Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Türkiye'yi yasa boğan 17 Ağustos 1999 depreminin ağır bilançosu

AA
AA -
Telif hakkı
17 Ağustos 1999 Marmara depreminde 4,5 saat enkaz altında kaldıktan sonra kurtarılan ve beton bloklar arasında boynu yan yatmış fotoğrafıyla depremin "sembol kızı" olarak hafızalara kazınan Ömür Kınay'ın bireysel başvurusunda ihlal kararı çıktı. - Hasan Türkan
Euronews logo
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye’yi yasa boğan, on binlerce insanın yaşamını yitirdiği, yaralandığı ve sakat kaldığı, ekonominin büyük darbe aldığı 17 Ağustos 1999'da yaşanan acı depremin üzerinden 20 sene geçti.

Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan ve yerel saatle 03.02'de gerçekleşen Marmara depremi, Ankara'dan İzmir'e kadar geniş bir alanda hissedildi.

Yaklaşık 45 saniye süren 7.4 şiddetindeki depremde resmi raporlara göre 17 bin 840 insan hayatını kaybetti, 23 bin 781 kişi yaralandı ve 505 kişi de sakat kaldı. Büyük can ve mal kaybına neden olan depremde 285 bin 211 ev ve 42 bin 902 iş yeri de büyük hasar gördü.

Çoğu vatandaş akşam geç saatlerde gerçekleşen depreme uykularında yakalanırken, özellikle Kocaeli Gölcük’te binaların depreme dayanıklı yapılmaması, yanlış ve eksik malzeme kullanımı can ve mal kaybının fazla olmasına neden oldu.

Depremin ülke ekonomisine etkisi

Türkiye'nin önemli bir sanayi bölgesi olan Marmara'da gerçekleşen deprem, çok geniş bir coğrafyada önemli mali hasara yol açarken, ülke ekonomisine de darbe vurdu.

Türkiye nüfusunun yüzde 23’ü depremin etkilendiği bölgede yaşarken, GSMH’nin yaklaşık yüzde 34’ü yine depremin etkili olduğu bölgede yaratılıyordu.

Sanayide oluşturulan katma değerin yüzde 46’sı deprem bölgesinde ortaya çıktığı ve bölgenin kişi başına gelir açısından Türkiye ortalamasının üzerinde yer aldığı, bütçedeki vergi gelirlerinin yüzde 58’i depremin etkilediği bölgede oluşması dikkate alındığında, mali kayıplar daha açık bir şekilde gözler önüne seriliyor.

Turizm gelirleri yüzde 40 azaldı

1999 Körfez Depremi’nin ekonomik etkileri, GSYİH, istihdam, büyüme ve kamu harcamaları gibi makro ekonomik göstergelerin yanı sıra Türkiye ekonomisi için önemli miktarda döviz girdisi sağlayan turizm sektörüne de darbe vurdu. 1999 Körfez Depremi’nden sonra Türkiye’nin turizm gelirlerinin bir önceki yıla göre yüzde 40 azaldı.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Dünya Bankası tarafından yapılan çeşitli çalışmalarda 1999 Körfez Depremi’nin makroekonomik maliyetlerine ait değerler, depremin ekonomiye etkisi açıkça görülüyor.

Depremin ekonomiye etkisi TUSİAD’a göre 17 milyar dolar, DPT’ye göre 15-19 milyar dolar ve Dünya Bankası’na göre 12-17 milyar dolar. Bu çerçevede TÜSİAD’ın değerlendirmesine göre deprem, 1999 yılı GSYİH’sının yüzde 9’unun, DPT’ye göre yüzde 8 ila 10’unun, Dünya Bankası’na göre yüzde 6,3 ila 9’unun kaybına neden oldu.

Deprem sonrası gelen yardımlar

Marmara depreminin yol açtığı hasarların giderilmesine yönelik 161.6 trilyon liralık nakdi yardım alınırken, 156.6 trilyon liralık harcama gerçekleştirildi. Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun deprem hesaplarıyla ilgili incelemesine göre 17 Ağustos 1999'da meydana gelen deprem için Ziraat Bankası nezdinde açılan merkezi hesapta biriken tutar, 1 Ekim 2001 itibariyle nemasıyla birlikte 161 trilyon 665.6 milyar liraya ulaştı. Bu hesaptan toplam 156 trilyon 520.4 milyar lira harcanırken geri kalanı deprem sonrası hizmetler için Afetler Fonu'na, Afet Bölge Koordinatörlüğü'ne ve diğer kurum ve kuruluşlara aktarıldı.

Marmara depremi sonrasında çeşitli ülke ve uluslararası mali kuruluşlardan yaklaşık 3.5 milyar dolar tutarında kredi sağlandı.

Yurt dışından sağlanan kredilerle, Kocaeli, İstanbul, Bolu, Düzce, Yalova, Sakarya illerinin yer aldığı deprem bölgesine yönelik toplam 75 dolayında proje ve alt projeye finansman sağlandı. Söz konusu krediler deprem bölgesinde genel olarak, konut inşaatı ve yeni konut şebekeleri, yeni hastane inşaatları ve sağlık birimlerinin rehabilitasyonu, ilköğretim okulu inşaatları, demiryolu ve karayolu başta olmak üzere ulaştırma sistemlerinin yenilenmesi ve KOBİ’lere finansman desteği için kullanıldı.