Son Dakika

Son Dakika

CHP'li Muharrem Erkek: Tek adam rejimlerinde hiçbir zaman adalet olmaz

Okunan haber:

CHP'li Muharrem Erkek: Tek adam rejimlerinde hiçbir zaman adalet olmaz

CHP'li Muharrem Erkek: Tek adam rejimlerinde hiçbir zaman adalet olmaz
Metin boyutu Aa Aa

24 Haziran seçimlerinin ardından parti içi muhalefetin sesini yükselttiği CHP, bir kez daha kurultay tartışmalarıyla gündemde. Muhalefet olağanüstü kurultay için imza toplarken genel merkez, bu konuda temkinli.

CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili, TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek, Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki bu tartışmalı sürece ilişkin euronews'in sorularını yanıtladı.

euronews: CHP kurultaya gidiyor, kaç imzaya ulaşıldı, şayet kurultaya gidilirse tarih ne zaman olacak?

Muharrem Erkek: Genel merkezimize sunulmuş noter onaylı herhangi bir imza, irade olmadığı için sayı vermemiz mümkün değil. Olağanüstü kurultayın olup olmayacağına kurultay delegeleri karar verecektir.

euronews: 24 Haziran seçimlerinde CHP seçmenine ilaveten farklı kesimlerin de Sayın Muharrem İnce'ye destek verdiği görülüyordu. CHP bir sonraki seçimde aynı desteği koruyabilecek midir? Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası size gelen oylarda, yani bu kitlede bir hayal kırıklığı oluştuğu izlenimi var. Buna katılıyor musunuz?

'Türkiye'nin yüzde 50'si tek adam rejimine hayır dedi'

Muharrem Erkek: Biz demokrasinin güvencesi olmaya mutlaka devam edeceğiz. Yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi olarak değil, tek adam rejimine karşı hem anayasa değişikliği referandumunda hem son seçimlerde, ki bu seçimler OHAL düzeninde, OHAL rejiminde, demokratik olmayan koşullarda gerçekleştiği halde, yüzde 50 tek adam rejimine hayır dedi, demokrasinin yanında tavır koydu. İşte bu yüzde 50'nin mücadelesini daha da artırarak sürdürmek zorundayız. Önümüzde çok kısa vadede yerel seçimler var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak önce bir bütün olarak bu yerel seçimlere hazırlanacağız. Sonra da demokrasiye, adalete, özgürlüğe inanan meşru tüm yapılarda, siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle, halkla birlikle demokrasi mücadelemizi sürdürürüz.

euronews: 2019'da yapılması ön görülen bir yerel seçim var, buna hazırlıklarınız ne aşamada?

Muharrem Erkek: Zaten hazırlıklarımız başlamıştı çünkü takvime göre önce yerel seçimler olacaktı. Referandumda taahhüt edildiği gibi genel seçimler 3 Kasım 2019'da olacaktı. Ama baskın bir seçimle karşılaştı Türkiye. Biz yerel seçim hazırlıklarımıza başlamıştık aynı şekilde sürdürüyoruz.

euronews: Siz henüz böyle bir şeyin olmadığını söylediniz ama kurultay sonrası CHP nasıl şekillenecektir? "Sular durulacak" mıdır? Yani, şu anda mevcut durumda bir sıkıntı var mı sizce?

Muharrem Erkek: Olağanüstü kurultay, gerçekleşse de gerçekleşmese de onu şu anda bilmiyoruz, onun kararını, Cumhuriyet Halk Partisi örgüt partisidir, örgütlerimiz, belediyelerimiz verecektir. Olağanüstü kurultay olsa da olmasa da biz bir bütün olarak, el ele yerel seçimlere hazırlanacağız. Cumhuriyet Halk Partisi, parti içi demokratik mücadelelerin yapılabildiği tek partidir Türkiye'de."

euronews: Sayın Enis Berberoğlu ve Eren Erdem'in durumları ne olacak? Yani, CHP tutuklu milletvekilleriyle ilgili nasıl bir adım atacaktır bu süreçten sonra?

