Son Dakika

Son Dakika

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nedir, nereye bağlıdır, kimler nasıl başvurabilir?

Okunan haber:

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nedir, nereye bağlıdır, kimler nasıl başvurabilir?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nedir, nereye bağlıdır, kimler nasıl başvurabilir?
Metin boyutu Aa Aa

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türkiye'nin atamak istediği yargıçları üçüncü kez reddetmesinin ardından AİHM'de yaşanan süreçler ve kurumun işleyişi hakkında sorular arttı.

Aldığı kararlar üye ülkeler için bağlayıcı olması sebebiyle son derece önemli bir mahkeme olan AİHM her yıl on binlerce başvuru alıyor. Peki AİHM tam olarak nedir, nereye bağlıdır ve kimler nasıl başvurabilir?

Kısa özgeçmişi

AİHM Strazburg'daki Avrupa Koneyi'nin en önemli parçalarından biridir. Bu konsey Avrupa Birliği'nin (AB) konseyi ile karıştırılmamalıdır. Türkiye bu konseyin, daha bilinen ve kullanılan adıyla Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM) 47 üyesinden biridir. Ancak hem AKPM'yi hem de AİHM'i içine alan yapının adı 'Avrupa Konseyi'dir

Günümüz AB'sini oluşturan temel metinler, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun (AET) 1957'deki kuruluşundan önce Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanmıştır.

Bu metinlerin de başında bugünkü Kopenhag siyasi kriterlerinin olmazsa olmazı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) geliyor. İşte AİHM de AİHS temelinde oluşturulmuş bir yargı sistemidir.

AİHM'in fikir babalarından Pierre-Henri Teitgen Avrupa'da ikinci dünya savaşının yaraları henüz sarılmaya devam ederken 1949 yılında AKPM'de yaptığı ünlü konuşmasında şu sözleri sarf etmişti:

Pierre-Henri Teitgen

"Hiç kimse yıllar sonrasının geleceğine bakıp kendi medeniyetinin totaliterizm ve diktatörlüğe dönüşmeyeceğini ve ülkesinin böyle risklerden azade olduğunu iddia edemez. Bu nedenledir ki bizler önce davranıp, zamanı geldiğinde alarm çanlarını çalacak bir bilinci ve vicdanı yaratmalıyız. Bu özel vicdan da ancak özel bir Avrupa yüksek mahkesi yoluyla oluşturulabilir."

İşte bu konuşmadan 10 yıl sonra nihayet 1959'da AİHM kuruldu ve çalışmaya başladı. Üye ülkelerden bu mahkemeye seçilen yargıçların görevi aldıkları içtihat kararları ile Teitgen'in bahsettiği bu özel vicdanı oluşturmak ve gerektiğinde çok geç olmadan alarm çanlarını çalabilmektir. Bu nedenle yargıçların seçimi ve kabulü özel ve katı esaslara dayanmaktadır.

Nasıl bir yapı?

Her üye ülke AİHM heyetine bir yargıç verir. Bu tek yargıç o ülkenin önerdiği yargıçlar listesinin içinden AKPM oyu ile seçilir. AKPM seçimi öncesi adaylar alt komitelerin gerçekleştirdiği sıkı bir mülakat evresinden geçerler.

9 yıllık bir görev süresine sahip olan yargıçlar yalnızca bir dönem görev yapabilirler ve görev süreleri boyunca tam bağımsızlık ile hareket etme yetkisine ve sorumluluğuna sahiptirler. Kendi ülkelerini temsil etmez veya çıkarlarını kollamazlar.

Her yargıcın tüm üye ülkelerden karışık şekilde oluşan çalışma takımları bulunur. Bu takımlarda alanlarında uzman hukukçular, danışmanlar ve asistanlar olur.

Yargıçlar, yerlerine başkası seçilinceye kadar görevlerini sürdürürler. Buna karşılık, daha evvel katılmış oldukları davalara, görevleri sona erdikten sonra da bakmaya devam ederler. 70 yaşına gelen bir yargıcın görev süresi otomatik olarak sona erer.

