Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

KKTC Başbakanı Ersan Saner'in siyasetten çekilmesine giden süreçte neler oldu?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Ersan Saner
Ersan Saner   -   ©  Anadolu

Gazeteci Erk Acarer, sosyal medya hesabından Sedat Peker'in iddiaları ile gündeme gelen ve geçtiğimiz günlerde bir darp ve zorla alıkoyma iddiası üzerinden polise teslim olan Halil Falyalı'yla ilgili paylaşımlarda bulundu.

Acarer, paylaşımında Falyalı'nın cezaevinden çıkmak için bürokratlara ve siyasilere müstehcen kasetleri üzerinden şantaj yaptığını ve elindeki şantaj kasetlerinde yer alan isimlerden birinin KKTC Başbakanı Ersan Saner olduğunu belirtmesinin ardından Saner, siyasetten çekilme kararı aldı.

Saner’in kurultaydan çekildiği, parti başkanlığından da istifa edeceği öğrenildi. Saner’in yerine Nazım Çavuşoğlu veya Ünal Üstel’in vekalet edeceği konuşuluyor.

Acerer: Ucu Türkiye'ye de uzanıyor

Söz konusu videoyu izlediğini söyleyen ve "KKTC'de mide bulandıran işler oluyor ve maalesef bu işler hem KKTC Başbakanı hem de Türkiye'ye uzanıyor" diye yazan gazeteci Acarer, "Falyalı cezaevine gönderilmişti ama pazarlık başlattı. 'Beni çıkarın' diye şantaj yapmaya başladı. İddiaya göre, bürokrat ve siyasilere müstehcen kasetleri üzerinden baskı yaptı" ifadelerini kullandı.

Acerer, videoda kurgu görmediğini ancak meselenin özel hayat değil, kriminal kişilerin şantajlarına açık hale gelecek zafiyetlere sahip yetkililerin olması olduğunun altını çiziyor.

KKTC Başbakanı Saner: Konu sadece ben değilim

Gelişmelere ilişkin “Konu sadece ben değilim. Saldırıya uğrayan ben, ailem, partim ve siyaset kurumumuzdur” diyen Ersan Saner’in yaptığı açıklamanın tamamı ise şu şekilde:

"Genel Başkanlık yarışının son 10 gününe girilirken önce Güney Kıbrıs’tan satın alınan bir telefon numarasından şahıslara kurgulanmış bir video gönderildi. Öğleden sonra ise aynı video sosyal medyada yayınlanmaya başladı. Aylardır birileri tarafından böyle bir şey yapılacağı kulaklara fısıldanıyor ancak ben bir makama erişmek uğruna bir insanın ailesini, çevresini, partisini böylesine rencide edecek kadar seviyesiz bir tutum içine girileceğine ihtimal vermiyordum. Birilerinin benim çok sevdiğim ülkeme, partime hizmet etmemin önüne siyasi mücadele ile değil çirkin saldırılarla geçmek istediği nettir. Tamamen bu amaçla düzenlenmiş bir komplo söz konusudur. Hatta yer altı dünyası ile işbirliği yapıldığına dair saptamalar vardır. Bu halk beni iyi tanır. Eğer ailem, partim ve ülkem söz konusu ise her türlü kararı tereddütsüz verebileceğimi iyi bilir. Halkımız ve UBP’ lilerin bu komployu benimsemesi mümkün değildir. Görülecektir ki siyasi ahlaksızlıktan medet umanlara gereken cevap verilecektir.”