Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İstanbul'da eylem yapan Uygurlar: Kız kardeşim Türkiye'de eğitim aldığı için bölücülükle suçlandı

Access to the comments Yorumlar
 Dilek Gul
euronews_icons_loading
Uygur Türklerinin, Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önündeki eylemi üçüncü ayında
Uygur Türklerinin, Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önündeki eylemi üçüncü ayında   -   ©  euronews
Metin boyutu Aa Aa

Uzun yıllar Doğu Türkistan’daki ailelerinden haber alamayan Uygur Türklerinin, Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önündeki eylemi üçüncü ayında. Ellerinde izini kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıyan aileler sevdiklerinin akıbetini Pekin yönetimine soruyor.

O ailelerden biri de dört yıldır kız kardeşi Mevlüde Hilal’den haber alamayan Medine Nazimi. Dört yıl önce hasta olan annesine bakmak için Doğu Türkistan’a giden Mevlüde Hilal’den bir daha haber alınamadı.

''Kız kardeşim Türkiye'de okuduğu için bölücülükle suçlandı''

Ailenin araştırmaları neticesinde Mevlüde Hilal’in Türkiye’de eğitim aldığı ve Türk vatandaşı olduğu için bölücülükle suçlandığını öğrenildi. 12 yıldır Türkiye’de yaşayan ve aynı zamanda Türk vatandaşı olan Medine Nazimi, ‘Türkiye’de okumak suç mu? Kız kardeşimin Türk vatandaşı olması suç mu?’ diye soruyor.

Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önündeki eylemde euronews’e konuşan Medine Nazimi, ‘Çin yönetimi tarafından zorla kampta tutulan kız kardeşimden haber alana kadar eyleme katılacağım’ diyor.

Yine 2017 yılında Çin yönetimi tarafından tutuklanan 29 yakınından haber alamayan Zöhre Sultan’ın da hikayesi benzer.

Tutuklanan 29 yakınından 15’i bir yıl hapis cezasından sonra kamptan çıkmış ancak hem serbest bırakılanlardan hem de geri kalan tutuklu 14 yakınından dört yıldır haber alamıyor. O da gerekçesini Uygur olmaları olarak açıklıyor. Eyleme katılan yüze yakın Uygur Türkünün hikayesi de talepleri de aynı. Ailelerinden en kısa sürede haber alabilmek.

''Kampta toplu tecavüzler giderek artıyor ve kadınlar kısırlaştırılıyor''

Eylemde konuşan Doğu Türkistan Yeni Nesil Hareketi Başkanı Dr. Abdüsselam Teklimakan 1949 yılından bu yana Çin'in soykırım yaptığını söyledi.

''Son gelen bilgilere göre kampta toplu tecavüzler yaşanıyor ve kadınlar kısırtlaştırılıyor. Aynı zamanda şimdiye kadar 8.5 milyon insan dönüşümlü olarak bu kamplardan geçti. Ve bir milyona yakın kadın kısırlaştırıldı. Yine bir milyona yakın çocuk da ''Melekler Okulu'' adı verilen çocuk kamplarında kendi kimliklerinden uzaklaştırıldı. Doğu Türkistan'daki yaşanan bu vahşete bazı batı ülkeleri ses çıkarırken, kimi Müslüman ülkelerinin sessizliği bizi derinden üzmekte, incitmektedir. İslam alemini ve Türk dünyasını bu soykırıma dur demesi için acil hareket etmeye çağırıyoruz. Çin'in Doğu Türkistan'dan çıkması için tüm insanlığı desteğe çağırıyoruz. Bu soykırım artık Müslümanlık ya da Türklük meselesini geçmiş, insanlık meselesi haline gelmiştir.''

Çin'deki Uygurların durumu ve Türkiye'nin pozisyonu

Çin'de bir milyondan fazla Uygur ve büyük ölçüde Müslüman olan diğer azınlıklar, "terörle mücadele tedbiri" adı altında Çin'deki hapishanelere ve gözaltı kamplarına kapatılmış durumda.

Çin'in uzak batı Sincan bölgesine özgü bir Türk grubu olan Uygurlar, var olan kültürel bağları nedeniyle on yıllardır sığınmak için Türkiye'ye geliyor. Ancak Türkiye, Çin ile geliştirdiği ekonomik ve siyasi bağlar nedeniyle son yıllarda Uygurların içinde bulunduğu kötü durum hakkında daha az söz söyler ve tepki verir hale geldi.

Çin, Türkiye ile yıllar önce imzalanan iade anlaşmasını geçtiğimiz günlerde onaylayınca, Türkiye'deki Uygurların Çin'e geri gönderilebileceklerine dair korkuları arttı. Türkiye'nin de bu anlaşmayı onaylaması bekleniyor.

Görüntü editörü • Mert Can Yilmaz