Son Dakika

Son Dakika

Ameliyatta gözünü kaybeden hasta yeterince bilgilendirilmediği için yeniden yargılama yapılacak

Ameliyatta gözünü kaybeden hasta yeterince bilgilendirilmediği için yeniden yargılama yapılacak
Metin boyutu Aa Aa

Anayasa Mahkemesi (AYM) doktor kusuru bulunmamasına rağmen yapılan ameliyatta gözünü kaybeden hasta yeterince bilgilendirilip kendi rızası alınmadığı için ihlal kararı vererek yeniden yargılamaya hükmetti. AYM acil bir durum olmadığı için hastanın ailesinin ameliyatlara onay vermesinin geçerli olamayacağına ve tüm risklerin izah edilerek hastanın rızasının aranmasının gerektiğini bildirdi. Karar, olaydan tam 14 sene sonra geldi.

AYM Çarşamba günü yayımlanan gerekçeli kararında hastanın vücut bütünlüğüne yönelik tıbbi müdahale öncesinde rızasının alınmadığı ve riskler konusunda aydınlatılmadığı iddiasının mahkemeler tarafından “konuyla ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya konulmadığı sonucuna” ulaştı. Anayasa Mahkemesi “Üstelik başvurucunun belirtilen iddia ve şikayetleri, yargılamanın sonucuna doğrudan etki edebilecek mahiyettedir.” diyerek yargısal makamlarca bu değerlendirmelerin yapılmaması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkı bakımından kamu makamlarının pozitif yükümlülüklerini yerine getirmedikleri kanaatine vardı.

Yeniden yargılama yapılacak

“Maddi ve manevi varlığın korunması hakkı”nın ihlal edildiğine karar veren AYM sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararını İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderdi.

Fındık Kılıçaslan 2005 tarihinde yazlıktaki evinin bahçesinde odun kırarken gözüne odun parçası batması üzerine İzmir'de Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Hastanesine kaldırıldı. Dört gün süreyle aynı hastanede kalan hasta doktorların kataraktın oluşması için bir iki ay beklenmesi gerektiğini belirtmeleri üzerine taburcu edildi.

Hasta bundan birkaç hafta sonra İstanbul'da bir özel hastaneye başvurdu. Hasta burada katarakt tanısıyla sol gözünden ameliyat edildi ancak ameliyata muvafakatname belgesi hastanın yakını tarafından imzalandı. Ameliyat sonrasında göz içinde oluşan iltihabın giderilememesi üzerine başvurucu aynı hastanede farklı doktorlar tarafından beş kez daha ameliyat edildi ancak başvurucunun sol gözünde tamamen görme kaybı meydana geldi.

Doktorların kusurlu bulunmadı

Hastanın şikayeti üzerine doktorlar aleyhine kamu davası açıldı. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen bilirkişi raporunda doktorların kusurunun bulunmadığı tespit edildi. Doktorlar beraat ederken Yargıtay da bunu onayladı.

Fındık Kılıçaslan AYM’ye başvurarak ameliyatlar öncesinde kendisinin aydınlatılmadığını, bu konuda rızasının alınmadığını, kendisi dururken kızına genel bir onam belgesi imzalatılmış olduğunu belirtti. Doktorların kusuru nedeniyle birkaç kez ameliyat edilmek zorunda kaldığını ve bu ameliyatlar sonucunda bir gözünde görme duyusunu tamamen kaybettiğini, bu nedenle maddi ve manevi olarak zarara uğradığını bildirdi. Hasta hastanenin sorumluluğu bakımından bilirkişi raporu alınmadığını beyan ederek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü.

'Hastanın kendi rızası alınmalıydı'

AYM gerekçeli kararında tıbbi müdahaleden önce gerektiği şekilde bilgilendirilerek rızasının alınmamasının kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlaline sebep olabileceğine dikkat çekti. AYM “İstisnai haller dışında tıbbi müdahale, ilgili kişinin ancak bilgilendirilip rızası alındıktan sonra yapılabilir. Hastaların durumun farkında olarak karar verebilmelerini sağlamak için uygulanması düşünülen tedavi ve bununla bağlantılı riskler hakkında kendilerine bilgi verilmiş olmalıdır. Hukuken rızayı açıklaması gereken kişinin kural olarak tıbbi uygulamaya maruz kalacak kişi olması gerektiği kuşkusuzdur.” Dedi.

'Riskler ve sakıncalar anlatılmalıydı'

Yüksek Mahkeme hukuka uygun rızanın varlığından söz edilebilmesi için hastaya uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların faydalan ve muhtemel sakıncaları, alternatif tıbbi müdahale usulleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel sonuçlan, hastalığın seyri ve neticeleri konusunda hastanın bilgilendirilmiş olması gerektiğini kaydetti. Burada onay formalarının hastanın eşi ve kızı tarafından imzalandığını hatırlatan AYM “Dolayısıyla neden başvurucu yerine yakınlarının bu formları imzaladığı hususu ilgili doktorlar ve hastane tarafından açıklanmamıştır.” yorumunda bulundu.