Son Dakika

Son Dakika

Dünyanın en yoksul ülkelerinden Nijerliler AB'yi sadece kendi çıkarlarını korumakla suçluyor

Okunan haber:

Dünyanın en yoksul ülkelerinden Nijerliler AB'yi sadece kendi çıkarlarını korumakla suçluyor

Dünyanın en yoksul ülkelerinden Nijerliler AB'yi sadece kendi çıkarlarını korumakla suçluyor
Metin boyutu Aa Aa

Nijer Cumhuriyeti, Afrika'dan Avrupa'ya gitmek isteyen göçmen ve sığınmacıların Sahra Çölü ile Libya'dan önceki son durağı. Burası aynı zamanda Libya'daki göçmen kamplarındaki şiddet ve işkenceden kaçarak ülkesine geri dönmeyi arzulayanların da geçiş noktası.

Her hafta, çok sayıda konvoy Nijer ile Libya'yı birbirinden ayıran çölde kuzeyden güneye, güneyden kuzeye binlerce kilometre yol kat ediyor. Nijer'in kuzeyindeki Agadez bölgesi Batı Afrika'nın Sahra Çölü'ne açılan kapısı.

Valerie Gauriat

Göç ekonomik bir pazar

Nijer'de düzensiz göç 2 yıl öncesine kadar yasaldı ve bölge için önemli bir ekonomik kalkınma aracıydı. Avrupa'ya gitmek isteyen göçmenleri Libya'ya götüren insan kaçakçılarının yanı sıra, göçmenlere su, yiyecek, giyim eşyası satan birçok küçük esnaf ekonomiyi canlandırıyordu. Dünyanın en yoksul ülkelerinden Nijer'de kayda değer bir ekonomik hareketlilik.

Bu nedenle yerel halk yeni yasaya karşı tepkili. Agadez kentinde yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana ekonomi durma noktasına geldi.

Hayatını düzensiz göçmenlere su satarak kazanan Oumarou Ghehou bugün açlık sınırında yaşıyor ve yasaya isyan ediyor:

"Eskiden haftada 400-500 bidon su satıyorduk. Ayrıca madenlere de su gönderiyorduk. Libya yolunu kapattılar, altın madenini kapattılar. Her şeyi kapattılar. Gençler tüm gün burada oturuyor, hiçbir şey yapmadan, yemeden içmeden. Bir lokma ekmek yemeden sabah kalkıyor, akşam yatıyorlar. Böyle devam ederse onları hırsızlık yapmaktan ne alıkoyabilir?"

Valerie Gauriat

'Avrupa Birliği fonu göç yasası için verilen bir rüşvet'

Avrupa Birliği 2015 yılında göç sorununa çözüm bulmak amacıyla Afrika İçin Acil Durum Güven Fonu'nu kurdu. Afrika'da yerinden edilme ve düzensiz göçün kökünde yatan sebeplerin ele alınmasını ve istikrarı amaçlayan fon kapsamında 1 milyar euronun üzerinde bütçe ayrılan Nijer fondan faydalanan ülkelerin başında geliyor.

Ayrılan fon karşılığı Nijer düzensiz göçü yasaklayan uygulamayı yürürlüğe sokarken, Avrupa Birliği de yasanın geçim kaynağını elinden aldığı insanlara yardım etmek için bir program geliştirdi.

Ancak bugüne kadar kayıtlı 7 bin kişi arasında sadece 400 kişi yeni bir meslek edinmek için verilen yardımdan faydalanabildi. Üstelik yardım almayı başaran az sayıda şanslı kişi de bu yardımların yetersizliğinden şikayetçi.

Abdurrahman Ghali onlardan biri. Program kapsamında sandalyeler, büyük tencereler ve hoparlörler gibi düğün ve şenliklerde ihtiyaç duyulan malzemeleri kiraladığı bir iş kurmuş. "Allah'ın takdiri" diyor Ghali, "Eskiden çok para kazanıyordum. haftada 800 euro kazandığım olurdu. Şimdiyse haftada 30 euro kazanıyorum."

Agadez İli Vali Yardımcısı Aklou Sidi Sidi'ye göre bu fon düzensiz göç yasasının çıkarılması için ödenen bir rüşvet niteliğinde. Sidi Sidi fonun sadece Avrupalıların çıkarlarını koruduğunu öne sürüyor. "İlk olarak bu fonlar yetersiz. Baktığınız zaman Türkiye'nin Nijer'den çok daha fazla yardım aldığını görebilirsiniz. Libya'daki silahlı gruplar bile bizden çok daha fazla yardım alıyor." diyor Sidi Sidi, "bugün burada bir uçurumun kenarındayız. Agadez sığınma hakkı talep edenlerin, mültecilerin, göçmenlerin ve reddedilenlerin uçurumu."

Valerie Gauriat

Dünyanın en yoksul ülkesi Nijer 300 bin göçmen ağırlıyor

Düzensiz göç yasasını çıkaran Nijer, bugün Sahel Savana bölgesinin göbeğinde 300 bin göçmen ve mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bir tarafta Libya'ya geçmesine izin verilmeyenler, diğer tarafta evine dönmek için bekleyenler. Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri için ağır bir yük. Uluslararası Göç Örgütü ve diğer sivil toplum örgütlerinin kurduğu göçmen merkezleri tıka basa dolu.

Bu merkezlerden birinde çalışan Lincoln Gaingar karşılaştıkları en büyük sorunun bürokrasi olduğunu ifade ediyor:

"Buradaki göçmenlerin yüzde 80'inin kimlik kartı yok, hiçbir belgesi yok. Kayıtlarını yaptıktan sonra onlar için seyahat izni çıkarmalıyız, farklı ülkelerin büyükelçilikleriyle, konsolosluklarla iletişime geçmeliyiz. Geri dönüş işlemleri bazen aylar sürüyor. Bugün karşılaştığımız en büyük zorluk bu. 400-500 kişi için tasarlanan merkezde şu anda yaklaşık 1000 kişi kalıyor. İnsanlar dışarıda, yerde yatıyorlar. Merkeze kaydedilmek için bekleyen kişi sayısı da oldukça yüksek. Burada kalanları bir an önce göndermeliyiz ki yeni gelenlere yer açılsın."

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Lumiere Film Festivali'nden Jane Fonda'ya saygı duruşu

Son teknoloji elektrikli araçlar hem hava kirliliğine hem trafiğe son vermeyi hedefliyor

Müzikseverlerin buluşma noktası: Bakü Caz Festivali