Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

DSÖ maymun çiçeği virüsünün ismini neden değiştirmek istiyor?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
DSÖ maymun çiçeği virüsüne yeni isim arayışında
DSÖ maymun çiçeği virüsüne yeni isim arayışında   -   ©  AP/CDC

Başta Afrika ülkeleri olmak üzere birçok kesimden baskı gören Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) maymun çiçeği virüsünün adının değiştirilmesi için çalışıyor. DSÖ geçen hafta yaptığı açıklamada, "Dünya çapındaki ortaklarımız ve uzmanlarla maymun çiçeği virüsü, türleri ve neden olduğu hastalıkla ilgili isim değişikliği üzerinde çalıştıklarını duyurmuştu. 

Maymun çiçeği ismi özellikle Afrika ülkeleriyle olan bağlantısından dolayı eleştiriliyor.

DSÖ'nün bu açıklamasından birkaç gün önce, 29 bilim insanı bir mektup yazarak virüsün isminin ayrımcı ve damgalıyıcı olmayan şekilde acilen terimlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. Afrika'nın önde gelen bilim insanlarının imzasını taşıyan mektupta değiştirilmesi istenen isimler virüsün alt türleri olan "Batı Afrika", "Orta Afrika" ya da "Kongo havzası" gibi terimler.

Birkaç ay öncesine kadar yalnızca Orta ve Batı Afrika'da rastlanan hastalık son dönemde dünya geneline yayıldı ve halen hastalığın yüzde 84'ü Avrupa, yüzde 12'si ise Amerika ülkelerinde görülüyor.

"Maymunla ilgisi yok"

Yeni bir terim bulunmasını destekleyen uzmanlardan biri Nijerya'daki Redeemar Üniversites'nden virolog Oyewale Tomori. Tomori maymun çiçeği isminin saçma olduğunu ve doğru isim olmadığını belirtiyor ve "Ben maymun olsaydım protesto ederdim, çünkü bu bir maymun hastalığı değil" diyor.

Virüs ilk defa 1958'de Danimarka'daki bir laboratuvarda maymunlarda bulunmuştu. Ancak hastalığın insanlara geçişi kemirgenlerle temas üzerine gerçekleşiyor. O dönemde Afrika'da görülen bütün salgınlar hayvanlarla temas eden insanlarda görülmüştü. Oysa bugün hastalık olağandışı bir şekilde insandan insana bulaşıyor.

"Afrika damgalanıyor"

Sierra Leone'deki Njala Üniversitesi'nden Moses John Bockarie da virüsün isminin değiştirilmesinden yana. Bockarie'nin görüşü daha çok Afrika'nın damgalanması üzerine. 

Uzman, The Conversation'a yazdığı bir yazıda maymunların genellikle yarıkürenin güneyi, özellikle de Afrika ile özdeşleştiğini belirtiyor ve "Buna ek olarak siyahiler uzun kara tarihlerinde maymunlarla karşılaştırıldılar. Hiçbir hastalık bunu tekrar tetikleyecek bir terime sahip olmamalı" diyor.

İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nden bulaşıcı hastalık uzmanı Olivier Restif de hastalığın kaynağı olarak Afrika'nın damgalanması meselesinin önemli bir parçası olduğunu vurguluyor.

Restif bu durumun 1980'lerde HIV, 2013'te Ebola son olarak 2019 Covid-19 salgınlarında, özellikle 'Güney Afrika' varyantında çok çarpıcı biçimde yaşandığının altını çiziyor.

Afrikalı medya kuruluşu Foreign Press Association da "Afrika ırkına ait bir musibet, diğer ırkları imtiyazlı ya da bağışık gibi gösteren olarak olumsuz klişenin kalıcı hale getirilmesini kınadıklarını" belirtiyor. 

DSÖ'nün yarın salgının halk sağlığına yönelik acil bir uluslararası kaygı sebebi olup olmadığını belirlemek üzere yapacağı acil durum toplantısında yeni isimle ilgili ipuçlarının da çıkabileceği belirtiliyor.

DSÖ Covid-19'a sebep olan virüsün yeni varyantlarının ilk tespit edildiği ülkelerin tepki altında kalmaması amacıyla Yunan alfabesinin harflerinin kullanılmasını kararlaştırmıştı.