Bir yargıç ancak diğer yargıçlar tarafından görevden alınabilir. Bunun için diğer yargıçların üçte iki çoğunluğu grekmektedir. Bunun dışında bir yargıcı görevinden alabilecek bir başka üst otorite yoktur.

Neden ve nasıl başvurulur?

AİHM ile özel ve tüzel kişiler iç hukuk yoluyla hesap vermeyi reddeden ve/veya adaleti sağlayamadığını düşündükleri devletlerini hesap vermeye zorlarlar ve alınan kararlar neticede diğer tüm bireylerin de hayatlarını etkiler.

AİHM'e her gün yüzlerce mektup ve telefon gelir. Sorulan sorular ve yapılan başvurular içeriğine göre ayrılarak daha sonra yargıçların takımlarına aktarılmak üzere özel dosyalara dönüştürülecekleri bir departmana gider. Başvuruların büyük çoğunluğu bu aşamada elenir. Elenmenin en büyük nedeni başvuru krtierlerinin yerine gelmemiş olmasıdır.

Başvurularda en çok yapılan hata iç hukuk yıllarının tüketilmemiş olmasıdır. Başvuru için diğer şartlar şöyledir:

  • İç hukuk yolları tüketildikten sonra belirtilen süresi içerisinde başvurmak
  • 'Mağdur' statüsü taşımak
  • Davaya konu devletin AİHS'i imzalamış olması
  • AİHS'te belirtilen haklar konusunda başvuru yapılmış olması
  • Önemli miktarda zarara uğramış olunması

Bu şartlar oluştuğunda başvuru için AİHM sitesinde yer alan başvuru formunu indirmek, doldurmak ve göndermek yeterlidir. Herhangi bir alanı eksik kalmış veya anlaşılamaz şekilde doldurulmuş form hemen elenir.

AİHM'e başvurmak için bir avukat tarafından temsil ediliyor olmak şart değildir ancak süreç içerisinde faydalıdır. Başvuru formunda ayrıca üç sayfayı geçemeyecek şekilde yaşanan olayın ve mağduriyetin bir özeti yazılır. Burada kullanılan dilin profesyonelce olmasına ve olayların tarih sırasına göre düzgün bir kronoliji ile açıklanmasına dikkat edilmeli.

Tek bir başvuruda AİHS'e taraf olan birden fazla sayıda devletten de şikayetçi olabilirsiniz. Bu noktada ihlal edildiğini düşündüğünüz AİHS maddelerini belirtmek ve bu maddelerin nasıl ihlal edildiğini kısaca anlatmak önemlidir. Bir başka önemli nokta da ihlal edildiğini ileri sürdüğünüz her madde için hali hazırda yapmış olduğunuz girişimleri doğru şekilde aktarmanızdır. Bunun için konuya bahis kararların ve tebligatların tarihleri belirtilmelidir.

Son olarak kendi şikayetinizi destekleyecek emsal kararların örneklerini tarihlerine göre numaralandırarak başvurunuza eklemelisiniz. Tamamlamış olduğunuz bu başvuru formuna belgelerin asıllarını koymayın çünkü bunlar bir daha başvuru sahibine geri verilmez.

Tarih atıp imzaladığınız dosyayı şu adrese posta ile yollamanız yeterli:

The Registrar, European Court of Human Rights

Council of Europe

67075 Strasbourg cedex

France

Strazburg'daki AİHM binası

Mahkeme hangi hakların ihlaline bakar?

AİHS çerçevesinde belirtilen hakların en başında 'yaşam hakkı' gelir ve bu nedenle hiçbir üye devlette idam cezası olamaz. İdam cezasını geri getirecek olan ülkelerin üyelikleri hızlı bir süreç ile son bulur.

Bir diğer önemli hak ihlali de işkence ve insanlık dışı muamelelerdir. Bununla birlikte düşünce, vicdan ve din özgürlüğü ile ifade özgürlüğü de sıklıkla mahkemenin önüne gelen ihlal iddiaları arasındadır. Diğer tüm maddelere buradan ulaşabilirsiniz.

Mahkemenin önüne gelen en yoğun başvuru çeşidi ise 'adil yargılanma', 'yargılamaların süresi' ve 'ulusal mahkemelerce alınan kararların uygulanması' konularında yaşanan hak ihlallerine ilişkin olmaktadır.

