HRW: İsrail, Uluslararası Adalet Divanı'nın kararını ihlal ederek Filistinlilere yardımı engelliyor

Resmi verilere göre, beş aydır İsrail saldırısı altındaki Gazze'de nüfusun dörtte biri açlık çekiyor
Resmi verilere göre, beş aydır İsrail saldırısı altındaki Gazze'de nüfusun dörtte biri açlık çekiyor © AP
© AP
By euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail'i Uluslararası Adalet Divanı'nın kararını ihlal ederek Filistinlilere yardımı engellemekle suçladı.

REKLAM

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail'i, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) "Çaresiz durumdaki Gazze sakinlerinin acil ihtiyaç duyduğu yardımların sağlanması" yönündeki emrine uymamakla suçladı. 

UAD, Güney Afrika'nın açtığı "soykırım" davasında, 26 Ocak'ta aldığı tedbir kararında, "İsrail'in Gazze sakinlerine yönelik öldürme, saldırı ve yıkımla ilgili her türlü eylemden kaçınması ve soykırımı önlemek için tüm tedbirleri almasına" hükmetmişti. 

Keza UAD "İsrail'in, Gazze’deki Filistinlilerin karşılaştığı olumsuz yaşam koşullarını ortadan kaldırmak için ihtiyaç duyulan temel hizmetlere ve insani yardımın sağlanmasını mümkün kılan acil ve etkili önlemleri alması" yönünde talimat vermişti. 

HRW, Lahey merkezli BM Mahkemesi'nin kararının üzerinden bir ay geçtiğini anımsatarak (mevcut) durumun devam ettiğini ve İsrail'in yasal bağlayıcılığı olan UAD kararlarını açıkça çiğnediğini belirtti. 

"İsrail, yardımların Gazze'ye girişini engellemeye devam ediyor"

'İsrail hükümetinin, Uluslararası Adalet Divanı'nın kararını görmezden geldiği ve hatta hayat kurtaran yardımları daha fazla engellemek dahil baskılarını daha da artırdığı' kaydedilen New York merkezli örgütün açıklamasında, "UAD'ın kararı yasal olarak bağlayıcı bir talimattı ve İsrail'in bir ay içerisinde bu talimata uyup uymadığına dair rapor vermesi gerekiyordu. Ancak bugün, (bir ay sonra) İsrail karara uymadı. İsrail hükümeti temel hizmetlerin sağlanmasını, yakıt ve hayat kurtarıcı yardımların Gazze'ye girişi ve dağıtımını engellemeye devam ediyor. Hatta İsrail makamları son haftalarda, UAD kararından önceki haftalara kıyasla daha az sayıda kamyonun Gazze'ye girmesine izin vermiştir." denildi. 

HRW: Açlığı bir silah olarak kullanmak savaş suçudur

İsrail'i, "açlığı bir silah" olarak kullanmakla suçlayan HRW'nin açıklaması şöyle devam etti: 

"Daha önce de vurguladığımız üzere, açlığın silah haline getirilmesi ve halkın toplu olarak cezalandırılması savaş suçudur. Sivillere karşı yükümlülükler karşılıklı değildir. Hamas liderliğindeki savaşçıların İsrailli sivillere karşı savaş suçu işlemiş olması, İsrail'in Filistinli sivillere karşı işlediği savaş suçlarını haklı çıkarmaz. 'Soykırım' konusunda nihai karara varılması yıllar alabilir. Ancak mahkeme ocak ayında acil durumu çözmek üzere geçici tedbir konmasına karar verdi. Mahkeme, temel hizmetler ve insani yardımın sağlanmasına yönelik talimatlar dahil olmak üzere yasal olarak bağlayıcı emirler verdi." 

HRW: İsrail, UAD'ın yasal olarak bağlayıcı kararını açıkça çiğniyor

"Uluslararası insancıl hukuk bu konuda nettir: işgalci bir güç, işgal ettiği nüfusun refahından sorumludur. Gazze'deki işgalci güç olarak İsrail, Gazze'deki insanların refahını sağlamak ve insani ihtiyaçlarının karşılanmasını temin etmekle yükümlüdür. Ve herhangi bir silahlı çatışma durumunda, savaşan tarafların sivillere insani yardımın hızlı bir şekilde ulaştırılmasını kolaylaştırmaları gerekmektedir. İsrail hükümeti hem bu yasal yükümlülükleri görmezden geliyor hem de UAD'ın yasal olarak bağlayıcı kararını açıkça çiğniyor. Bu, kurallara dayalı uluslararası sisteme doğrudan bir meydan okumadır. İsrailli yetkililer Gazze'deki 2,3 milyon Filistinliye karşı yükümlülüklerini yerine getirmemeyi sürdürürken, tek gerçek umut diğer ülkelerin İsrail hükümetine sadece kolaylaştırıcı değil, aynı zamanda aktif olarak hayat kurtarıcı yardım sağlaması için baskı yapmasıdır. Tehlikede olan bu kadar çok hayat varken, İsrail hükümetini uluslararası hukuka uymaya zorlamak için bireysel yaptırımlar ve silah transferlerinin askıya alınması da dahil her türlü siyasi ve ekonomik baskı aracını kullanmalıdırlar."

