Son Dakika

Son Dakika

Artan döviz kuru dış borcu yüksek özel sektörü endişelendiriyor

Okunan haber:

Artan döviz kuru dış borcu yüksek özel sektörü endişelendiriyor

Artan döviz kuru dış borcu yüksek özel sektörü endişelendiriyor
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye'de özellikle son dönemde Amerikan Doları ve Euro'nun Türk Lirası'na göre artış göstermesi, ülkedeki kamu ve özel sektörün bir sene içerisinde yabancı finans kuruluşlarına ödemek zorunda olduğu yaklaşık 180 milyar dolarlık borcu yeniden gündeme getirdi.

Uzmanlar ülkenin kısa ve uzun vadede giderek artan dış borçlanmasını, son dönemdeki kötü ekonomik gidişattan dolayı büyük bir risk olarak görüyor.

Dolar ve Euro'nun artması dış borç yükünü artırdı

Türkiye ekonomisi enflasyon, TL’deki değer kaybı ve yüksek faiz gibi alanlarda giderek daha kötü bir hal alırken, özellikle şirketlerin dış borç sorunu en büyük endişe kaynağı olmaya başladı.

Türk Lirası son bir senede Dolar ve Euro karşısında yaklaşık yüzde 40 değer kaybetti. Özel sektörün toplam dış borcuysa 250 milyar doları geçmiş durumda.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası verilerine göre özel sektörün uzun vadeli kredi borcunun yüzde 60’ı Dolar, yüzde 34’ü Euro, yüzde 4,3’ü Türk Lirası ve yüzde 1,7’si ise diğer döviz cinslerinden oluşuyor. Yaklaşık 20 milyar dolar civarında olan kısa vadeli borçların yüzde 46,3’ü Dolar, yüzde 30,6’sı Euro ve yüzde 23’ü Türk Lirası üzerinden yapılmış.

Merkez Bankası’nın mayıs ayında yayınladığı verilere göre ağustos ayından itibaren özel sektörün Haziran 2019'a kadar 53,5 milyar dolar dış borç ödemesi gerekiyor.

Özel şirketlerin yurt dışına borçları döviz kurlarının artmasına paralel olarak artıyor. Ancak yurt içinde elde ettikleri kar marjı aynı oranda azalıyor. Türkiye’de tasarrufların yetersiz oluşu ve dövizin hala hem şirketler hem de bireyler için 'emniyetli alan' olarak görülmesi şirketlerin borç sorununu daha da ağır hale getiriyor.

Düşen kredibilite büyük sorun

Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki kredibilitesinin iyileşmesi halinde şirketlerin borç sorunu uzun vadede büyük bir krize dönüşmeyebilir. Ancak S&P, Moodys ve Fitch Ratings gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları son raporlarında Türkiye'yi Bolivya, Bangladeş, Kosta Rika, Gürcistan, Azerbaycan ve Vietnam gibi ekonomisi kırılgan ülkeler arasında gösterdi.

Bu şirketlerden Fitch Ratings 13 Temmuz tarihinde Türkiye’nin kredi notunu bir basamak düşürerek BB+ seviyesinden BB seviyesine indirmiş ve ülke görünümünü de 'negatif' olarak belirlemişti.

Türkiye’de başta makine, gıda, tekstil, beyaz eşya, otomotiv gibi sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler yıllık karının yüzde 50’ye yakınını borç faizlerine harcıyor. Böyle olunca şirketler önceki borcunu ödemek için başka yerden yeniden borç almak zorunda kalıyor. Eğer ülkenin kredibilitesi düşerse, borç çevirmek için gereken yeni borç kapısı da kapanıyor.

Özel sektör son 15 yılda aldığı dış borcunun sadece yüzde 22'sini geri ödedi

Son 15 yılda özel sektör tarafından gerçekleştirilen 90 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık 70 milyar eolarlık kısmı dış borçla sağlandı. Bugüne kadar bu borcun yalnızca 20 milyar dolarlık kısmının ödenmesi bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

2018 yılında bir sene içinde ödenecek kısa ve vadesi gelmiş uzun vadeli dış borçların toplam dış borç stoku içindeki payı yüzde 40.5 gibi büyük bir oranda seyrediyor.Türkiye'nin 2003 yılından beri cari açık vermesi bu dış borcu giderek artırıyor. Türkiye’deki şirketler mevcut borcunu ödemek için yeni borç yapıyor. Uzmanlar önlem alınmazsa yakın bir zamanda çok ciddi bir sorun oluşacağı görüşünde birleşiyor.

Türkiye’nin brüt dış borcu 31 Mart itibariyle 466,7 milyar dolar düzeyindeydi. Ancak Ağustos 2018'in ikinci haftasına girdiğimiz şu günlerde Amerikan Doları 6.8 seviyesinden işlem görmeye başladı. Son iki senede dolar karşısında 2 kattan fazla değer kaybeden Türk Lirası bu borcun katlanarak açılmasına sebep oluyor.

Uzmanlar Türkiye'deki özel sektöre ait toplamda 250 milyar Dolara ulaşan dış borcunu ödeme şansının olmadığını hükümetin bir an önce özel sektörü kur baskısından kurtararak yeni bir borç yapılandırması sağlayacak adımları atması gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle ABD ve AB ile bozulan ilişkilerin bir an önce yeniden rayına oturtulması ve uluslararası piyasalarda bir güven oluşturulması gerekiyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biz savaşa hazırız

Çin: 1 milyon Uygur'un toplama kamplarında tutulduğu doğru değil

Beşiktaş'ın efsane başkanı Süleyman Seba ölümünün 4'üncü yılında anıldı