Son Dakika

Son Dakika

50. yılında Prag Baharı: O dönem neler yaşandı?

Okunan haber:

50. yılında Prag Baharı: O dönem neler yaşandı?

50. yılında Prag Baharı: O dönem neler yaşandı?
Metin boyutu Aa Aa

Tarihte 5 Ocak 1968’den itibaren Çekoslovakya’nın politik olarak liberalleşmeye çalıştığı bir dönem olarak bilinen “Prag Baharı”, Alexander Dubçek’in iktidara gelmesinin ardından Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyelerinin 20-21 Ağustos’ta bu ülkeyi işgal etmesiyle sona erdi.

Peki yakın Avrupa siyasi tarihinin önemli kilometre taşlarından birisi olarak değerlendirilen Prag Baharı öncesi ve sonrası ne tür gelişmeler yaşandı?

Çekoslovakya artık yok, bu ülke yerine Çek Cumhuriyeti ve Slovakya Cumhuriyeti mevcudiyetini koruyor. Çekoslovakya, 2 Dünya Savaşı’nın ardından sıkı bir şekilde eski Sovyetler Birliği rejiminin etkisi altına girmişti.

Diktatör Joseph Stalin’in 1953 yılında ölümünün ardından sıkı bir denetim altında tutulan Sovyet uydu devletleri kısmen, bir rahatlama dönemine girdi. 1967 yılına gelindiğinde Çekoslovakya’da rejim aleyhine sesler yükselirken özgürlük talepleri arttı.

Çekoslovakya’da 1963 yılında yaşanan ekonomik durgunluk, Sovyetler Birliği’ne bağlı diğer devletleri de etkilemeye başlamıştı.

1968 yılında Antonin Novotny, Komünist Parti yönetimini Alexander Dupçek’e kaptırdı. Dupçek, nisan ayından itibaren basın özgürlüğü, daha demokratik bir düzen ve yeni bir ekonomik model için liberalleşme politikalarının ilk adımını attı.

Bu politikanın sonunda federal bir anayasa yazılarak, Çekoslovakya Sosyalist Cumhuriyeti'nin eşit iki ulusa bölünmesi tasarlanmıştı.

Prag Baharı’nda neler oldu ?

Alexander Dubçek’in “insani yüzü ağır basan Sosyalizm” anlayışıyla, ülkede ifade özgürlüğü gelişirken, televizyonlarda özgür siyasi tartışmalara daha fazla yer verilmeye başlandı.

Bu arada ekonomide de önemli adımlar atılmaya başlandı. Devletin ne üretilmesi gerektiği yolundaki emirleri dışında, çiftçilere bağımsız bir şekilde tarlalarını kullanma ve kooperatifler kurma hakkı tanındı.

Moskova’nın tepkisi

Dubçek, Moskova’ya ülkesindeki reformlar konusunda güvence vermek için yoğun çaba gösterdi. Ancak 1968 Haziran ayında Sovyetler Birliği ve uydu devletleri arasında yapılan toplantının ardından Dubçek’e gönderilen mektupta, ülkedeki reformlara derhal son verilmesi istendi.

Dupçek ise televizyonda yaptığı bir konuşmada, ülkede ocak ayından bu yana başlatılan reform çalışmalarının süreceğini duyurarak, Moskova’nın bir kez daha şimşeklerini üzerine çekti.

Dubçek tarihi konuşmasında, “Partimiz halkın güveniyle destekleniyor ve insanlarımız ocak ayındaki döneme tekrar geri dönülmesine izin vermeyecek. Bizim yolculuğumuz kolay olmayacak. Ortak bir hedef için dayanışma içinde çalışmamız ve hatalarımızı düzeltip, yanlış bilgilendirmenin önüne geçmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

Reformlara başlanmasının ardından 4 ay sonra 20-21 Ağustos’ta Çekoslovakya işgal edildi. Başta Sovyetler Birliği olmak üzere Bulgaristan, Macaristan, Doğu Almanya ve Polonya’dan askeri birlikler Prag’a yürüdü.

İşgalin bilançosu

Çekoslovakya ordusuna karşı koymama emri verilirken Dubçek, halkına güç kullanmama çağrısı yaptı. İşgal sırasında 5.000 - 7.000 civarında tank ve sayısı 200.000 - 600.000 arasında değişen asker Çekoslovakya'ya girdi.

Çatışmalar sırasında 72 Çekoslovakya vatandaşı hayatını kaybetti ve yüzlercesi de yaralandı. İşgalin sonucu olarak yaklaşık 300.000 civarında insan Batı ülkelerine göç etmek zorunda kaldı.

Dubçek tutuklanarak Moskova’ya götürüldü ve daha sonra halkın başlattığı direniş sayesinde serbest bırakılarak ülkesine geri dönmesine izin verildi.

Prag'a döndükten sonra durumu zayıflayan Dubçek'in yardımcıları görevinden uzaklaştırıldı. Kendisi de Nisan 1969'da parti birinci sekreterliğinden alınarak Federal Meclis başkanlığına getirildi. Ocak 1970'te Türkiye'ye büyükelçi olarak tayin edildi. Aynı yıl Partiden ihraç edilerek Prag'a geri çağrıldı.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Trump: Erdoğan ile iyi anlaşıyordum ama kesinlikle taviz vermeyeceğiz

Hindistan'da son yüzyılın en büyük sel felaketi 400 can aldı

Yunanistan kurtarma programından çıktı ancak krizin etkileri devam ediyor