"Uluslararası yardım kuruluşları: Geçişler daha da azaldı"

Öte yandan Gazze ve Batı Şeria'da faaliyet gösteren 70'ten fazla uluslararası insani yardım kuruluşunun oluşturduğu Uluslararası Kalkınma Ajansları Birliği de İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün açıklamasını destekleyerek, Uluslararası Adalet Divanı'nın kararından bu yana insani yardım teslimatlarının daha da yavaşladığını ve hatta Gazze'de Refah'ın kuzeyindeki bölgelere neredeyse hiç yardım ulaşmadığını aktardı. İsrail ise yardım girişlerini kısıtladığını reddediyor ve bunun yerine Gazze'de faaliyet gösteren insani yardım kuruluşlarını suçluyor. 

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana devam ettirdiği saldırılarda Gazze'de şu ana kadar 30 bin civarında Filistinli öldürüldü. Bunların üçte ikisini kadın ve çocuklar oluşturuyor. İsrail saldırıları nedeniyle Gazze'deki yaşam alanlarının büyük kısmı yerle bir oldu. Kent sakinlerinin yaklaşık yüzde 80'i şehir içinde mülteci konumuna düştü. 

Kriz, Gazze nüfusunun dörtte birini açlığa itti. Özellikle de İsrail'in kara saldırısının ilk durağı olan ve açlık çeken bölge sakinlerinin hayvan yemi yemeye ve yıkılan evlerde yiyecek bir şeyler aramaya zorlandığı bir sürece girildi. AP'ye göre Gazze'nin kuzey kesiminde yakın bir zamanda kıtlık başlayabilir. 

Gazzeli baba: Çocuklarıma ekmek alamıyorum

Gıda yardımı almak için bekleyen Naim Ebu Seido isimli bir Gazze sakini, "Çocuklarım için ölümü diliyorum çünkü onlara ekmek alamıyorum. Onları besleyemiyorum. Kendi çocuklarımı doyuramıyorum." diye ağlarken, kameralara dönerek, "Biz bunu hak edecek ne yaptık?" sorusunu yöneltti. 

İngiliz yardım kuruluşu Oxfam'dan Buşra Halidi, Associated Press'e yaptığı açıklamada, son haftalarda kuzeyde çocukların açlıktan öldüğüne dair haberleri teyit ettiklerini ve bunun da Mahkeme kararına rağmen yardımların artırılmadığını gösterdiğini söyledi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, BM rakamlarına dayanarak, 9-21 Şubat tarihleri arasında Gazze'ye günlük sadece 57 kamyon girişi olduğu bilgisini verdi. 

Yardım kuruluşları, teslimatların güvenlik sorunları nedeniyle aksamaya devam ettiğini dile getiriyor. Fransız STK'lar Médecins du Monde (Dünya Doktorlaı Derneği) ve Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Mahkeme kararını takip eden haftalarda kendilerine ait tesislerin İsrail güçleri tarafından vurulduğunu aktardı. 

Birleşmiş Milletler çatısı altında faaliyet gösteren kuruluşlar ve uluslararası yardım grupları, İsrail ordusunun teslimatları kolaylaştırmayı reddetmesinin ve Gazze'deki (önceki) düzenin bozulmasının, hayati önem taşıyan yardımların kentin çoğu bölgesine ulaştırılmasını giderek zorlaştırdığı uyarısında bulunuyor. 

Uluslararası kuruluşlara göre bazı durumlarda açlık çeken çaresiz durumdaki Filistinlilerden oluşan kalabalıklar yardım kamyonlarının etrafını sararak malzemeleri kamyonlardan indirdi.

BM, son haftalarda İsrail'e, Gazze'nin kuzeyi dahil olmak üzere daha fazla geçiş kapısı açması ve koordinasyon sürecini iyileştirmesi çağrısında bulunuyor.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye görevinden istifa etti

ABD: Gazze'de ateşkes için dört ülke ana hatlarda anlaştı

İsrail medyasından Gazze'de ateşkes müzakerelerinde ilerleme sinyali