'Saray rejimi tarafından muhalefeti boğma girişimi var'

Muharrem Erkek: Teşekkür ederim, tutuklu milletvekillerimizin durumunu çok yakından takip ediyoruz. Bu konuda özel bir komisyon da oluşturduk hukukçu ve gazeteci milletvekillerimizden oluşan. Eren Erdem kurguya dayalı bir iddianameyle maalesef ağır, haksız, hukuksuz bir tutuklama kararıyla cezaevinde, Silivri Cezaevi'nde. Fetö ile irtibatlandırılması gerçekten trajikomik bir durum çünkü yaşamı Fetö ile mücadele ile geçmiş bir arkadaşımız. Kitaplarına bile baktığımda AK Parti hükümetleri, iktidarları Fetö ile birlikte el ele yürürken Erem Erdem'in üzerine Fetö'nün nasıl geldiğini de çok iyi biliyoruz. Bu kurguya dayalı iddialar mutlaka çökecektir. Enis Berberoğlu'nun durumu ise anayasanın çiğnendiğini ve ayaklar altına alındığını gördük, maalesef. Anayasa hükümleri hepimiz için yargı organları için de bağlayıcıdır. Anayasa hükümlerinin anayasa üstünlüğü esastır. Enis Berberoğlu 24 Haziran'da aday oldu, ilçe seçim kurulu biliyorsunuz tüm milletvekillerinin adaylıklarını onaylar. 24 Haziran seçimlerinde Enis Berberoğlu yeniden aday olmuş ve yeniden seçilmiştir. Yani yeniden dokunulmazlık kazanmıştır. Yasama dokunulmazlığı, milletvekili dokunulmazlığı seçildiğiniz anda kazanırsınız, o dönem bittiğinde sonlanır, yeniden seçilirseniz yeniden kazanırsınız. Bunu görmedi Yargıtay, yüksek bir mahkeme olmasına rağmen. Maalesef, hukuk, anayasa hükümleri katledildi. Umarım bu hatadan bir an önce dönülür. Onun için Enis Berberoğlu, işte artık ben dedi anayasası çalınmış bir milletvekiliyim. Biz anayasayı savunmak zorundayız. Biz, hukuku savunmak zorundayız. Yalnızca Enis Berberoğlu noktasında değil, tüm davalarda, tüm soruşturmalarda. Ama bugün maalesef milletvekilleri cezaevinde, gazeteciler cezaevinde. Muhalefet yaptığı için, farklı düşündüğü için, demokratik protestolar yaptığı için üniversite öğrencileri cezaevinde. Çünkü muhalefeti bir boğma girişimi var saray rejimi tarafından. Cumhurbaşkanlığı çok yüce bir makamdır bizim devlet geleneğimizde. Cumhurbaşkanlığı örtüsü, adı altında, yani cumhurbaşkanlığı örtüsü altında bir otoriter tehdit tek adam rejiminin sonuçlarıdır bunlar. Tek adam rejimlerinde hiçbir zaman adalet olmaz, huzur olmaz, barış olmaz, ekonomik büyüme kalkınma da olmaz. Onun için bütün mücadelemiz bu tek adam rejimine karşı demokrasi, hukuk, özgürlük, adalet mücadelesi olmalı.

euronews: Anayasa demişken, Sayın Kılıçdaroğlu geçtiğimiz günlerde grup toplantısında "Ne anayasa referandumu ne bu seçimler meşru değildir" dedi. Bu durumda CHP milletvekilleri meşruiyetini tanımadığı bir seçimde neden yemin ederek göreve başladı?

