Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Kılıçdaroğlu: Türkiye sivil bir darbenin içinde, Erdoğan istediğini rektör atıyor

Access to the comments Yorumlar
 euronews
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu   -   ©  Aytaç Ünal/Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör ataması sonrası başlayan protestolara ilişkin Türkiye'nin bir sivil darbenin içinde olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Erdoğan istediğini rektör olarak atayabiliyor. Tek koşulu var, partili olması lazım" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde CHP muhabirleriyle bir araya gelerek gündemi değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu, YÖK'ün 12 Eylül darbe hukukun bir sonucu kurulduğunu ve bugün de varlığını sürdürdüğünü ifade etti.

12 Eylül darbecilerinin yaptığı düzenlemelerinin hala yürürlükte olduğuna değinen Kılıçdaroğlu, o dönem üniversitelere rektör nasıl atanıyorsa bugün de aynı yöntemlerle atandığını dile getirdi.

Kılıçdaroğlu, "Erdoğan istediğini rektör olarak atayabiliyor. Tek koşulu var, partili olması lazım. Erdoğan'ın yanında durması onu alkışlaması lazım. Bilimsel özerkliğe hiç önem vermemesi lazım. Sadece görevi Erdoğan'ı ve arkadaşlarını alkışlamak. Bu niteliklere sahip olan kişiler rahatlıkla üniversitelere rektör olarak atanabilir." şeklinde konuştu.

Akademik özerkliğin çok önemli olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, bilim üretilen yerlerde akademik özerklik olması ve her türlü düşüncenin özgürce tartışılması gerektiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, akademik özerklik için "bilimsel özerklik", "yönetsel" ve "mali özerkliğin" olması gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, "Darbe döneminin, 20 Temmuz darbesinin bundan daha güzel fotoğrafı olabilir mi? Üniversitenin kapısına kelepçe vuruyorsunuz. Erdoğan, '20 Temmuz darbesi yoktur' diyecektir ama onunla her yerde ve her ortamda tartışmaya hazırım. Tabii cesaret edebilirse." ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in, rektör atamasına ilişkin, "bir kişinin siyasi kimliğinin olması suç değildir" demesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Erdoğan ilk iktidara geldiğinde rektörler nasıl seçiliyordu? Üniversiteler seçiyordu, 3 aday belirliyordu, gönderiliyordu Cumhurbaşkanı bunlardan birini seçiyordu. Ne oldu 20 Temmuz'dan sonra, seçim kaldırıldı, bir kişi yetkili kılındı, o kişi üniversiteye rektör atıyor. 12 Eylül darbesiyle, 20 Temmuz darbesi arasında hiçbir fark yok, yaptıkları bu." cevabını verdi.

İşçi ve memur emeklilerine yapılan zam

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, işçi ve memur emeklilerine yapılan zam oranlarına ilişkin bir soruyu yanıtlarken Türkiye'nin 18 yılın sonunda bir ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

"Türkiye öyle bir noktaya geldi ki borcun faizini ödemek için de borçlanmak zorunda" diyen Kılıçdaroğlu, bu borçların ödenmesini de yine işçinin, memurun, esnafın ve çiftçinin üstleneceğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, "AK Parti'nin siyasi tercihi böyle. Geniş kitleler, eğer bu siyasi tercihe karşı çıkıyorlarsa oylarını ve tercihlerini değiştirmek zorundadırlar. Demokrasinin gereği budur. Kendilerini açlığa mahkum eden bir siyasi iktidara destek vermemelidir. Bazen espri yapıyorum arkadaşlara 'Tayyip'i üzmeyen istatistik kurumu' diye. TÜİK'e talimat veriliyor 'sen enflasyonu şöyle açıkla', o da öyle açıklıyor." diye konuştu.

TÜİK'in yüzde 14,6 olarak açıkladığı enflasyonun gerçeği yansıtmadığını tekrarlayan Kılıçdaroğlu, Enflasyon Araştırma Grubu tarafından yapılan araştırmada enflasyonun yüzde 36,7 çıktığı bilgisini verdi.

"Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok"

TBMM'ye sunulan Sayıştay raporlarında kamu kurumlarının içinde bulunduğu durumun toparlanıp toparlanamayacağına ilişkin bir soruya karşılık Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bütün kamu kurumları toparlanabilir. Kamuda son derece nitelikli ama bir köşeye atılmış binlerce kişi var. Görüşü, düşüncesi alınmayan binlerce kişi var. Görüşünü açıklamayı isteyen de açıklayacağı makama ulaşamıyor. Yanlış yapıyorsunuz diyebileceği bir otorite yok karşısında. Biz bu otoriteleri sağlayacağız. İşin başına liyakatli kişileri getireceğiz. Var olan sorunları çözmek için Ekonomik ve Sosyal Konseyi de toplayarak, onlarla sürekli istişare yaparak. Toplumsal destekle biz bu sorunu aşabiliriz. Aşılmayacak hiçbir sorun yok. Türkiye'nin hiçbir sorunu yok. Sorunları aşmamanın önündeki temel unsur ne? Can ve mal güvenliği. Hiç kimsenin can ve mal güvenliği yok."

Sayıştay'ın TBMM adına denetim yapan bir kurum olduğunu, güçlenmesi ve objektif hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, Sayıştayın Dünya Sayıştaycılar Birliğinin öngördüğü standartlar içinde denetim yapabilmesinin önemine işaret etti. Kılıçdaroğlu, o denetim yetkisinin Sayıştayda bulunmadığını belirterek, "O denetim yetkisi Sayıştaya verilecek. Gerçek anlamda Sayıştay denetim yapacak." dedi.

Ek kaynaklar • AA