Euronews is no longer accessible on Internet Explorer. This browser is not updated by Microsoft and does not support the last technical evolutions. We encourage you to use another browser, such as Edge, Safari, Google Chrome or Mozilla Firefox.

Son Dakika

Son Dakika

OECD: Türkiye'de 31 Mart seçimleri sonrası ekonomide belirsizlik sürüyor

OECD: Türkiye'de 31 Mart seçimleri sonrası ekonomide belirsizlik sürüyor
Copyright
REUTERS/Murad Sezer/File Photo
Metin boyutu Aa Aa

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) yayınladığı 'Ekonomik Görünüm' raporuna göre Türkiye'de resesyonu da tetikleyen geçen yılki finansal şokun ardından alınan canlandırma ve teşvikler 2019 yılının başlarındaki ekonomik küçülmeyi yavaşlattı. Buna karşı 31 Mart yerel seçimleri sonrası yatırım ortamındaki belirsizliğin sürdüğüne dikkat çekildi.

Raporda ayrıca, tüketici ve yatırımcı duyarlılığının giderek artan belirsizlikten etkilendiği belirtildi.

2019’un yarısından itibaren bir toparlanma öngörülmesine rağmen OECD, 2019 ve 2020’deki gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) 2018 seviyesinin altında kalacağını öngörüyor. Planlanan iyileşmedeki riskler ise devam ediyor.

OECD tüketici, yatırımcı ve sermayenin yeniden güveninin kazanılması için öngörülebilir ve nitelikli ekonomi politikalarının önemini de vurguladı. Sermaye piyasası güvenirliğinin hayati öneme sahip olduğuna yer veren OECD, Türkiye’deki merkez bankasına net uluslararası rezervini yeniden inşa etmesini ve güvenirliğini artırmasını tavsiye etti.

"Türkiye mali politikalarında daha şeffaf olmalı"

OECD raporuna göre Türkiye mali politikalarında daha şeffaf olmalı. Böylece konjonktür karşıtı tedbirler öngörülebilir şekilde daha etkin uygulanabilir. Yapısal reformlar büyümeyi destekleyebilir ve iş piyasalarındaki manevra alanını güçlendirebilir.

Güçlü mali canlandırma teşviklerine rağmen yükselen işsizlik oranları ve düşük tüketici güveni nedeniyle makro ekonomik döngünün ana lokomotifi olan hane halkı tüketimi, 2019’un ilk çeyreğinde de zayıf kalmaya devam ediyor.

2019 yılı başında asgari ücrete yapılan zamlara rağmen, yüksek enflasyon nedeniyle tüketiciler ciddi gelir düşüklüğüyle karşı karşıya.

Gıda fiyatlarındaki aşırı artışlar sebebiyle düşük gelirli halk ise durumdan daha kötü etkileniyor.