'Diktatörlerin hepsi sandıklardan çıkıyorlar'

Muharrem Erkek: Çünkü millet bize parlamentoda bir görev verdi. Olağanüstü Hal (OHAL) düzeninde yapılan seçimlerin meşruiyeti bütün demokratik toplumlarda tartışılır. Demokratik ülkelerde zaten OHAL şartlarında, olağanüstü şartlarda seçimler yapılmaz. Türkiye, OHAL rejiminde OHAL düzeninde sistem değişikliği yaptı referandumla. Dönemin başbakanı Sayın Binali Yıldırım ne demişti meclis konuşmasında? "Biz OHAL'de anayasa değişikliği yaptırtmayız Türkiye'de, bu ayıbı yaşatmayız." dedi ama yaşattılar. Dünyada iktidarların anayasayı araç olarak kullanıp otoriter sistemleri meşrulaştıran kötü niyetli suistimalci anayasa değişiklikleri yapmaları hiçbir zaman meşru kabul edilmez, hiçbir zaman. Sandıktan çıkmak tek başına meşruiyet için yeterli değildir. Dünyaya bakın diktatörlerin hepsi sandıklardan çıkıyorlar. Demokrasiyi savunduğumuz için bu meşruiyet tartışmasını yapıyoruz. Yapmadığımız zaman bu saray rejimine, tek adam rejimine hak etmediği bir meşruiyeti kazandırmış oluruz.

euronews: 24 Haziran seçimlerinde CHP kimilerine göre erken havlu attı kimilerine göre de sisteminiz bozuldu. Durum tam olarak neydi seçim gecesinde?

'Seçim gecesi CHP'nin sisteminde bozulma, sorun olmadı'

Muharrem Erkek: Bizim partimiz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin sisteminde hiçbir bozulma, sorun olmadı. Adil Seçim Platformu o bütün siyasi partilerin katıldığı ayrı bir platform. Biz bütün Türkiye'deki ilçe örgütlerimizden, Türkiye'nin her köşesindeki ilçe örgütlerimizden ıslak imzalı tutanakların girişi çok hızlı olmadığı için açıklamaları o şekilde yapmak durumundaydık. Yani biz, Anadolu Ajansı'nın manipülasyonlarına, verilerine göre değil kendi örgütlerimizin bize ilettikleri ıslak imzalı tutanaklara göre hareket ettik. Yani bu çok açık ve nettir. Islak imzalı tutanaklar da yüzde doksan sekiz oranında sisteme girmişti ama bu giriş çok hızlı olmadığı için açıklamalar o şekilde yapıldı.

euronews: Kurultaydan bağımsız olarak, geçtiğimiz günlerde bir hanımefendi Anıtkabir'de bir hakaretle gündeme geldi ve tutuklandı. Bu konuyla ilgili ne diyeceksiniz? Siz de bir hukukçusunuz genel olarak bir değerlendirme yaparsanız.

Muharrem Erkek: Şunu vurgulamak istiyorum: Atatürk bizim değişmez önderimizdir, kurucu Cumhurbaşkanımızdır. Vatan, bütün toprakları işgal altındayken bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin Kuva-i Milliyenin siperi olmuştur ve cumhuriyetin kurucusudur. Hepimiz ona saygı göstermek zorundayız. Çünkü bugün bu topraklarda özgürce yaşıyorsak bunu Mustafa Kemal Atatürk'le arkadaşlarına borçluyuz. Ama benim o somut olayda asıl sormak istediğim sorgulamak istediğim şu: gencecik bir insanı, ülkesinin kurtarıcısı, cumhuriyetin kurucusu hakkında bu kadar kin ve nefretle büyüten sistemi, zihniyeti sorgulamamız lazım. Asıl önemli olan bu. Gencecik bir insan o kin ve nefretle nasıl yetişiyor? Nasıl büyüyor? Nasıl bu duruma geliyor? Asıl bunu sorgularsak çok daha sağlıklı sonuçlar alırız diye düşünüyorum.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Yunanistan yanıyor: En az 74 kişi hayatını kaybetti

Kremlin: Erdoğan ile Putin Güney Afrika'da Suriye konusunu görüşecek

İsrail, Suriye'ye ait savaş uçağını düşürdü