Kürtaj, ötenazi, dini semboller, eşcinsel evliliklerde evlat edinme, başörtüsü, ayrımcılık, yeni teknolojiler, çevre ve daha birçok tartışmalı ve hassas konu AİHS içerisinde genel olarak belirtilmiş ve yorumu içinde bulunan çağın toplumuna ve normlarına göre o günün yargıçlarına bırakılmıştır.

Süreç nasıl işler?

Süreçler sonunda kabul gören başvurular için farklı sayıda yargıçtan oluşan mahkemeler kurulur.

Bir meseleye ya 1 yargıçlı mahkeme ya 3 yargıçlı komite ya 7 yargıçlı loca ya da 17 yargıçlı büyük loca bakar. Mahkemenin kaç yargıçla konuyu ele alacağı konunun ağırlığına, önemine ve sonucunun etki alanı genişliğine göre değişir.

Nadir de olsa bazı vakalarda mahkeme yargılamayı halka açık olarak yapmayı seçer. Bu durumlarda tüm yargılama süreci kaydedilir ve canlı yayınlanır.

AİHM'in kapsama alanı nedir?

AİHM kararlarının kapsama alanı oldukça geniştir. Sözleşmeye taraf olan ülkeler toplamda 820 milyon kişilik bir nüfusa sahiptir. Bu nüfusa üye devletlerde bulunan ancak üye devlet vatandaşı olmayan mülteciler de eklendiğinde sayı daha da artar çünkü onlar da AİHS'in dolayısıyla AİHM'in koruyucu şemsiyesi altındadır.

Bu şemsiye AİHS'e taraf olan ülkelerin vatandaşlarının, askerlerinin veya şirketlerinin AİHS'e taraf olmayan ülkelerdeki faaliyetlerini de kapsar. Buna bir örnek askerleri ile Irak'ta bulunan İngiltere'nin buradaki sivil ölümlere ilişkin gerekli soruşturmayı yapmaması sonucu yargılanarak mahkum edilmesiyydi.

Bunun da ötesinde eğer AİHS'e taraf bir ülke AİHS'e taraf olmayan bir ülkenin kendi topraklarında insan haklarını ihlal edici faaliyetlerine göz yumuyorsa yine AİHM'de yargılanabilir. Bunun bir örneği de CIA'in Makedonya'da terörist oldukları gerekçesiyle birçok kişiye uyguladığı işkencelerin sonucu Makedonya devletinin AİHM'de tazminata mahkum edilmesiydi.

Dava hakkında karar alan mahkemenin kararı üye devlet için bağlayıcıdır. Davacı haklı bulunmuşsa mahkemenin belirlediği türde ve miktarda tazminat ödenmek zorundadır.

AİHM hukuku ulusal hukukun üzerindedir ve gerektiğinde ulusal hukuk AİHM'deki içtihatlara göre değiştirilir.

Mahkemenin kararına uymayan üye devletlere ne olur?

AİHM kararlarının uygulanmasını sağlamak ve bunu takip etmek Avrupa Konsey'inin yürütme kolu olan Bakanlar Komitesi'nin görevidir. Bu komite üye ülkelerin dışişleri bakanlarından ve onların daimi temsilcilerinden oluşur.

Bu komite düzenli olarak verilen kararların uygulandığını teyit etmek için toplanır. Kararlar tatmin edici şekilde uygulanana kadar da komite konuyu gündeminde tutar ve sürekli olarak mahkum edilen ülkenin önüne koyar.

Karara veya kararlara uymamakta ısrar eden üye ülke bir süre sonra konseydeki haklarının askıya alınması durumu ile karşı karşıya kalır ve o ülke karar mekanizmalarında etkili olamaz. Bu süreç üyeliğin askıya alınmasına kadar gidebilir.

Türkiye'nin AİHM'deki yeri

Pek bilinmese de Türkiye herhangi bir üye değil, bugünkü Avrupa Birliği fikrinin temel ilkelerini ve ruhunu oluşturan Avrupa Konseyi'nin kuruluşunda birinci derecede rol oynamış 12 ülkeden biridir.

