedi. Sellner, grubun hukuk ekibinin davayı pazartesi günü kadar erken bir tarihte açmaya hazır olduğunu söyledi.
Dilekçede, öğrenci vizeleri ile aile birleşimi vizeleri de dahil olmak üzere "Batılı olmayan ülkelerden göç kanallarının" geçici olarak askıya alınması talep ediliyor.
Dilekçede, yalnızca düzensiz göçmenlerin değil, aynı zamanda "uyum sağlamadığı" veya üye devletler için "ciddi bir kültürel ya da mali yük" oluşturduğu öne sürülen, yasal olarak ikamet eden Avrupa vatandaşı olmayan kişilerin de menşe ülkelerine geri gönderilmesi talep ediliyor.
"Remigration" (yeniden göç ettirme) kavramı son yıllarda Avrupa'daki bazı aşırı sağ partiler arasında giderek daha fazla destek buluyor.
Kampanyanın internet sitesine göre girişim, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, İspanyol siyasetçi Santiago Abascal, Rumen siyasetçi George Simion ve İtalyan siyasetçi Roberto Vannacci gibi milliyetçi isimler tarafından destekleniyor.
Avrupa Vatandaş Girişimi'nin (ECI) kabul edilebilir bulunması halinde, en az yedi AB üyesi ülkeden bir milyon imza toplaması durumunda Avrupa Birliği kurumlarının girişimi değerlendirmesi gerekiyor.
Bu durumda Avrupa Komisyonu, girişimle ilgili nasıl bir adım atmayı planladığını ya da herhangi bir adım atıp atmayacağını açıklamakla yükümlü. Avrupa Parlamentosu ise girişimin organizatörleriyle bir oturum düzenlemek zorunda ve ardından konuya ilişkin bir karar tasarısını oylayabiliyor.
Kampanya organizatörleri, şimdiye kadar resmi süreç dışında yaklaşık 600 bin imza topladıklarını belirtiyor. Grup ayrıca geçen hafta, girişimin kayda alınması talebiyle Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu önünde yaklaşık 200 kişinin katıldığı bir gösteri düzenledi.
Avrupa Komisyonu ise göç yollarının askıya alınması önerisinin, AB hukukunun gerektirdiği bireysel değerlendirme yerine kişilerin etnik, kültürel veya medeniyet kökenini esas aldığını belirtti.
Avrupa Parlamentosu'nun Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı (Greens/EFA) grubundan milletvekili Cristina Guarda, kayıt başvurusunun reddedilmesini "yerinde bir karar" olarak nitelendirirken, dilekçeyi "aşırı sağın nefret propagandası" diye tanımladı.
Guarda ve diğer bazı milletvekilleri de geçen hafta aktivistlerin protestosuyla eş zamanlı olarak Avrupa Parlamentosu önünde bir karşı gösteri düzenledi.