Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Mevsimlik tarım işlerinde çalışanların hayat mücadelesi: Türkiye'nin 'görünmez işçileri'

euronews_icons_loading
İzmir'de çalışan mevsimlik tarım işçileri
İzmir'de çalışan mevsimlik tarım işçileri   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Sayıları yüz binlerle ifade edilen mevsimlik tarım işçileri ve ailelerinin sorunları her yaz hasat mevsiminde gündeme geliyor. Ancak çalışma ve yaşam koşulları, çocukların eğitim sorunları, sağlık hizmetleri gibi konularda henüz beklenen iyileşme sağlanmadı. Euronews Türkçe, Türkiye'nin 'görünmez işçileri'ne, mevsimlik tarım işlerinde çalışan insanlara mikrofon uzattı.

Mevsimlik tarım işçileri farklı ürünlerin üretim aşamalarını takiben ülke içinde yaklaşık on aya yayılan bir zaman boyunca gezici olarak çalışıyor. Kalkınma Atölyesi ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün hazırladığı “Virüs mü, yoksulluk mu?” başlıklı rapora göre, Salgın ve salgını önlemeye yönelik tedbir kararları özellikle mevsimlik gezici tarım işçileri ve onların çocuklarının istihdam edildiği ürünleri ve farklı coğrafyalardaki üretim süreçlerini etkilemeye başladı.

Rapora göre mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları temel insani haklardan ve yaşam biçimlerden uzak devam ediyor. İşçiler çalışmak için gittikleri illerde genellikle çalıştıkları tarla ve bahçelere en yakın kırsal alanlarda, kendi imkânlarıyla kurdukları geçici çadır yerleşimlerinde konaklıyor. Bu alanlar insani koşullardan uzak ve koronavirüsün yayılmasına ön ayak olabilir.

Özellikle ana yol ve sulama kanalı çevresine kurulan çadır alanları çocuklar açısından önemli riskler oluşturuyor. Elektrik kullanımı sınırlı, temiz suya erişim problemli ve güvenlik açısından aydınlatma ise neredeyse hiç bulunmadığı mevsimlik işçilerin çalışma koşullarını ve yaşam alanlarına mercek tuttuk.

euronews
Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarıeuronews

Günlük 80-90 TL yevmiye alıyorlar

İzmir’in güney sınırındaki Kiraz ilçesine Şanlıurfa’dan gelen mevsimlik tarım işçisi Nilgün Us, koronavirüs ile ilgili bir tedbir alamadıklarını ve günlük ücretlerinin az olduğunu ifade ediyor.

“Sigortamız yok. Günde 10 saat 80 TL’ye çalışıyoruz. Sabah 5:30- 6:00’da kalkıyoruz. Hazırlanıyoruz. Kahvaltımızı yapıyoruz. Tarlaya giriyoruz. Akşam saat 17:00’da paydos ediyoruz, bazen 17:30 oluyor” diyor.

Us, dayıbaşı ve elçi diye adlandırılan komisyoncuların kendilerine iş ayarladıklarını ve işçi başına 10-15 TL kesinti yaptıklarını aktardı.

Mevsimlik tarım işçisi Sibel Aktaş ise kendileriyle birlikte gelmek zorunda olan çocukların durumlarından ve artan üretim maliyetlerinden şikayet ediyor.

“Çocuklarımızın halini görüyorsunuz. Durduğumuz ortamlar da burası. İşçi olarak geldik ama emeğimizin karşılığını hiçbir zaman alamıyoruz. Fiyatlar düşük, gübreler pahalı, tohumlar pahalı, su pahalı. Devamlı çalışmak zorundayız. Çocuklarımızın geleceği için. Çocuklarımızın hali bu” şeklinde konuştu.

İshak Koşan ise bin 400 km uzaklıktan İzmir’e çalışmaya gelmek zorunda olduğunu belirtiyor.

"Zor durumda olduğumuz için mecburuz. Gördüğünüz gibi yevmiyelerimiz az. 8-9 saat çalışıyoruz. Dayıbaşı bize iş buluyor. Bizi çağırdığı için 10-20 TL arasında ücret kesiyor. İşten geldiğimiz gibi hanımlar yemeği yapıyor. Ekmek açanlar oluyor“

'Ortayı bitirdikten sonra okul yok bize'

Tarlada çalışanlara yemek yapmaktan sorumlu 16 yaşındaki Zeynep ise yaşadıklarını anlattı.

“Tarlada çalışmıyorum. Çadırda kalıyoruz. Güneşin altında, çok sıcakta ekmek açıyoruz. 16 yaşımdayım. Havalar çok sıcak yaşam çok zor. Okula gitmiyorum. Bitirdim. Zaten ortayı bitirdikten sonra okul yok bize. Yaşamımız zor olduğu için okumuyoruz. Mecburen çalışmak zorundayız“

Toprak sahibi Özdemir Aygün masrafların yüksek olduğunu ifade diyor.

“Girdiler biraz fazla olduğundan genelde kornişon üreticileri sıkıntıları çok çekmetedir. Bu girdiler mazot, gübre, ilaç ve tohumdur. Biz bunları bir an önce tarım bakanının bizi ziyaret edip değerlendirmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

euronews
Mevsimlik tarım iişçilerieuronews

Mevsimlik tarım işçilerinin yoksullukları kalıcı hale geliyor

Mevsimlik İşçi Göçü Ağı’nın Mayıs 2012’de yayınladığı durum raporunda mevsimlik gezici tarım işçilerinin sayısı aileleri ile birlikte bir milyon civarında tahmin ediliyor.

Çalışma Atölyesi’nden Ertan Karabıyık’a göre “Mevsimlik gezici tarım işçileri yılın belirli dönemlerinde evlerini terk ederek çoluk çocuk kısa veya uzun süreyle tarlalarda, bahçelerde çalışarak geçimlerini sağlıyorlar. Soğuk sıcak demeden kendi kurdukları çadırlarda yağmurun, tozun, sineklerin içinde zor koşullarda yaşıyorlar. Zaman zaman elektrikleri olmuyor ve ovanın ortasında adeta ıssızlığı yaşıyorlar. Genellikle çocukları okuldan erken ayrılıyor, memleketlerine döndüklerinde de geç katılıyorlar. Eğitimlerini tamamlamaları da çok zor oluyor. Ailenin yoksulluk döngüsü böylece sürüp gidiyor ve kalıcı hale geliyor”.