Türk parlamenterler ve diplomatları, bu yapının 1949'daki kuruluşundan itibaren Avrupa'nın geleceği hakkında -o tarihlerde Avrupalılara dahi hayalci gelen- bugün AB düzeyinde hayata geçmiş önerilerde bulundular.

Daha sonra AB'nin temelini oluşturacak olan bazı metinler bu konseyde Türkiye'nin de katılımı ve hatta önayak olmasıyla hazırlandı. Gerek AİHS gerekse Avrupa'da vizesiz seyahatin temelini oluşturan metin ve anlaşmalar da Türkiye'nin katkıları ile 1950li yıllarda Avrupa Konseyi'nde oluşturuldu. Türkiye'nin AİHM sistemine katılımı ise 1987 itibarı ile gerçekleşti.

Durum iç açıcı değil

Türkiye ne yazık ki giriş yaptığı 1987'den 2017 sonuna kadar hakkında en çok karar çıkan ülke oldu. Toplam 3 bin 386 karardan 2 bin 988'inde en az bir AİHS maddesinin ihlal edildiğine hüküm verilirken yalnızca 77 karar Türk devleti lehine sonuçlandı. Birçok davada birden fazla AİHS maddesini ihlal eden Türkiye toplamda 4 bin 640 ihlal gerçekleştirdiği kayıt altına alındı.

Türkiye'nin en çok mahkum edildiği ihlal maddesi ise 'adil yargılanma' oldu. İkinci sırada tutuklama esaslarına dair 'özgürlük ve güvenlik hakkı', üçüncü sırada 'mülkiyetin korunması hakkı' ve dördüncü sırada da soruşturma ve yargılamaların uzun sürmesi' bulunuyor.

Türkiye'nin mahkumiyet birinciliğinden inmesinin tek nedeni 1998 yılında Rusya'nın AİHM sistemine girmesi oldu. 2012'ye kadar ihlal konusunda daima zirvede bulunan Türkiye bu pozisyonu Rusya'ya bıraktı. Üçüncülük ise İtalya'da bulunuyor.

Türk yargıç listesi neden reddediliyor?

Işıl Karakaş

AİHM'de son olarak Türk yargıç Işıl Karakaş yer alıyordu. Görev süresi dolan Karakaş'ın yerine üçerli gruplar halinde önerilen toplam 9 isim Avrupa Konseyi tarafından reddedildi. Bu nedenle yargıç Karakaş görevini sürdürmeye 1,5 yıldır devam ediyor.

Daha önce verilen üçlü listelerdeki adaylar yetersiz bulunarak reddedilmişti. Türkiye son olarak Prof. Necati Polat, Prof. Selami Kuran ve Prof. Esra Gül Dardağan Kibar'ın isimlerini bildirdi ancak bu adaylar da sunulan kişilerde birbilerine yakın yeterlilikte olma koşulu yerine gelmediği için reddedildi.

Zedelenen Türkiye imajı

Türkiye iki yıldır AKPM alt komitesi tarafından yapılan mülakatları aşabilmiş değil. AKPM genel kurulunda seçim yapılması için önce bu alt komitenin onayı gerekiyor. Türkiye'nin bu komiteden onay alamadığı her sefer uluslararası imajı zedeleniyor.

Türkiye şimdi dördüncü kez AİHM'e yargıç adayları sunacak.

Bu mülakatlarda AKPM’deki beş siyasi grup tarafından belirlenen 20 üyeli alt komite adayların evrensel hukuk bilgilerini, geçmiş çalışmalarını, deneyimlerini ve özgeçmişlerinin detaylarını inceliyor.

Adayların ayrıca çok iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmesi ve yüksek ahlaki kriterlere sahip olması isteniyor. Sadece yargıç değil akademisyen ve avukatlıktan gelen adaylar da bu sürece girebiliyor. Gösterilen adaylardan mutlaka birinin kadın olması gerekiyor. Tek bir aday dahi yetersiz bulunursa listenin tümü reddediliyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İstanbul'da kaybolan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı kimdir? Neden hedef oldu?

Cemal Kaşıkçı: Suudi Arabistan'dan gelen 15 kişilik heyetin görüntüsü ortaya çıktı